banner
banner
banner

Ortaokul sürecinde değişim ve uyum




İTÜ Beylerbeyi Kampüsü Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü

okulAileden sonra çocukların becerilerinin ve yeteneklerinin gelişmesinde rol alan en önemli yer okuldur. Özellikle ergenlik döneminin yaşandığı ortaokul süreci; çocukların ihtiyaçlarının, tepkilerinin, duygularının, fiziksel özelliklerinin değiştiği bir dönemdir. Bu nedenle çocuklarımızın yaşadıkları gelişim süreçlerini tanıdıkça onları daha iyi anlayabilir, duygularını dile getirmeleri konusunda onlara destek olabilir ve ihtiyaçlarına cevap verme noktasında onlara daha çok yardımcı olabiliriz.

Çocuklarımızın büyüdükçe ihtiyaçlarının ve tepkilerinin değiştiğini gözlemleriz. Zaman zaman verdikleri tepkilerle, olayları yorumlama biçimi ve yaklaşımlarıyla bizleri şaşırtırlar. Bu süreçte aklımızdan: “Bu çocuk hiç böyle yapmazdı!” gibi düşünceler geçebilir. Ergenlik dönemi, bu sürecin en yoğun yaşandığı dönemdir. Özellikle uzun bir yaz tatilinden sonra bu değişiklikleri yaşayan çocuklarınızın okula başlangıç ve uyum sürecinde de değişiklikler yaşadığını gözlemleyebilirsiniz. Bu dönemde çocuğunuzun yaşamında sadece anne baba önemli olmayacak, öğretmen ve arkadaşları da önem kazanacaktır. Çocuğunuz okulda hem birey olmayı hem de bir grubun üyesi olmayı öğrenecektir. Ayrıca paylaşma, işbirliği, haklar ve sorumluluklar, yarışma gibi kavramlar hayatında yer almaya başlayacaktır.

Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne psikolojik ve fiziksel olarak hazırlandığı dönemdir.

Ben Kimim ve Neler Yaşıyorum?

  • Ben artık çocuk değilim!
    Neden istediğim gibi davranamıyorum?
    Yalnız kalmak istiyorum!
    Bana artık karışmayın!
    Bana ne zaman ders çalışacağımı hatırlatmayın!
    Beni kimse anlamıyor. Çocuğumda ne gibi değişiklikler oluyor?
    Bedensel değişimler
    Duygusal değişimler
    Zihinsel değişimler

Ergenliğe giriş yaşı; genetik (ailesel), ırk, sosyoekonomik şartlar (çocuk yaşta evlendirme, ağır bedensel yük altında çalıştırılan çocuklar) ve iklim gibi faktörlerden etkilenir. Genel olarak kızlar erkeklere oranla daha önce olgunlaştıkları için bu dönem kızlarda 10-12, erkeklerde ise 12-14 yaşları arasında başlar. Ergenliğin sonuna doğru bu farkın kapandığı görülür.

Ergenlik döneminde; otoriteye karşı olma, söz dinlememe, eleştirme, hata bulma gencin tutumlarındandır. Gelişme döneminde anne-baba tarafından bazen çocuk bazen yetişkin gibi algılanan çocuk, ne zaman ne şekilde davranacağını bilemez. Gelişmekte olan bedenine, cinsel ve duygusal gelişimlerine ayak uyduramaz; "kimlik karmaşası"na düşebilir. Yetişkinlerin gençlere baskıcı ve disiplinli davranmaktan çok sevgi dolu, güven veren, önemseyen ve değer veren bir tutumla yaklaşmaları onların kimlik gelişimlerini kolaylaştıracaktır.

Ergen, ani duygu değişimleri dile getirebilir. Zaman zaman yetişkinin uzaktan denetimine ihtiyaç duyabilir. Aynı zamanda yetişkinin güvenini kazanmaya, kendine güvenilen bir insan olmaya ihtiyaç duyabilir. Kendisine güven duyulmaması onda kaygı yaratır.

Ergenlik döneminin temel özelliklerinden biri olan güvensizlik, ergenin gösterişçi ya da çekingen bir birey olmasına sebep olabilir. Bu evrede ergen, başkalarının kendisi hakkında verecekleri hükümler konusunda aşırı derecede duyarlıdır.

Ergenlik sürecinde ergen; kişilik arayışları içindedir, arkadaş grupları da buna bağlı olarak değişebilir. Kendisi ile çok ilgilidir, ayna karşısında dakikalarca vakit harcayabilir. Kararsızdır, elbise seçimine ve giyimine önem verir. Kendisinin özgür bırakılmasını ister. Ebeveyne karşı isyankar bir tutum içerisine girebilir. Bu süreçte çocuklar bedenlerindeki değişimi anlamaya çalışırken duygusal süreçlerdeki değişiklikleri de anlamlandırmaya çalışabilir. Bu nedenle duygusal tepkileri abartılı olabilir ve genellikle değişkenlik gösterebilir. Sevincini ve öfkesini frenlemekte zorlanabilir. Eleştiri yaparak kendini ifade etmeyi seçmesine rağmen eleştirilmekten nefret edebilir. Nasihat duymaktan, özellikle de “bizim zamanımızda” ile başlayan cümlelerden hoşlanmaz. Kendi özellerini keşfetmeye çalıştıkları bir dönem olduğu için bunu kimseyle paylaşmak istemezler.

Ergenlik döneminde gençler için akranlarla iletişim kurmak giderek önem kazanmaya başlamaktadır. Bu dönemde, arkadaşlar mahremiyet ve sosyal destek kaynağı olarak anne babanın yerine geçmektedir. Bu durum anne babanın her şeyi kısıtlayan, yasaklayan ve sınırlar koyan bir durumda algılanmasına ve aile içinde çatışmalar yaşanmasına neden olmaktadır. Bu süreçle ile ilgili çeşitli makalelerde geçen: “Ergenlikten daha zor olan bir ergenin anne babası olmak!” sözünü düşünerek güven ilişkisi geliştirmek önemlidir.

Çocuklarla doğru ve etkili iletişim kurmak için siz velilerimize önerilerimiz şunlardır: Çocuğunuza karşı dürüst olurken istek ve beklentilerinizi açıkça ifade etmekten çekinmeyin. Bunu yaparken size yaşadıklarını anlatabilmesi için sessizce dinlemeli ve onu kabul ettiğimizi hissettirmeliyiz. Hep konuşan biz olursak gencin duygularını ifade etmesini engellemiş ve sizden gizli bir şeyler yapmasına sebebiyet vermiş olabilirsiniz.

Yaptığı yanlış davranışlar karşısında onunla suçlayıcı bir tutumla tartışmak yerine, düşüncelerine önem verdiğinizi gösterecek ifadeler kullanabilirsiniz. Burada en önemli nokta kendinizi onun yerine koyarak (empati yaparak) ‘’Ben olsaydım ne hissederdim?’’ diye düşünmek ve ifade ettiği duyguları isimlendirerek yansıtmaktır.

Sakin kalmaya çalışarak ona güven verin. Ebeveynle çocuk arasında kaygı, bulaşıcı bir durumdur. Çocuğunuz, kaygı duyduğu, canı sıkıldığı her durumda ne kadar endişelendiğinizi anlamak için size bakacak ve endişeli olduğunuzu gördüğünde korkmakta haklı olduğunu düşünecektir. Bu nedenle ne kadar tedirgin ve gergin olursanız olun, dışarıdan bakıldığında sakin ve rahat görünmeye çalışın.

Okulun ilk günlerinde çocuklarınıza nasıl destek olabilirsiniz?

Yeni bir ortama girmek hangi yaşta olursa olsun bir uyum gerektirir. Bu nedenle uyguladığımız oryantasyon süreci ile tüm öğrencilerimizin okula uyum sürecine destek olmaya çalışıyoruz. Oryantasyon çalışmalarımız ile öğrencilerimiz birbirleriyle tanışır ve burada ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklarını öğrenirler.

Ebeveynler olarak okulla ilgili çocuklarınızı önceden bilgilendirmeniz, uyum sürecinde kendilerini daha rahat hissetmelerine yardımcı olacaktır. Okulun sizin için önemi, bu okulu seçmekteki öncelikleriniz, okulun sistemi dahilinde sizin için önemli olan etkinlikler, yemeklerini nerede yiyecekleri, revirin yeri, tuvalet ihtiyaçlarını nasıl giderecekleri gibi konular hakkında bilgi almak çocuğunuzu büyük ölçüde rahatlatacaktır.

Uyku saatlerinin düzenli oluşu, zamanında yatıp kalkması, bir gün önceden okul malzemelerini hazırlaması gibi günlük rutinlerle ilgili kazandıracağınız alışkanlıklar, sabah hazırlıklarında onları gerginlikten uzak tutacaktır. Böylece okulun ilk günlerindeki uyum sürecinde ve yıl içerisinde çocuğunuz kaygıdan uzaklaşacak, okula daha keyifli gelecektir.

Okul bir yaşam alanı olduğu için bazen zorlandığı, sıkıldığı, yorulduğu zamanları da olabilir. Daha sonra hayal kırıklığına uğramaması için sorduğu sorulara gerçekçi cevaplar verin.

Çocuğunuza; öğretmenine, okula güven duyduğunuzu hissettirin ve kendisinin de güvenebileceği mesajını verin. Eğer ilk günlere dair kaygınız varsa bunu çocuğunuzun yanında dile getirmemeye özen gösterin.

Bütün bu davranış özelliklerini göz önünde bulundurarak ve önerilere dikkat ederek yaklaştığınızda okula başlangıçta ve sonraki süreçlerde çocuğunuzla sağlıklı ve mutlu bir ilişki kurduğunuzu gözlemleyeceksiniz.

Gösterilen her türlü özene rağmen her yıl okula uyum sağlama konusunda güçlük yaşayan çocuklar olabilmektedir. Bu durumda zaman kaybetmeden sınıf öğretmeni ve Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü ile işbirliği yapmak, süreci daha rahat atlatmanıza yardımcı olacaktır.

KAYNAKÇA

Parman, Talat (2000), Ergenlik ya da Merhaba Hüzün, Bağlam Yayınları, İstanbul.
Başgül, Yrd. Doç. Dr. Ş. Senem, Popüler Psikiyatri Dergisi, Sayı77
Şenel, Hatice (2007), Eyvah! Çocuğum Okula Başlıyor, Özgür Yayınları.
Jeammet, Philip, Ergenlik, Anne Babalar ve Uzmanlar İçin Nirengi Noktaları, Bağlam, 2012
www.bengisemerci.com, Gençlik Döneminde Okulun Önemi

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.