banner
banner

Eğitimin önündeki gizli dinamikler neler?




Eğitim reformları tüm iyi niyetlere rağmen amacına ulaşmamaktadır. Çünkü bunu engelleyen birçok gizli dinamik var.

Hürriyet Gazetesi Yazarı Özgür Bolat’ın bugünkü yazısı

En önemlisi değişime inançsızlık.

DEĞİŞİME İNANÇSIZLIK

Çoğu öğretmen ve müdür değişime inanmamaktadır.

Çünkü şimdiye kadar yapılan reform hareketleri ya yarım bırakılmış, ya da ‘mış gibi’ yapılmıştır.

Öğretmenler yeni bir proje ile karşılaştığında, “Nasıl olsa bu da değişir” diye düşünmektedir.

Durum böyle olunca da, haklı olarak kendilerini değişime adamamaktadır.

Bakın bu sene sistem yine değişti. Her eğitimci bilir ki ön hazırlık yapılmadan seneye bir değişiklik daha yapılacaktır.

GELİŞİME İNANÇSIZLIK

Diğer önemli bir sorun da sistemde gelişim kültürü olmaması.

Sistem gelişimi ne özendiriyor, ne de takdir ediyor.

Sistemin gözünde kendisini geliştiren öğretmen ile geliştirmeyen öğretmen arasında fark yok. Hatta kendisini geliştiren çoğu öğretmen tepki göreceğini düşünüp pek ön plana çıkmamaktadır.

Çok çalışkan bir öğretmene, bir meslektaşının “Çalış çalış! Madalya alırsın” dediğini duydum.

SENDİKALAR

Değerli veliler, çocuğunuz devlet okulunda okuyorsa, bazı öğretmenler arasında bir sendika savaşı yaşandığını bilin.

Her okulu ve öğretmeni zan altında bırakamam ama bazı okullarda sendika üyelerinin politik görüşleri çocukların eğitiminin önüne geçiyor.

Bu savaşlar da reformu ve eğitimi engelliyor.

SEMİNERLER

Reformları uygulama yöntemi olarak bakanlık, seminer yöntemini kullanıyor.

Ama maalesef seminer yöntemini öğretmenler sevmiyor.

Bazen semineri veren kişilerin yetkinsizliği, bazen de konuların öğretmenlerin ihtiyacını karşılamaması sorun yaratıyor.

Zaten seminer yöntemi ile değişim sağlamak neredeyse imkansız.

Deneyim olmadan davranış değişikliği çok zor.

HİYERARŞİ

Gelişim engelleyen bir etken de okullardaki hiyerarşi.

Bu hiyerarşi içinde öğretmenlere verilen görev ders anlatmak, müdüre verilen görev ise okulu yönetmek. Öğrenme sürecini yönetmek bile değil çoğu zaman.

Öğretmenler okulda değişim yapmak istediklerinde, bu hiyerarşi karşılarına çıkıyor. Senin görevin ders anlatmak mesajı veriliyor. Zamanla öğretmen de bunu kabul eder hale geliyor.

Halbuki okuldaki herkes değişim sürecinden sorumlu olmadıkça değişimi sağlamak mümkün değil.

NEGATİF SELEKSİYON

Diğer bir sorun da bir arkadaşımın “negatif seleksiyon” dediği olay.

Türk kültüründe yöneticiler, potansiyeli yüksek kişileri kendisinin üstüne çıkar korkusuyla, sistemden uzaklaştırmaktadır.

Yerine, kendisini geçme ihtimali olmayan kişileri seçmektedir.

Bu durumda da yetkinliği zayıf kişiler yükselmektedir.

Böylece de sistem,  yetkinliği olmayan kişiler ile dolmaktadır.

Aslında bu sadece MEB’in değil, ülkenin sorunu.

Bütün bunlar eğitim alanındaki tüm önemli reformların önüne set çeken gizli dinamiklerdir.

Sistematik bir bakış açısı olmadan ve öğretmenlerin desteği alınmadan eğitimi düzeltmek neredeyse imkansız.

Daha da önemlisi öğretmenlere reformu dikte etmektense, öğretmenler karar verme mekanizmasına dahil edilmeli ve onlara sorumluluk verilmelidir.

(hürriyet)

www.twitter.com/ozgurbolat

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.