banner
banner
banner

Okullar gerçekte ne öğretiyor?




Özgür Bolat’ın Hürriyet Gazetesi’ndeki bugünkü köşesinden….

Aslında çoçuklar bizim tahmin ettiklerimizden çok farklı şeyler öğreniyorlar okulda.

Derste konuları öğrenmiyorlar mı?

Öğrenme, yaşantı ve derin incelemeler sonucunda meydana gelir. Ama çocuklar konuları derinlemesine incelemediği ve çok azını yaşadığı için, konuları biliyor ama öğrenmiyor.

12 yılını okulda geçiren çocuk, konuları bilmekten ziyade okulda var olmayı öğreniyor.

İşte bunlar da bizim farkında olmadığımız öğretiler.

Nedir bu öğretiler?

KOPUK HAYATLAR

Çocuklar, birbirleriyle ilişkisi olmayan yetişkinlerden, birbirleriyle ilişkisi olmayan konuları dinlediği için, hayata bir bütün olarak bakmayı öğrenemiyor.

Onun yerine kopuk hayatları öğreniyor.

Biyoloji dersinde organların fonksiyonlarını ezberliyor  ama organların birbiriyle, insanın ruh haliyle, toplumun kültürel yapısıyla, çevre koşullarıyla ve beslenme alışkanlıklarıyla nasıl bütün halinde çalıştığını anlamıyor.

Çünkü, sosyoloji, psikoloji, biyoloji, ve coğrafya derslerinde farklı bilgileri görmüş ama onlar arasındaki bağlantıyı anlamamış.

(Bu arada aklıma geldi. Beslenme alışkanlıkları hangi derste kazandırılıyor?)

SENTETİK HAYATLAR

Okullarda katı bir hiyerarşi var.

Çocuklar hiyerarşinin en altında. Otorite de öğretmende.

Çocuk hem duygusal hem de entellektüel olarak öğretmene bağlı. Öğretmen beğenirse, çocuk mutlu oluyor. Beğenmezse, mutsuz. Kendi yargısını oluşturamıyor.

Öğretmen yanıt doğru derse mutlu oluyor, yanlış derse mutsuz.

Bu durumda çocuklar öğretmenden onay almayı, öğretmenin gözüne girmeyi öğreniyor.

Çünkü çocuklar biliyor ki öğretmenin sizi sevmesi ile sizi onaylaması arasında bir ilişki var.

Sonra bu öğrenciler çalışma hayatına atıldığında, müdürlerinin gözüne girmeye çalışıyor.

Bundan dolayı çoğu işyerinde gerçeklikten, samimiyetten uzak sentetik hayatlar yaşanıyor.

KİMLİKSİZ YAŞAMLAR

Başarılı bir öğrenciyseniz, öğretmenler sizi tanır. Çoğu etkinliği de sizle yapar, dersi de sizle götürür.

Kabul görürsünüz. Aslında  bu kabul kişiliğinizden değil, başarınızdan dolayıdır.

Ama başarılı değilseniz (notlarınız düşükse yani), kimliğiniz bilinmez.

İnsanlar  sizi bilir ama tanımaz. Tanımaya gerek yoktur. Çok değer görmezsiniz.

İç dünyanız bilinmez. Aile yaşamınız, ilginiz, okul dışı becerileriniz bilinmez.

Okulda ait olduğunuz bir yer yoktur. Sıranız bile size ait değildir.

Kimliksiz ve görünmezsinizdir.

Bu çocuklar okulda kimliksiz yaşamayı öğrenir.

DERS ÖNEMLİDİR, KONULAR DEĞİL

Her öğretmenin dersi önemlidir ama konuları değildir.

Öğretmen konular çok önemliymiş gibi dersini işlerö ama sınavlar ya da ödevler bitince konunun önemi de biter.

Hele tatilden sonra geçmiş konuların hiç bir önemi kalmamıştır. Hatta bir konuyu işledikten sonra okul hayatınız boyunca onunla bir daha asla karşılaşmayabilirsiniz.

(Kendi dersinde öğrencilere test çözmek için izin vermeyi saymıyorum bile.)

GERÇEK ÖRTÜLÜYOR

Çocukları okula öğrenme için gönderiyoruz ama onlar bizim niyetimizin dışında şeyler öğreniyor. Hayatı bir bütün olarak değil, gerçek hayattan uzak kopuk kopuk öğreniyor.

Kimliksiz ve sentetik bir yaşama hazırlanıyorlar.

Her şeyden önemlisi biliyorlar ki; okulda önemli olan konular değil, bir şekilde ödevleri tamamlayıp, sınavları geçip diploma almak.

Kısacası çocuklar okulda kendilerini tanımadan, gerçeği örtmeyi öğreniyor.

Gerçeği!

www.twitter.com/ozgurbolat

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.