banner
banner

Milli Eğitim ve samimiyetsizliklerimiz!




Sabah Gazetesi Yazarı Haşmet Babaoğlu’nun bugünkü eğitim yazısısı.

Milli Eğitim ve samimiyetsizliklerimiz!Birbirimizi aldatmayalım! Milli Eğitim hiçbir zaman iyi bir "öğretim" kurumu değildi ki, bundan sonra kötüleşeceğine inanalım!

Çünkü hedef hep halkın "eğitilmesi"; yani biçimlendirilip yönetilir hale getirilmesi olmuştur.

Müfredat "bilen" yetişkinlerden çok "itaatkâr yurttaş"lar yaratmaya göre kurgulanmıştır.

Öyle ki, bizde liseyi bitiren bir daha iflah olmaz!

En iyi dereceleri yapıp Batı'nın seçkin üniversitelerine Uluslararası İlişkiler veya Siyaset Bilimi okumaya giden gençler bilirim...

İlk ve ortaöğrenimde kendilerine papağan gibi belletilen siyasi-sosyal klişeleri tekrarlayınca hem sınıf arkadaşları hem de hocaları tarafından hafiften gülüşmelerle karşılanırlar.

Eh! Demokrasi diye bir tür totaliter rejim tarifi yapmanın; Ortadoğu'dan gelip de Ortadoğu bahsi açıldığında tiksintiyle söz etmenin; "bize biraz ülkeni anlatsana" dendiğinde, "çağdaşlık" nutukları atmaya başlamanın gerçek bir üniversite ortamında gülünmeyecek yanı yoktur doğrusu!

***

Milli Eğitim esas olarak daha başta öğretim hedefinden kopunca...

Toplum da gemisini kurtaran kaptan modelini seçmiş; herkes sosyal ayrıcalıkları ve meşrebine göre "öğretim" için farklı yollar denemiştir.

Bu yüzden en paspal özel okulların bile "iyi" olduğuna inanılan feci bir ortam doğmuştur.

Düşünün...

Bu toplumda hâlâ en geçerli böbürlenme ya Milli Eğitim'e az çok "yabancı" ya da "yabancılaşmış" okullardan mezun olmak üzerinedir!

***

Diyeceğim şu...

Milli Eğitim konusu politik samimiyetsizliğin zirve yaptığı bir alandır.

28 Şubat'ta...

Çalıştığım gazetenin yayın yönetmenine telefonda kükreyerek "ne diyorsam o, sayfalarınızı sekiz yıllık eğitimi destekleyecek yazılara ayıracaksınız" diyen general de aslında zorunlu eğitimin uzatılmasına inandığından söylemiyordu!

28 Şubatçıların derdi İmam Hatiplerin orta kısmını kapatmaktı sadece, o kadar!

Öyle ya, sivil asker bürokrasi ve destekçileri sekiz yılın yararına bu kadar inanıyor olsalardı, onca yıl zorunlu eğitim süresi beşte kalır mıydı?

Durum şimdi de aynı.

4+4+4'e karşı patırtı yapanların; "bu sistemi anlamadık" diyenlerin çoğunun samimiyetine de ben inanamıyorum.

Zorunlu eğitim 12 yıl olmuş; yetenek ve meslek seçiminde çok önemli reformlar yapılmış, umurlarında değil! Dertleri başka!

"Eğitimde bir reform yapılacaksa bunu iktidardaki AK Parti yapmamalı" diye düşünüyorlar.

Bu yüzden başka bir iktidar yapsa ayakta alkışlayacakları bir reformu şimdi yerden yere vuruyorlar.

(Haşmet Babaoğlu-Sabah Gazetesi)

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.