banner
banner
banner

Eğitimdeki acabalar




Eğitim sisteminde yapılan değişikliklerle yapılmak istenen tam olarak ne? Yapısal değişikliklerin altında hangi nedenler var? 

Ülkemizde 2012-2013 öğretim yılı eğitim alanında yaşanan 4+4+4 ile ilgili tartışmalarla başladı. 4+4+4 olarak adlandırılan bu yasal düzenleme sosyolojik, psikolojik, politik ve daha birçok açıdan eleştiriler ile birlikte yürürlüğe girdi.  Yürürlüğe giren bu uygulama ile aslında eğitim sisteminde sadece sayısal bir değişim yaşanmadı. Yani sadece eskiden var olan 5+3+4 ya da 8+4 değişikliği değildi bu değişim. Aslında bu bir yapısal değişimdi. Aslında Milli Eğitim Bakanlığı 4+4+4 ile bir yapısal değişim gerçekleştirdi. Bu yapısal değişim hala daha tartışılıyor belki uzun bir süre daha da tartışılacak.

Bu yaşanan değişim sadece yapısal anlamda mı kalacak diye düşündüğümüzde aslında öyle olmayacağını kolaylıkla anlıyoruz. Geçen günlerde yapılan bazı derslerin öğretim programlarının güncellenmesi bu yapısal değişimin içerik değişimi ile birlikte süreceğini gösteriyor bize. Yılsonuna kadar daha birçok içeriksel değişiklik yaşanacak gibi gözüküyor. Çünkü 2013 hedeflerinde yer alan tedbirlerden bir tanesi “İçerik ve işlevselliğin ön plana alındığı, çağın şartlarıyla uyumlu müfredatların hazırlanması ve güncellemelerin yapılması sağlanacaktır.” şeklinde. Bütün bunların yanında daha birçok yapısal değişiklikler de yaşanmaya devam edecektir.

Yapılan değişiklikler bazı acabaları da beraberinde getiriyor doğal olarak. Acaba ne yapılmak isteniyor bütün bunların anlamı ne olabilir. Bu konuda benimde kendi kendime sorduğum ve cevabını aradığım acabalarım var.

İlk olarak merak ediyorum Acaba yapılan bu 4+4+4 düzenlemesi ile mesleki eğitime erken yaşlarda yönlendirme çabası olabilir mi?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2013 yılı hedefleri içinde yer alan “İlk ve ortaöğretimdeki öğrenciler için yönlendirme faaliyetleri ve sosyal aktiviteler artırılacak, etkinleştirilecektir.” İfadesi bu düşünceyi güçlendiriyor gibi gözüküyor. Yeni sistemde 4. Sınıftan sonra çocuğun önüne bir seçim yapma şansı çıkacak ve çocuk sonra bu seçimine bağlı olarak üst eğime devam edecek. Çocuklar okul başarısı ile orantılı bir biçimde mesleki ya da genel ortaöğretim kurumlarına yönelecekler diye düşünüyorum.

İkinci acabam SBS sınavlarının kalkacak olması ile ilgili, acaba SBS sınavlarının kaldırılması ile Milli Eğitim Bakanlığı Öğretimdeki ağırlığı eğitime mi kaydırmak istiyor? Bunu şöyle açabiliriz. Okullarımız bunca yıl OKS ve SBS de kaçıncı oldukları, SBS ile hangi öğrenciyi nereye yerleştirdiği gibi SBS başarıları ile değerlendirdi. Bu durum da çok iyi öğrenmiş ama eğitilememiş bireyleri ortaya çıkardı. Okullar nota dayalı rekabete girdi. Öğrencinin ilgi ve ihtiyaçları Milli Eğitimimizin eğitsel hedefleri kenarda kaldı. Acaba SBS’nin kalkmasıyla okul başarısını öne çıkartmak, öğrencinin süreçteki başarısını temele almak hedeflenmiş olabilir mi? Böylece iyi vatandaşlık, iyi insanlık hedefleri ile donanmış bireyler yetiştirilmesi hedefleniyor olabilir.

Eğer öyleyse etkin bir süreç değerlendirme çabası gerekecek demektir. Bununla ilgili düzenlemelerin yapılacağının işaretini yine 2013 hedeflerinde “Eğitim sistemi bireyin yeterliliklerini, farklı öğrenme yetisini merkeze alan, ölçme ve değerlendirmeye dayalı etkin bir rehberlik ve yönlendirme hizmeti sunan bir yapıya dönüştürülecektir.” şeklinde ifade edildiğini düşünüyorum. 

Bir diğer sorumda acaba yeni orta öğretime geçiş sistemi nasıl olacak? Acaba öğrencilerin süreçteki başarısını temel alan, okul öğrenmelerindeki gelişimine değer veren bir orta öğretime geçiş sistemi mi olacak? Bunun yanında belki öğrenciler belli bir başarı düzeyine göre merkezi bir sınava girecek ve belli başlı okullara bu sınav sonucuna göre girecek. Ama bu sınava sadece belli bir başarı düzeyini yakalayanlar katılabilecek. Bu başarıyı yakalayamayan öğrenciler başarı düzeylerine göre bulundukları bölgedeki okullara mı yerleşecekler? Bu sorunun cevabını hedefler içinde yer alan “Ortaöğretimde okullar arasındaki başarı farklılığını asgari düzeye indirmek amacıyla okul türleri azaltılacaktır.” İfadesi verebilir mi acaba?

Evet bir çok acaba ve bir o kadar da cevaplanması gereke soru var. Bu soruların cevaplarını zaman içinde bulacağız. Burada en fazla çaba öncelikle eğitimcilere ve sonra da anne ve babalara düşüyor. Çocuklarımıza iyibir eğitim ve iyi bir gelecek sunmak adına neler yapabileceğimizi oldukça fazla düşünmemiz gereken bir dönemdeyiz. Düşünecek çok şey var ama çocukların kaybedecek vakitleri yok. Her şeyin onlar ve onların gelecekleri için iyi olması dileğiyle.

Eğitimtercihi

Dr. Özgür ŞİMŞEK

  

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.