banner
banner

Eğitimciler kendilerini mi kandırıyor?




Özgür Bolat’ın Hürriyet Gazetesi’ndeki bugünkü köşesinden…

Eğitimcilerin davranışları çoğu zaman okulların doğal yapısıyla zıt düşüyor.

Okullarda birbiriyle paralel çalışan iki farklı yapı/sistem var: Modüler yapı ve bağlı yapı.

İkisi arasında büyük bir fark var.

Bağlı yapılarda, bir sistemin tüm bileşenleri birbirine bağlı. Bir bileşen bozulduğu zaman tüm sistem çöküyor.

Örneğin, televizyonda bir parça bozulduğu zaman, televizyon çalışmaz. Bir şirkette üretim olmazsa, satış olmaz. Sistem bağımlıdır.

Modüler yapılarda ise sistem birbirine çok bağlı değil. Her parça arasında ilişki var ama parçalar bağımsız.

Örneğin, okulda rehberlik birimi kaldırılsa, eğitim devam eder.

Müdürsüz okullar var. Bir öğretmen gitse, diğer öğretmenler derse girer. Tüm öğretmenler gitse bile, müdür büyük öğrenciler ile küçük öğrencileri eşleştirebilir.

OKULUN YAPISI

Okulda hem modüler hem de bağımlı yapı var.

Örneğin, sınıf geçme sistemi, ders programı, yemek ve servis gibi hizmetler, müfredat kendi içinde bağımlı.

Ama eğitimin özünü oluşturan diğer öğeler modüler.

Örneğin, öğretmenler bağımlı değil. Veliler bağımlı değil.

Tahmin edilenin aksine, öğretme süreci ile öğrenme süreci de çok bağımlı değil.

Yani çocuklar öğretmenin öğrettiklerinin çok azını öğrenirken, öğretmediklerinin çoğunu öğrenir.

HEDEFLER

Bağımlı yapılarda hedef net ve açık. Kontrol ve koordine etmek kolay. Sebep ile sonuç arasındaki ilişki basit. Örneğin, okulun servis hizmetleri çok kolay koordine edilir ve geç gelen servisler hemen tespit edilebilir.

Ama modüler yapılarda hedefler karmaşık. Kontrol ve koordine etmek zor.

Parçaları bağımsız. Standartlar net değil. Örneğin, öğretmenler sınıflarında bağımsız ve özgür.

Bu iki yapının aynı anda okullarda bulunması iki büyük sorun yaratıyor.

YÖNETİM SORUNU

İlki yönetim sorunu.

Çoğu okul yöneticisi okulu tamamen bağımlı sistemmiş gibi yönetiyor. Çünkü bu yapıyı yönetmek kolay.

Zamanlarının çoğu operasyonlar ile geçiyor.  Veli görüşmeleri, törenler, toplantılar, imzalar, etütleri ve dersleri ayarlamak gibi. Öğrenme sürecini yönetmek zor olduğu için bununla çok ilgilenmiyor. İlgilense bile, modüler yapıda olan öğrenme sürecini bağımlı sistemmiş gibi kontrol etmeye çalışıyor.

Öğrenme süreci kontrol edilemez. Müdürler sadece öğretmenler ile işbirliği yaparak ve onlara ilham vererek, öğrenme sürecini iyileştirebilir.

Kontrol etmeye çalıştığı zaman, öğretmen açık ya da kapalı bir şekilde tepki gösterir zaten.

HEDEF KAYMASI

Daha büyük bir sorun da hedef kayması.

Modüler sistemlerde hedef açık ve net olmadığı için  eğitimcileri bu yapılara bağımlı yapıymış gibi davranıp, işleri kolaylaştırmak ister.

Örneğin, öğretmen dersini işlediği an, öğrenmeyi gerçekleştirmiş kabul eder kendini. Yani ders anlatmak araç olmaktan çıkmış, amaç olmuştur.

www.twitter.com/ozgurbolat

Yazının devamı için tıklayın

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.