banner
banner
banner

Doğa Koleji, çevre ve doğa bilinci yüksek nesiller yetiştiriyor




Doğa Koleji, sosyal sorumluluk projeleri ile çevre ve doğa bilinci yüksek nesiller yetiştirmeyi hedefliyor.

Nesli tehlike altındaki 134 türün korunması için Türkiye’nin Canı Kampanyası’nda bir kez daha

WWF Türkiye’nin yanında yer aldıklarını söyleyen Doğa Koleji Kurumsal İletişim Direktörü Esra Çabukcan, Doğa Koleji’nin doğaya duyduğu saygıyı yeniden ortaya koyduğunu dile getiriyor.

Doğa Koleji olarak, Türkiye’nin Canı projesine destek veriyorsunuz. Bu proje hakkında bilgi alabilir miyiz? Proje kapsamında bugüne kadar neler yapıldı?

“Türkiye'nin Canı" 2010 yılında ancak tehlike altında olan doğal mirasımız konusunda farkındalık yaratmak ve yerel sivil toplum kuruluşlarının yörelerde yürütecekleri projeleri desteklemek amacıyla "WWF Türkiye" tarafından başlatıldı. Bireylerin ve kurumların bağışlarıyla oluşturulan hibe fonu, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde altı yerel doğa koruma projesinin hayata geçirilmesini sağladı ve bu projeler başarıyla tamamlandı.

Yeni dönemde Doğa Koleji'nin de destek verdiği kampanyanın ilk aşamasında, koruma altında alınan Hatay Dağ Ceylanlarının yaşadıkları alanlara su yalakları yerleştirilerek ceylan gözlem yeri inşa edildi. Ayrıca Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Ceylan Üretim Merkezi kurmak ve bölgeyi koruma altına almak için hazırlıklara başlandı. Kampanya kapsamında hayata geçirilen projelerden biri de Samandağ'daki yeşil deniz kaplumbağalarını koruma projesi idi. Proje kapsamında, 2012 üreme sezonu içinde yeşil deniz kaplumbağası yuvalarının yüzde 96'sı köpek, çakal gibi türlerin zararına karşı korundu. Antalya’da bulunan ve nesli tehlike altındaki 44 bitki türünden kemer orkidesi ve kaputaş andızotunun yayılış alanları koruma altına alınarak her iki türün örnekleri Akdeniz Üniversitesi Botanik Bahçesi’ne nakledildi. Ayrıca tohumları da Türkiye Tohum Gen Bankası’na aktarıldı.

Yaşam alanları, turizm, barajlar, taş ocakları, definecilik ve guano ticareti gibi nedenlerle tehdit altında bulunan mısır meyve yarasaları da koruma altına alınan bir başka tür oldu. Orta ve Doğu Akdeniz’de mısır meyve yarasalarının yaşadıkları mağaralar belirlenerek, bu alanların Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 'Tabiatı Koruma Alanı' olarak tescil edilmesi çalışmaları başlatıldı. Merkez Av Komisyonu tarafından da yarasaların avlanması yasaklandı.

Dünyada sadece Trakya bölgesinde yaşamını sürdüren ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan yer yediuyurunun yaşam alanlarının belirlendiği “Yer yediuyuru yok olmasın” projesi kapsamında, yer yediuyurları fotokapanlar ile fotoğraflandı ve türün karşı karşıya olduğu tehditler belirlendi.

Önümüzdeki dönemde de tehlike altındaki türlerin ve doğal yaşam alanlarının korunmasını amaçlayan yerel girişimlerin desteklenmesine devam edilecek. Türkiye'nin dört bir yanından, çok sayıda birbirinden değerli projenin başvurduğu programda 2014 yılında desteklenecek toplam 4 projenin seçimi geniş bir Seçici Kurul tarafından gerçekleştirilecek.

Çevre projelerinizi gerçekleştirirken hangi kurumlarla işbirliği gerçekleştiriyorsunuz?

Doğa Koleji olarak, kurulduğumuz günden bu yana çevre projelerinde, WWF-Türkiye, Greenpeace, Deniz Temiz TURMEPA, TEMA gibi Türkiye’nin ve dünyanın saygın kuruluşlarıyla iş birliği yapıyoruz. Doğaya karşı sorumluluğumuzu bilerek, sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek amacıyla WWF-Türkiye ile işbirliğimizi, çok kapsamlı bir proje ile sürdürüyoruz.

WWF'in Yaşayan Gezegen Raporu, insanlığın mevcut yaşam tarzı ve tüketim alışkanlıkları ile ortaya çıkan talebin, dünyanın sağlayabileceği doğal kaynak arzının yüzde 50 üzerinde olduğunu gösteriyor. Bu durum, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemler üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor.  Dünya Doğayı Koruma Birliği'nin verilerine göre Türkiye'de küresel ölçekte tehlike altındaki türlerin sayısı 134. Son 30-40 yılda, Türkiye'deki pek çok doğal yaşam alanı, geri dönülemez biçimde tahrip edilmiş durumda. Biz de "yaşanabilir" bir dünya için alınması gereken önlemlere destek olmak amacıyla elimizi taşın altına koyduk.

DOĞA KOLEJİ ÖĞRENCİLERİ DE PROJELERDE YER ALIYOR

Öğrencileriniz geliştirdiğiniz sosyal sorumluluk projelerinde nasıl bir rol oynuyorlar?

Bugüne kadar dâhil olduğumuz tüm projelerinde öğrencilerimizle, öğretmenlerimiz ve tüm kadromuzun desteğiyle, içtenlikle çalıştık. Her projenin içinde bizzat yer aldık ve projeye emek verdik. Bir eğitim kurumu olarak en büyük sorumluluğumuz adımızı da aldığımız doğaya karşı bilinçli ve saygılı nesiller yetiştirmek. Bu sorumlulukla Doğa Koleji olarak dünyanın geleceğinin çocuklar olduğunu biliyor ve bu doğrultuda hareket ediyoruz. Doğayı korumak amacıyla desteklediğimiz ya da bizzat başlattığımız tüm projelerde çocuklarımıza da bu sorumluluğu kazandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Öğrencilerimiz sosyal sorumluluk projelerinde çalışarak, doğa için bir şey yapmanın tadına varıyor. Bu süreçte hem yaşayarak, yaparak öğreniyor hem de durumun ciddiyetini çok daha iyi kavrıyor hem de proje çalışmalarına içtenlikle destek vererek bu çalışmalardan büyük keyif alıyorlar.

Örneğin; Türkiye’nin Can’ı Canı Kampanyası kapsamında kulumuzun öğrencileri projeye bireysel katkı sağlayabilmek için yeri geldiğinde Caretta Caretta'ların yumurtalarının başında bekçilik yapıyor, yeri geldiğinde saz kedilerinin yaşam alanlarını iyileştirmek için barınak yapımında çalışıyor.

NESLİ TÜKENMEK ÜZERE OLAN SAZ KEDİLERİ KORUNUYOR

Ülkemizde nesli tehlike altındaki türlerden önemli bir tanesi olan Saz kedileriyle ilgili yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Ülkemizde saz kedilerinin avcılık, habitat kaybı, bataklıkların tarım alanlarına dönüştürülmesi ve kemirgenlerle mücadele sonucu avlarının azalmasıyla nesilleri tehlike altında. Avlanması yasak ancak herhangi bir ekonomik değeri olmamasına rağmen nadiren avcılar tarafından ve Akyatan çevresindeki tarım alanlarında gece domuz sürülerini avlamak için bekleyen bekçiler tarafından avlanıyor.

Saz kedisinin Adana Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda popülasyon belirleme ve izlemesi çalışmaları Doğa Koleji'nin desteğiyle, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülüyor. Proje kapsamında videokapan ve fotokapanlarla birey belirleme çalışmaları gerçekleştirilirken yerel yönetimler ve yöre halkı saz kedisi koruma faaliyetleri hakkında bilgilendiriliyor.

Doğa Koleji olarak yaptığımız çalışmalar ise şöyle;

*2010 yılında yapılan 90 günlük arazi çalışması sonucunda elde edilen fotokapan görüntülerinden 38 saz kedisi bireyi tespit edildi. Araştırmaya göre Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, kilometrekare başına düşen saz kedisi bireyi açısından dünyadaki en zengin bölgeler arasında.

*Arazi çalışmalarının yanı sıra, Akyatan'daki saz kedileri hakkında farkındalık yaratmak ve korunmasına destek sağlamak amacıyla ilgili kamu personeline yönelik bilgilendirme toplantıları ve ilköğretim öğrencileri için eğitim çalışmaları gerçekleştirildi.

*2011-2012 yılında gerçekleştirilen arazi çalışmalarında fotokapan ve videokapan görüntülerinden 44 tane bireyin varlığı tespit edildi: Bunlardan 11 tanesi bir önceki çalışmada tespit edilenlerle aynıydı; 33 tane yeni farklı birey kaydedildi. Böylece, iki senede alanda kaydedilen birey sayısı 71 oldu.

*Projenin kısa belgeseli çekilerek, İz TV'de yayınlandı.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.