banner
banner
banner

‘2 yıllık okuyacağına hiç okuma’ algısı değiştirilmeli




Plato Meslek Yüksekokulu Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Tolga Yazıcı, toplumdaki Meslek Yüksekokulu isim bilinirliğinin arttırılmasını ve “2 yıllık okuyacağına hiç okuma daha iyi” algısını değiştirmek gerektiğini belirtti.

Toplumdaki Meslek Yüksekokulu isim bilinirliğinin arttırılması ve “2 yıllık okuyacağına hiç okuma daha iyi” cümlesini ve algısını değiştirmek gerektiğini ifade eden Plato Meslek Yüksekokulu Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Tolga Yazıcı, “Mesleki eğitim alanların aslında daha kolay iş bulabildiğini anlatmak gerekiyor. Birçok genç ve ailesi kolay ve kısa yoldan iş hayatına atılmayı önemsiyor, ancak bunun yolunun 2 yıllık mesleki eğitimden de geçebildiğini göremiyorlar” diye konuşuyor.

Plato Meslek Yüksekokulu hakkında bilgi alabilir miyiz? Özellikle meslek yüksekokulunuzun iş dünyası ile ilişkileri nasıl? İş dünyası ile ne gibi çalışmalara imza atıyorsunuz?

Meslek Yüksekokulumuz; sanatçılar, iş adamaları ve akademisyenler tarafından 2009 yılında, seçilmiş sektörlere nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla kuruldu. Öğrencilerimize; sektörle iç içe öğrenme, farklı alanlarda staj yapma ve mezun olduklarında kolayca iş bulabilme imkânı sağlıyoruz. Ayrıca sahip olduğumuz Birleşik Krallık BTEC Edexcel akreditasyonu ile mezunlarımıza kariyer ve lisans tamamlamada yurtdışı alternatifleri de sunuyoruz. Öğrencilerimizin %86’sı belli bir oranda burs desteği almaktadır. Bunu sağlamak için birçok burs alternatifi ve burslu kontenjanlar oluşturuyoruz. Özellikle Meslek Lisesi mezunlarının alanları dışındaki kontenjanlara ücretli yerleşmesi durumunda %40 burs imkânı sağlıyoruz.

İş dünyası ile oldukça yakın ilişkiler içerisindeyiz. Akreditasyona sahip olduğumuz Edexcel sistemi öğrencilerin bilgiyi ne kadar ezberlediklerini ölçen sınavlar yerine, ne kadar uygulayabildiklerini ölçen projeler yoluyla uygulanmakta ve öğrencilerin sahip oldukları beceriler bakımından iş dünyasının ihtiyaçlarına daha uygun mezunlar olarak yetişmelerini sağlamaktadır. Kariyer Merkezi bünyesinde yaptığımız çalışmalar ile öğrencilerimize eğitim dönemlerinde staj ve işyeri uygulamaları, mezuniyetlerinde ise daha fazla iş imkânı sağlayabiliyoruz. Sektörlerin alanlarında bilgi sahibi ve tanınmış temsilcilerini okulumuza çağırarak öğrencilerimizle buluşmalarını sağlıyor; bu yolla öğrencilerimizin sektörlerin güncel sorunları ile ilgili bilgi sahibi olmalarına ve sektörle yakın ilişkiler kurmalarına yardım ediyoruz. Bunun yanı sıra bahar döneminde Kariyer Günleri düzenleyerek bir hafta içerisinde 50’ye yakın sektör temsilcisini ağırlıyoruz. Bu etkinlikte öğrencilerin şirketlerle bire bir iletişim kurmalarını ve mülakatlara katılmalarını sağlıyoruz. Sektör deneyimine sahip dinamik eğitmen kadromuz ve modern eğitim teknolojileri ile öğrencilerin öğrenmesini kolaylaştırarak sektörde aranılan mezunlar yetiştiriyoruz.

Öğrencileriniz iş bulma aşamasında sıkıntı çekmiyorlar diyebilir miyiz?

Biz gençlere iş garantisi vermiyoruz ancak CV hazırlama, mülakat teknikleri ve iş arama yöntemleri gibi konularda verdiğimiz eğitimlerle nasıl iş bulacaklarını öğretiyoruz. Uygulamalı bir eğitimle öğrenmelerini sağlayarak iş bulmada daha avantajlı konumda olmalarını sağlıyoruz.

Öğrencilerimiz için Kariyer Merkezi bünyesinde, mezunlar için ise Mezunlar Ofisi bünyesinde birçok çalışma yapıyoruz. Öğrencilerimizin %50’si daha okurken çalışıyor. Mezunlarımızın ise %60’ı çalışıyor. %55’i DGS ile lisans tamamlıyor. Yaklaşık %25’i ise lisans tamamlarken çalışmaya devam ediyor. Sonuç olarak mezunlarımızın ancak %10’u iş arar konumdadır.

MESLEKİ EĞİTİMİ TÜRKİYE’NİN HER YERİNE GÖTÜRMEYİ HEDEFLİYORUZ

Peki, firmalar ile gerçekleştirdiğiniz görüşmelerde ihtiyaçlarına uygun alanlarda yeni bölüm açmanız konusunda sizlere talep yöneltiyorlar mı? Yeni bölüm açarken hangi kriterleri gözetiyorsunuz?

2009 yılında 4 program ile başladığı eğitim hayatına, bugün 23 programda devam ediyor. Medya, Tasarım, Teknoloji, İletişim ve Sağlık alanlarında Türkçe ve İngilizce, 1. ve 2.öğretim ve uzaktan eğitim alternatifleri sunuyor. Hedefimiz Medya – Tasarım – Teknoloji – İletişim ve Sağlık alanlarında nitelikli insan kaynağı yetiştirmek. 2014 – 2015 eğitim – öğretim yılında yeni programlar da açmayı planlıyoruz. Bunun için gerekli başvuruları yaptık. Yeni açmayı planladığımız programları açarken tabii sektörün talep ve ihtiyaçları doğrultusunda yeni program başvuruları yapıyoruz.

Gelecekte en büyük hedefimiz uluslararası standartlarda mesleki eğitimi Türkiye’nin her yerine götürmek. Bu amaçla, şu anda Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Olgunlaşma Enstitülerinde İstanbul dışında 13 ilde 8 ayrı bölümde mesleki eğitim veriyoruz. Gençlerin uluslararası standartlarda mesleki eğitimi kendi şehirlerinde, ailelerinin yanında alabilmesini sağlıyoruz.

Ülkemizde Meslek Yüksekokullarına ilgiyi arttırmak için neler yapılması gerekmektedir? Bu konuda yaptığınız çalışmalar var mı?

Her şeyden önce toplumdaki Meslek Yüksekokulu isim bilinirliğinin arttırılması ve “2 yıllık okuyacağına hiç okuma daha iyi” cümlesini ve algısını değiştirmek gerekiyor. Toplumda meslek eğitimi ve meslek yüksekokulu faaliyetleri ile ilgili bilgi eksikliği var. Mesleki eğitim alanların aslında daha kolay iş bulabildiğini de anlatmak gerekiyor. Birçok genç ve ailesi kolay ve kısa yoldan iş hayatına atılmayı önemsiyor, ancak bunun yolunun 2 yıllık mesleki eğitimden de geçebildiğini göremiyorlar. Hala “Hukuk, Tıp, Mimarlık, Mühendislik, Öğretmenlik” gibi bölümler en çok talep gören bölümler olmaya devam ediyor ve bunun asıl sebebi insanların “itibarlı – saygın” meslekler arıyor oluşu. Saygının, itibarın 2 yıllık – 4 yıllık üniversite ile değil, insanın kendisine ve işine olan saygısı ile kazanıldığını anlatmak gerekiyor. Biz tüm bunları örnekleriyle lise öğrencilerine, öğretmenlerine ve ailelerine anlatmak için eğitimler veriyoruz. Gençleri yükseköğrenime ve mesleki eğitime teşvik ediyoruz. Daha çok gencin Meslek Yüksekokullarına gitmesi için her türlü desteği sağlamaya yönelik sosyal sorumluluk projemiz ile bu alanda öncülük ediyoruz.

Ayrıca üniversite sanayi işbirliğinin arttırılması gerekmektedir. Bu işbirliği çerçevesinde, öğrencilerin doğru işyerinde doğru departmanda staj yapmasının sağlanması ve uygulama yapabiliyor olması önemli bir yer teşkil etmektedir. Ayrıca programların tasarımında işveren beklentilerine göre ders programlarının ve içeriğinin tasarlanması da, mesleki eğitimin çıktılarının daha verimli olmasını, yani önlisans mezunlarının iş hayatına kolayca girip adapte olmalarını sağlayacaktır.

Son olarak eğitim sistemimizdeki sorunlara çözüm bulmak için hangi adımlar atılmalıdır? Bu konudaki düşüncelerinizi de paylaşabilir misiniz?

Türkiye’de eğitim sisteminin en büyük ve tek problemi merkeziyetçi ve bürokratik yaklaşımımızdır. Bu tür merkezi yaklaşım ile tüm eğitim sistemini kontrol etmeye, denetlemeye ve yönetilmeye çalışıyoruz. Bu nedenle Türkiye’de eğitim, eğitim isteyenlerin ve toplumun ihtiyaçlarından ziyade ideolojik, doktrinasyon veya sosyal mühendislik eylemine dönüşüyor. Eğitimde özerk ve özel kurumların teşvik edilerek geliştirilmesi hem bireyin hem de toplumun istek ve ihtiyaçları doğrultusunda bir eğitim sisteminin oluşumunu sağlayacaktır.

Biz gençlere iş garantisi vermiyoruz ancak CV hazırlama, mülakat teknikleri ve iş arama yöntemleri gibi konularda verdiğimiz eğitimlerle nasıl iş bulacaklarını öğretiyoruz. Uygulamalı bir eğitimle öğrenmelerini sağlayarak iş bulmada daha avantajlı konumda olmalarını sağlıyoruz.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.