banner
banner
banner

Velileri zor günler bekliyor




Eğitim sistemi son 12 yılda 15 kez değişirken veliler şimdi 4+4+4 sistemiyle meşgul. Okula kayıt başladı, 60 aylıklar için karar zamanı.

velileri zor günler bekliyorOkullar 8 Haziran’daki tatil için gün saymaya başlasa da eğitim dünyası çok hareketli. 12 yıllık zorunlu eğitim ilk ve ortaöğretimde pek çok şeyi değiştirirken üzerine bir de üniversite giriş sınavına iki hafta kala puan hesaplama yönteminin değişmesi eklendi. Artık ÖSYS puanı hesaplanırken Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) yerine Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) kullanılacak. Yani adaylar sadece kendi bireysel başarılarından sorumlu olacaklar. İlköğretimde ise başka bir telaş var. 1 Haziran’da kayıtlar başladı. 66 ayını tamamlayan çocuklar zorunlu olarak okula başlayacak. 60-66 ay (5-5.5 yaş) arasındakiler ise velileri isterse okullu olabilecek. Veliler çocuklarını okula başlatıp başlatmama kararsızlığını yaşıyor. Yanıt bekleyen soru çok. Ancak bu değişiklikler ne ilk ne de son. Son 12 yılda eğitim sisteminde tam 15 değişiklik yaşandı. Bir kuşağın bile aynı sistemle eğitim alamadığı Türkiye’de sistemin yapbozdan farkı yok. İşte 12 yılın eğitim serüveni:

1- Meslek liseliye iki yıllık meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş hakkı tanındı (2002).

Amaç dört yıllık programlara yığılmayı azaltmaktı. Ancak yüksekokullardaki eğitim kalitesinin düştüğü eleştirileri var.

2- Üniversiteye girişte meslek liseleri ve genel liseler arasındaki katsayı farkı arttırıldı (2003).

Genel lise mezunlarıyla meslek liseliler arasındaki katsayı farkı 0,2 ile 0,5’ten 0,3 ve 0,8’e çıkarıldı. Ancak 10 yıl sonra Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın başkanlığındaki YÖK, katsayı farkını küçülte küçülte geçen yıl eşitledi.

3- 64 yıllık ilköğretim müfredatı değiştirildi (2004). Eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcı düşünce, bilimsel araştırma, girişimcilik, iletişim, bilgi teknolojileri ağırlık kazandı.

4- Lise dört yıla çıktı (2005) Liselerde eğitim süresi üç yıldan dört yıla çıkarıldı. Zorunlu dersler azaltılarak seçmeli derslere ağırlık verildi. 40-45 saat olan haftalık ders yükü 30-35 saate düştü.

5- Yabancı dilde ders bitti (2005). Anadolu ve fen liselerinde, bazı derslerin yabancı dilde öğretimine son verildi. Sadece Galatasaray , Kadıköy Anadolu Lisesi gibi birkaç okulda hazırlık sınıfı kaldı.

6- Süper liseler, Anadolu liseleri ile birleştirildi (2005). Bir yıl hazırlık eğitimi verilen ve not ortalaması ile girilen süper liselerin tamamı Anadolu lisesi oldu.

7- Genel lise ve meslek lisesinin 1. sınıfı ortak oldu (2005). Genel liselerin birinci sınıfında verilen derslere meslek tanıtımı, yönlendirme ve ortak beceriler ile bilgisayar dersleri de eklendi.

8- Liselere Giriş Sınavı (LGS) gitti, OKS (Ortaöğretim Kurumlarına Giriş Sınavı) geldi (2005). Öğrenciler yine tek sınava girecekti. Ancak içerik, müfredat ve katsayılar açısından farklılıklar oldu.

9- OKS gitti, SBS geldi (2007). Çocuklar tek sınav stresi çekmesin diye 6,7 ve 8. sınıf sonunda birer sınav yapılıp ortalamasının alınmasına karar verildi.

10- Lise türleri azaldı (2008). Ortaöğretimdeki 79 okul çeşidi 15’e indirildi. Genel lise, fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve Anadolu lisesi dışında birçok okul birleştirildi.

11- SBS’ler kalktı, eski sistem geri geldi (2010). 6, 7 ve 8. sınıfta uygulanan SBS’li sistem sadece üç yıl kalabildi. Öğrenciler sadece 8. sınıfta Seviye Belirleme Sınavı ’na (SBS) giriyor.

12- ÖSS yerine LYS ve YGS (2010). 1999 öncesinde uygulanan ÖSS, ÖYS mantığına geri dönüldü.

13- Düz liseler anadolu lisesine dönüştü (2010). 2013-2014 yılına kadar 1953 genel lise Anadolu lisesine dönüştürülecek. Anadolu lisesini kazanamayan meslek lisesine gidecek.

14- Arapça seçmeli ders oldu (2011) İlköğretim 4, 5, 6, 7 ve 8’deki seçmeli İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Rusça ve Çince’ye Arapça da eklendi.

15- LYS’ye iki hafta kala AOBP, OBP olarak değişti (2012). Öğrencilerin üniversite sınav puanlarına okul puanı eklenecek, mezun olduğu okulun başarısı okul puanını artık etkilemeyecek. Yani öğrenciler sadece kendi bireysel başarılarından sorumlu olacaklar. Bu da başarılı okulların öğrencileri için dezavantaj.

Miniklerin ‘motor beceri’ farkı

4+4+4 sisteminde en çok tartışılan konul, okula başlama yaşının düşmesi ve 5-7 yaş aralığındaki çocukların nasıl aynı sınıfta eğitim alacağı. Bahçeşehir Eğitim Kolejleri Rehberlik Koodinatörü Liana Keşcioğlu olası sıkıntıları şöyle anlatıyor:

“Küçük çocukların kalem tutma, makas kullanma gibi ince motor kabiliyetleri henüz tam gelişmemiş oluyor. Öğrenciler yazarken çabuk yorulacaktır. Bu okuldaki performansını etkileyecektir. Küçüklerin dikkat süreleri daha kısa olacak. Dolayısıyla daha sık ara verilmeli, fiziki ortam daha farklılaştırılmalı. Öğretmen sınıfta sadece 6. yaşını doldurmuş çocuklar varmış gibi eğitim yaparsa çocuklar bunalır, okuldan soğur. Kaldı ki sınıfta hiç okulöncesi eğitim almamış çocuklar da olacak. Yaş farkı, hiç okulöncesi eğitim almamış, ailesinden ilk kez ayrılan çocuk için çok zor. Sınıfta oyun köşelerinin bulunması gerek. Öte yandan daha büyük çocuklar içinde sesleri tanımaya, sözcükleri kavramaya başlamış olanlar olabilir. Onların ihtiyacı da belirli bir hızda ilerleyebilmek. Küçük yaşa ayrıcalık tanırken onları da sıkmamalı.”

(radikal)

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.