banner
banner
banner

Vicdani red hak olarak tanındı




2011 Kasım ayında askerden firar ederek vicdani reddini ilan eden Muhammed Serdar Delice'nin yargılandığı Malatya Askeri Mahkemesi'nde tarihi bir karara imza atıldı. Mahkeme, gerekçeli kararında, vicdani ret hakkını, din ve vicdan özgürlüğü kapsamında değerlendiren AİHM kararının esas alınması gerektiğini belirtti.

Vicdani red hak olarak tanındıAskeri Mahkeme, Delice'nin yargılandığı davanın gerekçeli kararında, Delice'nin vicdani reddini samimi bulmasa da, AİHM'in vicdani retle ilgili kararının Anayasa'nın 90. maddesi çerçevesinde iç hukukta da uygulanabileceğini ifade etti.

Delice'nin avukatı Tayfun Çakır, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 9. maddesinde yer alan vicdani ret hakkının tanınmasıyla ilgili hükmün gerekçeli kararda yer almasının son derece olumlu bir gelişme olduğu görüşünde. Çakır, "Bu karar, vicdani retçilerin yargılandığı tüm davalar için emsal niteliği taşıyor. Emsal teşkil eder" dedi.
 

Bir mahkeme ilk kez vicdani retle ilgili olumlu kanaat bildirdi

Avukat Çakır, Malatya Askeri Mahkemesi'nin gerekçeli kararının 7 Mart'ta ellerine ulaştığını söyledi. Bu kararda yeni bir durum olduğunu söyleyen Çakır, mahkemenin Delice'nin tam anlamıyla vicdani retçi olduğuna ikna olmadığını, ancak buna rağmen gerekçeli kararda AİHM ve AİHS'nin vicdani retle ilgili kararlarına yer verdiğini ifade etti. Tayfun Çakır, "İlk kez Avrupa Komisyonu, AİHS ve AİHM kararlarından bahsedilmiş. Ayrıca Anayasa'nın 90. maddesine de atıfta bulunarak bunun aslında iç hukukta da uygulanabileceğini, yani AİHM kararlarının ve AİHS hükümlerinin din ve vicdan özgürlüğü kapsamında vicdani reddi de kapsayacak şekilde değerlendirilebileceği belirtilmiş. Bir mahkeme ilk defa vicdani ret konusunda olumlu bazı kanaatler bildiriyor. Mahkeme AİHS'nin 9. maddesinden söz ediyor. 9. madde de din, vicdan ve düşünce özgürlüğünü kapsıyor. Bu nedenle gerekçeli karar tüm vicdani retçiler için emsal teşkil edebilir" diye konuştu.
 

Mahkemeye göre somut koşullar vicdani redde uymuyor

Çakır, gerekçeli kararda, Muhammed Serdar Delice'nin dindar ve milliyetçi olduğunu ileri sürerek vicdani reddini açıklamasının inandırıcı bulunmadığının belirtildiğini ifade etti. Çakır, şunları söyledi: "Somut olayda Delice'nin psikolojik rahatsızlıkları olduğu, ekonomik sıkıntıları nedeniyle firar ettiği gibi gerekçeler sıralayarak Delice'nin vicdani ret iradesinin gerçek iradesi olmadığını yazmışlar. Mahkeme, Ermenistanlı vicdani retçi Vahan Bayatyan kararına atıfta bulunarak, Bayatyan'ın Yehova Şahidi olduğunu ve AİHM'in bu çerçevede karar verdiğini oysa İslamiyet'in ve milliyetçiliğin, askerlik yapmaya engel inanç ve düşünceler olmadığını ifade etti. Ayrıca Muhammed'in beş ay askerlik yaptıktan sonra vicdani retçi olduğunu söylediğini belirten mahkeme, Muhammed'in somut koşullarının vicdani redde çok uymadığını belirtti. Ancak mahkeme her ne kadar Muhammed'i vicdani retçi olarak kabul etmese de, gerekçeli kararında AİHM kararlarından söz ederek, bunların 90. madde çerçevesinde iç hukukta kullanılabileceğini belirtti. Bu da diğer yargılanan vicdani retçiler açısından son derece önemli bir gelişme."

 

Delice'nin vicdani ret beyanı samimi bulunmadı

Türkiye İnsan Hakları Vakfı'ndan (TİHV) Avukat Hülya Üçpınar da mahkeme kararına göre, vicdani reddini açıklayan kişinin bir gruba üye olması ve bu grubun da vicdani ret çerçevesinde faaliyet yürütmesi gerektiği sonucunun çıktığını söyledi. Bu çerçevede gerekçeli kararla birlikte mahkeme nezdinde vicdani reddin bir hak olarak tanındığını ve bunun olumlu bir gelişme olduğunu söyleyen Avukat Üçpınar, mahkemenin Delice'nin vicdani ret beyanını samimi bulmadığını sözlerine ekledi.

 

10 aylık ceza Yargıtay'da

Muhammed Serdar Delice, askerden firar ettiği gerekçesiyle 29 Kasım 2011'de tutuklandıktan sonra 24 Şubat'ta firar nedeniyle 10 ay hapis almış ancak tahliye edilmişti. Askeri Mahkeme Hakimi Üsteğmen Ekin Manav, Delice'nin tahliyesini gerekçeli kararda şöyle ifade etti: "Sanığın tutuklulukta geçirdiği süreler, delil durumu ve tutuklu kaldığı süre ile bozulan askeri disiplinin tesis edilmiş olduğu hususları dikkate alınarak, tutuklamadan beklenen gayenin gerçekleştiği kanaatine varıldığından tahliyesine karar verilmiştir."

Avukat Çakır, firar suçu işleyenlerin 10 ay ceza aldığını ancak 6 ay 20 gün hapis yattığını ve Delice'nin bu suç nedeniyle 3 aydan uzun süre cezaevinde kaldığını hatırlattı. Geriye 3 aylık daha hapsinin kaldığını söyleyen Çakır, Delice'nin hava değişim raporunun ve cezaevinde kaldığı sürenin göz önüne alınarak tahliye edildiğini ifade etti. Çakır, "Biz 10 aylık ceza kararını temyiz ettik. Şimdi dosya Askeri Yargıtay'a gitti. Yargıtay cezayı onarsa Muhammed 3 ay daha cezaevinde kalacak" şeklinde konuştu.

(cnntürk)

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.