banner
banner
banner

Okul öncesinde profesyonel öğretmen olma bilinci




Öğretmenlik mesleği söz konusu olduğunda çeşitli ortamlarda sıklıkla “Öğretmenlik kutsaldır.” söylemi dile getirilir. Bu söylem, öğretmenliği yüceltmek amacıyla dile getirilen, motive edici ve kulağa hoş gelen iyi niyetli bir söylem olsa da özünde tartışmalı bir ifadedir.

Öğretmenlik mesleği söz konusu olduğunda çeşitli ortamlarda sıklıkla “Öğretmenlik kutsaldır.” söylemi dile getirilir. Bu söylem, öğretmenliği yüceltmek amacıyla dile getirilen, motive edici ve kulağa hoş gelen iyi niyetli bir söylem olsa da özünde tartışmalı bir ifadedir. Bir hüküm, ilk ortaya çıkışındaki mantığı her ne olursa olsun süreç içerisinde farklı anlamlar da kazanabilmektedir. Bu gerçekten hareketle, “kutsallık” söyleminin ifade edilişindeki anlamlar analiz edildiğinde iki temel boyut karşımıza çıkar. Birincisi “metafizik anlam”, ikincisi ise “değerlilik vurgusu” ile ilgilidir.

Kutsallık söyleminin gerek metafizik anlam gerekse değerlilik vurgusu, belirli protokol konuşmalarının klasikleşmiş bir konuşması olarak düşünüldüğünde çok üzerinde durulmayabilir; ancak, her durum ve ortamda sürekli tekrarlanan temel bir söylem olunca, göz ardı edilmeyecek kadar önemli hale gelmektedir.

Öğretmenlik, aşırı duygusallığa boğulmuş romantik söylemlerle kutsal olarak nitelense de, aslında “bilimsel ve profesyonel bir meslek” olarak algılanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, bir şey meslekse kutsal olamaz, kutsalsa meslek olamaz. Nihayetinde bütün meslekler doğrudan ya da dolaylı olarak insana hizmet demektir. Hizmet eden olduğunu unutmadan emek harcamak da yeterince değerlidir zaten. Bu nedenle, meslekleri değer itibariyle kıyaslamak ve iki de bir o mesleğin üstünlüğünden söz etmeye kalkmak gereksiz ve çok da anlamlı olmayan bir çabadır. Bu çaba, hangi meslek için yapılırsa yapılsın “mesleki narsizm” için zemin hazırlar. Ayrıca, kutsal olan bir şey tartışılıp sorgulanamaz. Oysa, öğretmenler ve yaptıkları öğretmenlik elbette ki tartışılıp sorgulanabilir.

Geçmişten günümüze en eski mesleklerden biri olan öğretmenlik, yıllar içerisinde hızla gelişen dünyanın ve sürekli üretilen yeni bilimsel bilgilerin etkileriyle değişip gelişmektedir. İnsan davranışı, bilgi, öğrenme ve öğretme gibi eğitim biliminin çok önemli kavramları ile ilgili bilimsel araştırma sonuçları her geçen gün ilgi çekici ve oldukça şaşırtıcı sonuçları karşımıza çıkarmaktadır. Bu sonuçlar, öğretmenlerin mesleki açıdan çok yararlanacağı yöntem ve tekniklerin de geliştirilmesine imkan sağlamaktadır. Bütün bu süreçler, öğretmenliğin kutsallık gibi ucu açık ve romantik söylemler yerine bilimsellik ve profesyonellik söylemleriyle nitelenmesini zorunlu hale getirmektedir.

Bilimsel temeller üzerinde giderek daha da güçlenen profesyonel öğretmenlik algısı, öğretmenlerin mesleki sorumluluklarını da her geçen gün daha da artırmaktadır. Bu sorumluluk bilincinin gereği olarak, öğretmenlerin sürekli kendilerini güncelleyerek “öğretmenlik becerileri”ni geliştirmeleri kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Çocukluk döneminin gelişimsel önemi dikkate alındığında da, okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin becerilerinin geliştirilmesinin daha da önemli olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Ülkemizde okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin mesleki yeterlilik ve beceri düzeyleri ve karşılaşılan sorunların çok iyi bilinmesi gerekir ki, gelişimsel ihtiyaçlar doğru tanımlansın ve mesleki gelişim için gerekli alt yapı oluşturulsun.

Okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin mesleki açıdan zaman zaman sergiledikleri olumsuz tutum ve davranışlardan bazıları şunlardır:

Kurum içi ilişkilerle ilgili olumsuz tutum ve davranışlar:

•             Kurumu ve kurumun değerlerini dikkate almama

•             Kurumdaki ortak dil ve düşünceyi paylaşmama

•             Meslektaşlarıyla aldıkları kararlara rağmen kendi başına hareket etme

•             Meslektaşları hakkında olumsuz konuşmalar yapma

•             Kurum içinde sürekli mutsuzluk ifadeleri kullanma

•             Kurum içi takım çalışmalarına uyum sağlayamama

Eğitim-öğretim süreçleri ile ilgili olumsuz tutum ve davranışlar:

•             Ne zaman ne yapacağını planlamama

•             Sınıf içi uygulamalarda enerji ve canlılık eksikliği

•             Drama, şarkı söyleme gibi becerilerde yetersizlik

•             Kitap okuma becerisindeki sorunlar

•             Kaliteli ve etkili soru soramama

•             Gözlem ve değerlendirmeleri baştan savma yapma

Öğrenciler/Çocuklar ile ilgili olumsuz tutum ve davranışlar:

•             Sınıfındaki çocuklarla polemik tarzı iletişim kurma

•             Belirli çocuklarla ilgili çözüme odaklanmak yerine sürekli şikayet etme

•             Çocuklarla konuşurken pedagojik olmayan dil kullanma

•             Çocuğun sorunlarını onun yanında ya da sınıfta konuşmak

Veliler ile ilgili olumsuz tutum ve davranışlar:

•             Kapı ağzında ayak üstü veli görüşmeleri yapmak

•             Konuşmada giriş-gelişme-sonuç bölümlerinin olmayışı

•             Görüşmelerde argo sözcükler (içten pazarlıklı, azıyor, saygı göstermiyor, şımarık) kullanmak

•             Veli ile aşırı samimiyet kurmak

•             Aşırı savunucu bir dil kullanmak

•             Özel telefonunu veliye vermek

•             Çocuğun bir sorununu konuşurken tanı koyucu konuşmalar (dikkat bozukluğu, hiperaktivite vb.) yapmak

•             Çok genel tanımlamalar (iletişimi iyi, gelişimi iyi, çok sosyal) yapmak

•             Velilere kızıp tepkisini çocuğa yansıtmak

Kişisel gelişim ile ilgili olumsuz tutum ve davranışlar:

•             Kendini güncellememek

•             Genel kültür düzeyini geliştirmemek

•             Mesleki gelişmeleri takip etmemek

•             Kitap okumamak

Okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler için belirtilen bu sorunların bir çoğu belki de her kademe öğretmeni için geçerlidir. Şüphesiz ki, bu sorunlar ve eksikliklerin tümünün bir öğretmende toplanmış olduğu söylenemez. Ancak, öğretmenlerin bir çoğunun, mesleklerini yaparken bu sorunlardan bir kaçını yaşıyor olma ihtimali hiç de az değildir.

Profesyonellik, yaptığı işi inceliklerini bilerek yapabilmeyi gerektirir. Elbette ki, bir öğretmenin mesleğin bütün ayrıntılarına hakim olması mümkün olmayabilir. Ancak, fark yaratan öğretmenler de, eksikliklerini görüp bunu tamamlama çabasını gösteren öğretmenlerdir.

Bir öğretmende burada sözünü ettiğimiz eksikliklerden bazıları olabilir. Mesleki ve kişisel gelişimde, bu eksiklikleri görmek ilk adımı oluşturur. Eksik alanlar tespit edildikten sonra öncelikler belirlenerek yıllık bir plan çerçevesinde bu eksikliklerin giderilmesi için çaba harcamak profesyonelliğin bir gereğidir.

Öğretmenlik, herşeyden önce bilimsel ve profesyonel bir meslektir. Her meslek de insana doğrudan ya da dolaylı olarak hizmet etmektir. Hizmet eden olmak da yeterince anlamlı ve değerlidir.

Yard. Doç. Dr. Oktay Aydın

Eğitimtercihi

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.