banner
banner
banner

Eski alfabe gelişmemize engel miydi?




Sabah Gazetesi Yazarı Emre Aköz’ün bugünkü yazısı.

Tahmin ettiğim gibi oldu: Türkçenin, Kemalist zihniyet tarafından tıraşlanmasına değinen dünkü yazıma çok sayıda mesaj geldi.

Okurlarımızın en çok takıldıkları noktalardan biri Arap alfabesi ile Japon alfabesini karşılaştırmam oldu. Konuyu biraz açayım...

1900'lü yılların başına kadar Doğu'nun "tabiatı gereği" geri olduğu ve hep geri kalacağı söylenirdi bir kısım Batılı düşünür ve onlara hayran Doğulu aydınlar tarafından...

Ancak 1905'te Japonlar, Ruslara çok ağır bir yenilgi tattırınca, bu bakış açısı ciddi biçimde sarsıldı.

Doğunun da gelişebileceği kabul edildi. Daha da önemlisi, bu işi, kendi değerlerini, inançlarını yitirmeden yapabileceği görüldü. Böylece Japonya imrenilen bir ülke, örnek alınan bir model oluşturdu.

Japonlar inançlarından da, insan ilişkilerinden de, gayet zor öğrenilen alfabelerinden de taviz vermemişlerdi. Sadece üretim biçimlerini, iş yapma tarzlarını değiştirdiler (ki elbette bu da çok büyük bir dönüşümdü.)

Elbette geri gidilmeyecek

Gelelim bize... 1928'de Arap alfabesini bırakıp Latin alfabesine geçtik. Peki bunun gerekçesi neydi?

İlkokuldan başlayarak, bizlere şunlar söylendi: 1) Arap alfabesini öğrenmek zordur... 2) Arap alfabesi gelişmemize engeldir... 3) Arap alfabesi Türkçeye uygun değildir.

Arkadaşlar! Bu saatten sonra elbette alfabemizi değiştirmemizi önermeyeceğim. Milyonlarca insanımız Latin alfabesiyle okuma yazmayı öğrendi, tıkır tıkır kullanıyor. Bugün birileri, "Hadi Arap alfabesine dönelim" dese, önce ben karşı çıkarım.

Japonya örneği önemli

Ancak şunu bilelim: Yukarıda sayılan üç gerekçe de kocaman birer palavradır. Teker teker anlatayım:

1) Boğaziçi'nde okurken bir ara merak sarıp seçmeli olarak Osmanlıca dersi almıştım. Birkaç saat dersten sonra Orhan Veli'nin İstanbul'u Dinliyorum adlı şiirini kitaptan okuyabiliyordum. (Kısaltmalardan dolayı el yazısını okumanın zor olduğu söylenir ama matbu Osmanlıca hiç de zor değil.)

Osmanlı çocukları yüzlerce yıl boyunca bu alfabeyi öğrenerek yetişti ve koca bir imparatorluğu yönetti... Cumhuriyet çocukları niye öğrenemesin?

2) Alfabe denilen yazı kodu ekonomik gelişmeye engel olsaydı, herhalde Japonlar dünyanın en geri ülkelerinden biri olurdu. Çünkü Japon alfabesi, Japonlar için dahi zor bir araç.

3) "Arap alfabesi Türkçeye uygun değil" diyenlere sormak gerek: Latin alfabesi sanki çok mu uygun? Adı üstünde, "Latin" alfabesi; onu da "sonradan" aldı Türkler.

Günümüzde kimi ülkelerde Türkçe, Kiril alfabesiyle yazılıyor; ona ne buyrulur? Eğer dildeki bazı sesleri ifade etmek zor oluyorsa, alfabede reform yaparsın olur biter.

Kürtçedeki ‘X’

Not: "28 Şubat", "Ergenekon", "darbeciler" hakkında yazmama alışmış olan bazı okurlar, bu tip konulara (mesela alfabe) değinmemi yadırgıyor.

Evet çok sıcak bir konu değil. Ancak, dil meselesi hep gündemimizde... Örneğin Kürtler, Kürtçedeki genizden söylenen "hı-he" sesini ifade etmek için kullandıkları "X" harfinin alfabeye alınmasını istiyor.

Düşünün: Batıdan alfabe ithal etmiş bir devletimiz var... Ancak Latin alfabesindeki "X" harfini almayı reddediyor. Ulus devlet ne acayip bir organizasyon, değil mi? Bir yaptığı bir yaptığını tutmuyor.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.