banner
banner
banner

Tekin’den Dinçer’e yanıt: AK Parti patolojik bakıyor




CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, '4+4+4 eğitim sistemi' ile ilgili tartışmalarda Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in "CHP olaya ideolojik bakıyor" sözlerine ilişkin, "CHP ideolojik bakmıyor ama AK Parti'nin patolojik baktığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ciddi bir patolojik sorunu yaşıyoruz" dedi.
gursel_tekinCHP'nin önümüzdeki günlerde Mersin'de de açacağı Cumhuriyet Halkevi ile ilgili olarak kente gelen Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP il binasında basın toplantısı düzenledi. İl binası önünde çiçekle karşılanan Tekin, partililerin de katıldığı toplantıda hem basın mensuplarının sorularını yanıtladı hem de Cumhuriyet Halkevleri ile ilgili bilgi verdi. İstanbul ve çeşitli illerde açmış olduğumuz Cumhuriyet Halkevlerinin birini de Mersin'de açacakları bilgisini veren Tekin, Cumhuriyet Halkevi'ne giderek gezdiğini, son derece taleplerine uygun olduğunu söyledi. Aynı zamanda başkanlığını sürdürdüğü Cumhuriyet Halkevlerinin ilkini İstanbul'da 2008'de açtıklarını ifade eden Tekin, şu anda İstanbul'da 4 bölgede, Denizli, Aydın Kuşadası, Nazilli, Ankara Mamak bulunduğunu, önümüzdeki günlerde Mersin'de açacaklarını, Manisa ve Hatay'da da hazırlıkların devam ettiğini anlattı. Buralarda insanların sosyal yaşamları ile ilgili çok ciddi katkılar sunduklarını dile getiren Tekin, ancak geçen hafta sürpriz bir şekilde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ihbar ettiği için savcılığın soruşturma açtığını kaydetti. Dokunulmazlığı olduğu için kendisi ile ilgili yazının Meclis Başkanlığı'na gittiğini belirten Tekin, soruşturmanın gerekçesinin, 'kanuna aykırı eğitim kurumu açmak' olduğunu bildirdi. Tekin, "Bunu ihbar eden şahıslar keşke o evlere gidebilseydi, o evlerde neler oluyor onu görebilseydi, umut ediyorum ki böyle bir şey yazmamış olurlardı, utanırlardı. Kendilerinin yapması gereken işleri eğer bir sosyal dernek yapabiliyorsa ona teşekkür etmeleri gerekiyordu. Ne yazık ki burası Türkiye'dir, bu tür manzaralar olabilir. Bunlar bizi yıldırmayacaktır, tam tersine bize güç verecektir" dedi.

"CİDDİ BİR PATOLOJİK SORUNU YAŞIYORUZ"
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tekin, bir soru üzerine, '4+4+4 eğitim sistemi' ile ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü Mardin konuşması ile Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in "CHP olaya ideolojik bakıyor" sözlerine de Mersin'den yanıt verdi. Tekin, "Milli Eğitim Bakanı'nın dün bir açıklaması oldu, 'CHP olaya ideolojik bakıyor'. CHP ideolojik bakmıyor ama AK Parti'nin patolojik baktığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ciddi bir patolojik sorunu yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı kin, intikam ve nefret üzerine siyaset yapmaz. Sayın Başbakan 28 Şubat'ın rövanşını alacağım diye Türkiye'nin eğitim sistemini nereye götürdüğünü kendisini de bilmiyor. CHP olarak biz diyoruz ki, bu uzmanlık alanı gerektiren bir iştir. Bütün fakülteleri, YÖK dahil olmak üzere bütün kurumları çağıralım ve bütün bu kurumların önümüzdeki süreçte eğitimle ilgili hangi gerekçeleri getiriyorlar ya da bugüne kadar kesintisiz 8 yıllık eğitimle ilgili hangi sorunlar yaşanmışsa bu sorunları kamuoyu ile paylaşalım ve bunun çözümünü getirelim. Ama ne yazık ki, temel sıkıntı eğitimi yenileştirmek, iyileştirmek değil. Olay ideolojik değil, tamamen patolojiktir. Maalesef bir intikam duygusuyla Sayın Başbakanın ve bakanların, bakanın da haberinin olmadığını biliyoruz, o zaman sormazlar mı Sayın Başbakana, 2005 yılında yine iktidar sizdiniz. Sayın Çelik, Eğitim Şurası yaptı, sizin bakanınız ve o Eğitim Şurası'nda '30 yıllık hedefimiz bu, devam edecek' dedi. Hatta daha ileri giderek 'inşallah önümüzdeki süreçte 8 yıl yetmez, dünya ölçeklerine göre 12 yıla çıkacağız' dedi. Şimdi bütün bunları unutmuş ne yazık ki. Sayın Başbakan demokratik bir kültürden gelmediği için dediğim dedik, ama CHP elbette parlamentoda ve parlamentonun dışında da gereken dirence, mücadeleye devam edecektir. Öyle Sayın Başbakanın dediği gibi, 'Ali kıran baş kesen' gibi 'her şeyi yapacağım' anlayışı da parlamentoda biraz zor olacak gibi görünüyor" diye konuştu.
Tekin, söz konusu yasa tasarısının dün gece komisyonda kabul edildiğinin anımsatılması ve Meclis'e geldiğinde nasıl bir tavır alacaklarının sorulması üzerine de, "Gelsin, onu göreceksiniz" yanıtı verdi.

ADALET BAKANINA RAPOR SORUSU
Pozantı Cezaevi'nde yaşananlara ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Tekin, kendisinin Pozantı ile ilgili ilk açıklamayı 4 Şubat'ta Adana'da yerel bir televizyon kanalında yaptığını açıkladı. Sadece Pozantı Cezaevi'ndeki değil birçok cezaevindeki insan hakları ihlallerinin, rezaletlerin neler olduğunu o gün anlattığını söyleyen Tekin, şöyle devam etti:
"Bana yalanlama geldi. Hiç önemli değil. Daha sonraki manzaranın nasıl olduğunu hepiniz öğrendiniz. Şimdi bugün burada Sayın Adalet Bakanı'na ben bir soru sormak istiyorum; 2010 yılında yani sizin özellikle referandum döneminde insan hakları, özgürlük dediğiniz dönemlerde, Erdal Eren için ağladığınız dönemlerde size hatırlatmak istiyorum. 2010 yılında bir üniversite, başta Pozantı olmak üzere cezaevlerindeki bu sorunların hangi boyutta olduğunu size rapor olarak gönderdi mi göndermedi mi? Gönderip göndermediğini Adalet Bakanı'na soracaksınız, o cevap verecek ve ben o raporu en kısa zamanda sizlerle paylaşacağım. Bunu özellikle Adalet Bakanı'na sormanızı istiyorum."

"OLABİLDİKÇE KAMU SON YILLARDA KADINSIZLAŞTIRILDI"
TBMM'de kabul edilen Kadına Yönelik Şiddet Yasası'nın CHP olarak benimseyip benimsemediği de sorulan Tekin, kadınların özellikle 8 Mart'ta hatırlandığını, kadınların sorunlarının sadece şiddet olmadığını savundu. Dünyanın hiçbir yerinde şiddeti kabul etmenin mümkün olmadığının altını çizen Tekin, son 10 yılda kadının durumu açısından Türkiye'nin 96 ülke içinde 90. sırada yer aldığına dikkat çekti. "Yani 96 ülke içerisinde 90. sıradaysanız, hepimizin oturup düşünmesi gerekiyor" diyen Tekin, öncelikle
kadının ekonomik sorunu olduğunu, bu sorun çözülmediği sürece de diğer sorunları çözmenin mümkün olmadığını kaydetti. Son yıllarda kamuda çalışan kadın sayısının giderek azaldığına işaret eden Tekin, şunları söyledi: "Sayın Başbakan övünerek bahsediyor, 'G 18'deyiz', bütün o G 18 ülkelerine bakalım. Şu anda kamuda genel müdür, daire başkanı düzeyinde kaç kadınımız var, bir bakalım buna. Olabildikçe kamu son yıllarda kadınsızlaştırıldı. Buraya bakmamız lazım. Kadını sadece şiddetle anmak doğru değildir. Kadına yapılabilecek en büyük şiddet iş yaşamının dışında tutmaktır, işsiz ve aç bırakmaktır. Bundan daha büyük şiddet olabilir mi? Önümüzdeki süreçte umut ediyorum ki, parlamentoda bu sorunun tamamının ele alınması gerekiyor, özellikle kamuda son dönemlerdeki kadın sayısının azalması ciddi bir sıkıntıdır ve ciddi bir tehlikedir."

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.