banner
banner

Sütüme Dokunma! Hayat Sütle Başlar




Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Ali Karaca, Türkiye'de şu anda 32 bin 574 okulda, 7 milyon 185 bin 21 öğrenciye okul sütü dağıtıldığını belirterek, ''Bu projenin tek amacı çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini sağlamak ve ülkemizdeki süt tüketimi alışkanlığını artırmaktır'' dedi.

sütüme dokunma hayat sütle başlarAnkara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlık Konferans Salonu'nda, ''Sütüme Dokunma! Hayat Sütle Başlar'' konulu panel düzenlendi.

Panelin açılışına katılan ve sözlerine ''Maalesef sütümüze dokunuyorlar'' diye başlayan Ali Karaca, bilen bilmeyen veya meşhur olmak isteyenlerin, çıkıp sütle ilgili birtakım iddialarda bulunduğunu aktararak, bütün hayatı ve eğitimi boyunca kendisine öğretilenlerin tam tersi şeyler duyduğunu dile getirdi.

Sütü sevdiğini ve Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütleri, dağıtılmalarından önce kendisinin içtiğini kaydeden Karaca, ''Gerçekten şimdiye kadar, iddia ediyorum, siz de hepiniz için ve bakın tadına, marketlerdeki dağıtılan sütten daha kaliteli. Çünkü ben, Okul Sütü Programı'na başlarken, gıda kodeksinde en kaliteli süt olan tam yağlı sütün şartlarını teknik şartnameye koydum'' diye konuştu.

Tam yağlı sütün mutlaka ineğin memesinden çıkan sütten yapıldığını ve süt tozundan yapılma şansının olmadığını ifade eden Karaca, bu nedenle bu şartı koştuklarını anlattı.

Okul Sütü Projesi'nin, Türkiye'de ilk defa uygulanan bir proje olduğunu ve şimdiye kadar 1 milyon 200 bin öğrenciyi geçen bir uygulama yapılmadığını belirten Karaca, ilk defa tüm Türkiye'de 780 bin kilometre alan içerisinde bulunan tüm okullarda, ana sınıfından beşinci sınıfa kadar bu uygulamayı başlattıklarını söyledi.

Karaca, ''Ülkemizde şu anda 32 bin 574 okulda, 7 milyon 185 bin 21 öğrenciye okul sütü dağıtılıyor. Sütlerimiz 200 mililitrelik UHT kutu içerisinde, tam yağlı UHT süttür'' dedi.

Türkiye şartlarında, çocukların sağlığı açısından en uygun sütün UHT süt olması nedeniyle bunu tercih ettiklerini belirten Karaca, bu tip bir sistemde peynir altı suyu tozunun kullanılmasının da mümkün olmadığını, okul sütlerinin çiğ sütten yapılma koşulunu şartnamelere koyduklarını söyledi.

İhale şartnamesinin aksini yapanlara gerekli cezaların verileceğini kaydeden Karaca, üretim yapan her firmadan numune aldıklarını, bunun yanında okullarda dağıtılan her seriden de numuneler alındığını hatırlattı.

''Bayat sütten yapılıyor ve devlet arz fazlası sütü çocuklara içeriyor'' şeklindeki iddialarında dile getirildiğini aktaran Karaca, ''Arkadaşlar çok masumane olarak biz bu işe başladık. Hiçbir zaman süt arzını regüle etme gibi bir düşüncemiz olmadı. Bu projenin tek amacı çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini sağlamak ve ülkemizdeki süt tüketimi alışkanlığını artırmaktır'' ifadesini kullandı. Karaca, Okul Sütü Projesi kapsamında, 15 firmadan süt temin edildiği bilgisini verdi.

Sütün hayvancılığın gelişmesi açısından önemine işaret eden Karaca, bu konuda verilen destekler ile hayvancılıkla ilgili çalışmaları anlattı.

Sağlıklı süt üretimine daha fazla destek vereceklerini belirten Karaca, tarımsal destekler içerisinde hayvancılığa ayrılan pay ile hayvancılığa verilen destek miktarlarını artırdıklarını söyledi.

Daha önce hayvancılığın toplam tarımsal destek içeresindeki payının yüzde 4 olduğunu ifade eden Karaca, şu anda bu oranın yüzde 32'ye çıktığını belirtti.

Okul Sütü Projesi'ne olumlu bakıyoruz

Ankara Zootekni Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürsel Dellal ise sütün günümüzde dünyada ve Türkiye'de en önemli tarımsal ürün olduğunu belirterek, 2010 yılı FAO rakamlarına göre, sütün Türkiye'deki toplam değerinin yaklaşık 4 milyar lira olduğunu söyledi.

Sütün insan sağlığı ve beslenmesinin yanında ülke ekonomisine de son derece büyük katkı sağlayan bir ürün olduğunu dile getiren Dellal, son dönemlerde, sütün insan sağlığına etkileri konusunda bir bilgi kirliliği oluştuğunu anımsattı.

Bu konudaki argümanlardan birinin de ''süt kanser yapar'' argümanı olduğunu aktaran Dellal, ''Bugün ABD'de, belki çocuklardan daha çok erginler süt tüketiyor. Eğer böyle bir sav doğru olmuş olsaydı, ABD'nin büyük bir kısmının, süte bağlı kansere yakalanmış olması gerekecekti. Böyle bir şey yok'' dedi.

Öğretim görevlisi ve dernekleri olarak Okul Sütü Projesi'nin olumlu baktıkları bir proje olduğunu anlatan Dellal, AB ülkelerinde ve dünyanın çoğu ülkesinde bunun uygulandığını kaydetti. AB'de, okul sütünün yanı sıra, yakında meyve ve sebzelerin de okullarda dağıtılmasının gündeme geleceğini ifade eden Dellal, Türkiye'de de başlayan bu tür çalışmaların sekteye uğratılmadan desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Cemalettin Özden de Avrupa'da kişi başı yıllık 245 litrenin üzerinde süt tüketildiğini, Türkiye'de ise tüketilen sütün içecekler arasındaki payının ise yüzde 9 olduğunu dile getirdi.

Okul Sütü Projesi'nin genç nesillerin sağlıklı gelişmesine katkı sağlamak açısından önemli olduğunu vurgulayan Özden, özellikle okullarda gazlı içeceklerin yasaklanmasının ardından süte karşı yürütülen olumsuz kampanyaların son dönemde yoğunlaştığının gözlendiğini savundu.

Türkiye'de geçmişte yaklaşık 2 bin 750 litre olan bir inek başına yıllık süt üretiminin, son 15 yıldaki ıslah çalışmaları sonucu bugün 6 bin litreyi geçtiğini belirten Özden, yıllık toplam süt üretim miktarının, TÜİK'nin 2010 yılında açıklamış olduğu 13,6 milyon tonluk seviyenin çok üzerinde gerçekleştiğini söyledi.

Okul Sütü Projesi çok doğru bir projedir

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak ise süt, et ve yumurta ile ilgili olumsuz görüşlerin dile getirildiğini anımsatarak, ''Türk insanının, Türk çocuğunun, tüketeceği hayvansal üretim üzerine çok ciddi polemikler, çok ciddi spekülasyonlar yapılmaktadır'' diye konuştu.

Türkiye'de süt fazlalığı değil, açığının bulunduğunu vurgulayan Çolak, ''Çünkü Türk insanı süt içmiyor. Türk çocuğunun süt içmesi lazım. Türkiye'de yaşayan herkesin her yaş grubunda insanın süt içmesi lazım'' ifadesini kullandı.

Okul Sütü Projesi uygulamasını son derece olumlu bulduklarını kaydeden Çolak, bunun bir sosyal proje ve sosyal devlet anlayışının göstergesi olduğunu kaydetti.

''Okul Sütü Projesi çok doğru bir projedir'' diye konuşan Çolak, Ankara Üniversitesi olarak bu projenin tümüyle yanında ve devamından yana olduklarını, kusursuz sürdürülmesi konusunda da üzerlerine ne düşerse yerine getirmeye hazır olduklarını dile getirdi.

Panel sırasında, katılımcılara okul sütü ile Atatürk Orman Çiftliği üretimi sütler dağıtıldı ve sütlü tatlılar ikram edildi.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.