banner
banner
banner

‘Erkek lisesi’ kurmak artık serbest mi?




Hürriyet Yazarı Mehmet Y.Yılmaz’ın bugünkü yazısı.

YGS sonuçları açıklandı ve ortaya çıkan tablo ne yazık ki eğitim sistemimizin çökmüş olduğundan başka bir şey ifade etmiyor.

50 bin adayın aldığı puan, “yarım puanın altında” olduğu için hesaplanmadı, istatistiklere “sıfır çektiler” diye yazıldı.

Puanı hesaplanamayan adayların sayısı 2008 yılından beri düzenli olarak artıyor. 4 ve altında doğru cevap veren öğrencilerin sayısı vahim: 31 bin aday Türkçede, 254 bin aday sosyal bilimlerde, 870 bin aday matematikte, 1 milyon 260 bin aday fen bilimlerinde dörtten daha az doğru yanıt vermiş. Bu da bu sınavın geçtiğimiz yıla göre “daha başarısız” olduğunu gösteriyor.

Öte yandan soruların tümünü doğru yanıtlayan adayların sayıları da bir tuhaf: Türkçede 929, sosyal bilimlerde 56, matematikte 1316, fen bilimlerinde 437 aday tüm soruları doğru yayımlamış. Belli ki Türkçe ve sosyal bilimler eğitimi hiç önemsenmiyor, matematik ve fen gibi ciddiye alınmıyor.

Bütün bunların bir sorumlusu olmalı elbette ama Türkiye, “kusursuz sorumlular ülkesi”!

Başta Milli Eğitim Bakanı’ndan başlayarak aşağıya doğru eğitim sistemimizin tüm aktörleri böyle bir sorumluluğu üzerlerine almayacak elbette. Zaten bunu da birkaç gün tartışacağız, geçip gidecek ta ki yeni bir sınav yapılıp onun vahim sonuçlarını alana kadar!

Eğitim sistemimizde “reform yapacağı” ileri sürülen 4+4+4 yıllık zorunlu eğitim konusu gündemdeyken tartışma sadece “çocukların dinlerini iyice öğrenmeleri” üzerinde sürüp, gitmişti.

Evet, belki bu sistemle belki din eğitimi iyileşecek ve çocuklar dinlerini daha iyi öğrenecekler ama kimse matematiği, Türkçeyi, fen bilimlerini daha iyi nasıl öğretebileceğimiz üzerine ne konuşuyor, ne düşünüyor.

Yeri gelince gelecek ile ilgili en çok konuştuğumuz konu, Türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olması ve bu genç nüfusun dinamizmi oluyor. Cahil bir gençlik yetiştirmekte olduğumuz gerçeği ile ne zaman yüzleşeceğiz bilmiyorum ama o vakit çok geç olacak bunu biliyorum.

Son bir not da sınavın iki birincisinden Abdullah Coşkun’un okuduğu Konya Özel Merve Büyükuncu Fen Lisesi ile ilgili: Abdullah Coşkun’u başarısı için kutlarım, dilerim ki bu önümüzdeki yıllarda da sürüp gitsin. İki birinciyi çıkaran okulların internet sitelerine bakarken dikkatimi çeken şey şu oldu: Bu okulun bütün idareci ve öğretmen kadroları erkeklerden oluşuyor. Etkinlikler ve geziler ile ilgili fotoğraflarda da bir tane bile kız öğrenci göremedim. Merak ettim, bu bir “erkek okulu” mu? Hatırladığım kadarıyla artık özel ya da resmi eğitim kurumlarında tek cinsiyetlilik kaldırılmış, karma eğitime geçilmişti. Bu okul bir istisna mı, yoksa haberimiz bile olmadan Türkiye’de “kızlara ve erkeklere ayrı ayrı eğitim verilen” okullar yaygınlaşma istidadı mı gösteriyor? Bu da “muhafazakârlaşmanın” yeni bir işareti mi?

(Mehmet Y. Yılmaz-hürriyet)

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.