banner
banner
banner

MEB dinlemeyince, ağaca anlattılar




Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin dershanelerin dönüşümü ile ilgili sektör temsilcileri ile yaptığı toplantı dershaneciler tarafından protesto edildi. Dershaneciler, dün Ankara’da düzenlenen toplantıda sorularının yetkililer tarafından cevaplanmadığını dile getirerek, ağaca dönerek açıklama yaptı.

Öz-De-Bir Ankara Temsilcisi Abdullah Yüksel, “Bizlere karşı bir dayatma yapılmaktadır. Dershanelerin kapatılmasını, dönüştürülmesini ya da kamulaştırılmasını istemiyoruz” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, ‘Özel Dershaneler ve Özel Eğitim Merkezleri İstişare ve Bilgilendirme Toplantısı’ kapsamında Ankara’da İç Anadolu Bölgesi dershane temsilcileriyle bir araya geldi. Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu’ndaki toplantıya başta Ankara, Eskişehir ve Konya olmak üzere İç Anadolu Bölgesi’nde faaliyet gösteren dershane ve etüt merkezi sahipleri ve öğretmenleri katıldı. Program, Müşteşar Yardımcısı Yusuf Büyük’ün konuşmasıyla başladı. Müsteşar Yardımcısı Büyük, toplantı kapsamında sektör temsilcilerinin görüşlerini almaya geldiklerini, bu kapsamda soru-cevap şeklinde bir uygulama olmayacağını dile getirdi. Büyük’ün, basın mensuplarının dışarı çıkarılacağını dile getirmesi üzerine katılımcılar basının dışarı çıkarılmaması için alkışlarla kararı protesto etti. Bunun üzerine Büyük, basın mensuplarının programı takip edebileceğini dile getirdi.

Dershane temsilcilerine söz hakkı verilen programda katılımcılar tek tek sorularını MEB yetkililerine sordu. Sordukları sorulara cevap bekleyen katılımcılara Büyük, “Buraya sizi dinlemeye ve taleplerinizi almaya geldik. Sorularınıza cevap vermeyeceğiz.” diye seslendi. Bir katılımcının, “Arkadaşlar son dakika haberlerinde Bakan Nabi Avcı taslağın hazır olduğunu ve pazartesi günü Bakanlar Kurulu’na sunacağını açıklamış. Bizim burada ne işimiz var, hadi çıkıyoruz.” demesi üzerine katılımcıların büyük çoğunluğu salonu terk etti.

Dershane temsilcileri adına Öz-De-Bir Ankara Temsilcisi Abdullah Yüksel, MEB Şura Salonu bahçesinde basın açıklaması yaptı. MEB yetkililerinin basını dışarı çıkarmak istediğini ama bir kez daha kalemin ve aklın gücünün galip gelerek basının dışarı çıkarılmasının önüne geçtiklerini kaydeden Yüksel, “Ama ne yazık ki içeride kendimiz çalıp kendimiz oynamaya başladık. Biz sizlerin aracılığı ile bütün taleplerimizi iletebilirdik. Talep alacaklarmış ve değerlendireceklermiş. Zaten Başbakanımız ‘Ben bu dershaneleri kapatacağım ve bu yasayı geçireceğim’ derken bu kararlar önceden alınmışken, siz bize ne anlatıyorsunuz Sayın Müsteşar. Biz bunlara kanmayacağız.” diye konuştu.

Öncelikle dershanecileri yaralayan bir demece cevap vermek istediklerini kaydeden Yüksel, “Biz terörist değiliz, terörist yetiştirmiyoruz, insan yetiştiriyoruz, eğitim yapıyoruz. Biz KCK örgütü de değiliz. Bu açıklamayı yapan vekilimizi tüm halkımız adına kınıyoruz, kendisini istifaya, sonra da özre davet ediyoruz. Haklı davamızı ve uğrayacağımız haksızlığı Samsun’dan, Antalya’dan, İzmir’den seslendirdik. Hükümet yetkilileri bizi dinlemediler, dün İstanbul’da duvara seslendik yine duymadılar. Bugün sizlerin aracılığıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinden Ankara’dan ağaca seslenmek istiyoruz, çünkü ağaç meyve de verir, ağaçtan odun da olur” şeklinde konuştu.

Eğitimin merhemiyiz

Halka seslendiklerini ve dershaneciler ve etüt merkezleri olarak kendilerine bir dayatma yapıldığını belirten Yüksel, “Eğitim kurumlarımız bir rant kaynağı olarak size gösterilmektedir. Bu bizi derinden yaralamaktadır. Halbuki bizler öğrencilerimize yardımcı olmak için bu kurumları açtık. Sizler eğitim hizmeti talep ettiğiniz için bu kurumları açtık. Sizler çocuklarımıza sahip çıkın dediğiniz için bu kurumları açtık. Biz temel eğitimin alternatifi değiliz. Biz öğretimin destekçisiyiz. İşimizi de iyi yapıyoruz. Sorun üniversitede okuyanlara, kaç kişi çıkar dershaneye gitmeden üniversiteyi kazanmış. Biz eğitimin yarası değiliz, eğitimin merhemiyiz. Bizim gücümüz kalemimizdir, kalemden kime ne zarar gelir?” ifadelerini kullandı.

Halkı temsil eden tüm milletvekillerine seslendiklerini, eğitim kurumlarının kapatılmasını, dönüştürülmesini ya da kamulaştırılmasını istemediklerine değinen Yüksel sözlerini şöyle tamamladı: “Bizler sizlere güvenerek bu kurumları açtık. Yaptığınız yasalara inanarak yaptık, milletimize eğitim hizmeti veriyoruz. Suçumuz ne bilmiyoruz. Özel teşebbüs hakkımızı neden elimizden almak istiyorsunuz? Tırnaklarımızla kurduğumuz bu kurumları neden kapatmak dönüştürmek ya da kamulaştırmak istiyorsunuz? Ortalama 400 bin insana iş ve aş sağlayan dershanelerin halkımıza zararı nedir bilmek istiyoruz. Tüm vekillerimiz bilmelidir ki bize sahip çıkmadığınız takdirde bu zulmü bütün öğrenci ve velilerimize gerekirse kapı kapı dolaşarak anlatacağız.”

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.