banner
banner
banner

Bir Cumhuriyet bireyinin ustalık eseri: Kültür Koleji




60. yılını kutlayan Kültür Koleji, Türk özel okulculuk tarihi için de önemli bir kilometre taşı. İnş. Yük. Müh. Fahamettin Akıngüç’ün Cumhuriyet’in değerlerini önceleyerek temellerini attığı kurum, kuruluşundan bugüne eğitimde kalite çıtasını belirledi. 60. yılı Kültür’ün Olgunluk Çağı olarak niteleyen İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısı Ful Akıngüç Över ile kurumun kuruluş ilkelerini, dünden bugüne gelişimini konuştuk.

ful_akingucFUL AKINGÜÇ ÖVER’DEN;

  • İşletmenin realiteleri eğitimin ise evrensel etik kodları vardır.
  • Okullar, geleneği olan ve yeni bir soluk getirmeyi vaad edenler olarak ikiye ayrıldı.
  • Öğrenci sayısına odaklanıp, fiziki alanlarınızı buna göre hazırlamazsanız, nitelikte hedeflediğiniz çemberi kapatamazsınız.

Kültür Koleji 60. Yılında… Özel okul sayısının bir elin parmaklarını geçmediği bir dönemde Kültür Koleji nasıl kuruldu?
Eğitimde Kültür markasının iki miladı var: İlki Dedem Halil Akıngüç’ün Eskişehir’de 1932’de kurduğu ve babamın üniversite eğitimi için İstanbul’a taşındıktan sonra Laleli’de sürdürdüğü Kültür Dersevi. Kültür Dersevi, babam İnş. Yük. Müh. Fahamettin Akıngüç’ün eğitim ve öğretmenlik deneyimini kazandığı ilk adres. Dedemin vefatının ardından, babam, kurucumuz, onursal başkanımız İnş. Yük. Müh. Fahamettin Akıngüç hem mühendislik hem de ders evini eş zamanlı yürütmeye çalışıyor. Ancak mühendislik talepkâr bir meslek. Bu noktada Kültür dersevini noktalamak zorunda kalıyor. 10 yıl içinde ciddi bir mühendislik kariyeri inşa ediyor. 1958’de Türkiye’de yaşanan devalüasyonla birlikte kariyer sürecini yeniden gözden geçirdiği bir döneme giriyor ve yeniden ilk göz ağrısı olan, bilgisi ve deneyimine güvendiği eğitim alanına yöneliyor. Üniversite eğitiminin hemen ardından o dönem üniversite mezunlarının alabildiği öğretmenlik belgesine de sahip olması da süreci kolaylaştırıyor. Dolayısıyla Mühendislikten gelen analitik bakışı, sistem kurma ve yönetme tecrübesini ve neredeyse içinde doğup büyüdüğü ders evinde edindiği eğitim deneyimini birleştirerek 1960’da Kültür Koleji’ni kuruyor.

ÖZEL OKULCULUKTA DEĞİŞİMİN SEMBOLÜ
Kuruluş yıllarında yabancı okulların egemen olduğu özel okul dünyasında Kültür Koleji’nin kuruluşu neyi ifade ediyordu? Kurumun o yıllardaki hedef ve vizyonu nelerdi?
Kültür Koleji, Atatürk ilke ve devrimleriyle büyümüş, bağımsızlığın ve uygarlığın eğitimle sağlanabileceğini içselleştirmiş bir Cumhuriyet bireyinin, ustalık eseri. Dolayısıyla Kültür Özel Okulculuk dünyasında Cumhuriyet değerlerinin bir temsili diyebiliriz. Öte yandan Kültür, kurulduğu dönemde, özel okula ilişkin denize nazır diploma hazır algısına ilişkin köklü değişimi de tetikliyor ki bu yönüyle de özel okulculuk alanında değişimin sembolü… Bireyi ayrıcalıklı kılan ailesinin ekonomisi değil eğitimdeki azmi ve başarısıdır anlayışı Kültür Koleji’nin yaklaşımı ve uygulamalarıyla yerleşti. Kültür Kolejinin kuruluş yıllarındaki hedefine gelirsek… Kurucumuz ve Onursal Başkanımız İnş. Yük. Müh. Fahamettin Akıngüç’ün öncelikli hedefi; yaptığı her işte olduğu gibi, bir fayda, bir değer üretebilmektir. Bu temel hedef çerçevesinde Kültür Koleji o yıllarda Bahçelievler’de üç katlı bir binada kuruldu.143 öğrencisiyle; saygın, nesillerin mezun olacağı, yaşayan bir okul kurmak hedefiyle yola çıkıldı ki bugün de aynı hedefle çalışıyoruz. Kültür olarak vizyonumuzu ise kısaca şöyle özetleyebilirim: İlkeli, öğrencisine, öğretmenine, ailelere, çalışanlarına, ülkesine güven, bilime, araştırmaya, eğitime ilham veren bir okul olmak.

İstanbul Kültür Eğitim Kurumları’nın Türkiye’de özel okulculuk dünyası içindeki yeri ve önemi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Türkiye’nin eğitimde 60 yıldır bir kültürü var, söylemimiz aslında özel okulculuk dünyasındaki yerimizin bir özeti. Kültür, anaokulundan üniversiteye tüm kademelerinde öz kaynaklarıyla ayakta duran, eğitimden aldığını eğitime aktaran bir kurum oldu. Yükselme eforumuzu her zaman belli bir seviyede tutmaya özen gösterdik. Türkiye’de 60 yıl içinde anaokulundan üniversiteye eğitimin tüm kademelerini 360 derece içeren ve sahiplenen sayılı eğitim kurumlarından biriyiz.

“Bugün mezunlarımız torunlarını eğitim için Kültür’e emanet ediyorlar. 60 yıllık geleneğimizin en temel göstergesi budur. Geleneğimizin temelinde, insan sevgisi ve saygısı, emeğe değer, Cumhuriyet kazanımlarına sadakat ve Atatürkçülük yatıyor.”

İŞLETME İÇİN KAR İNSAN İÇİN YARAR
Özel okul kurumunda eğitim ve işletme bir arada yürütülüyor. Bu iki alanın kesiştiği ve ayrıldığı yönler nelerdir? Kültür bu çerçevede nasıl bir model ortaya koydu?
İşletmenin realiteleri eğitimin ise evrensel etik kodları vardır. Ekonomik varlığınızı, etik kodlardan ve eğitimin evrensel ilkelerinden, ihtiyaçlarından ödün vermeden sürdürmek esas olandır. Kültür coğrafyasında eğitim hizmetinde kalitenin sürdürülebilirliğinden ödün vermemek ayırt edici yönümüz. Eğer eğitimde kâr-zarar zihniyeti modelini sahiplenirseniz bu ticarettir. Biz eğitim işletmemiz için kâr – insan için yarar modelini özümsediğimizi söyleyebiliriz.

kultur_kolejiİstanbul Kültür Eğitim Kurumları’nın yatay ve dikey büyüme stratejisi hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu çerçevede önümüzdeki dönemde hedefleriniz, planlarınız ve kurumun öncelikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yatay düzeyde temel stratejimiz, kapsam. Öğrenci ve öğretmen eğitiminde, araştırma ve sosyal sorumluluk çalışmalarımızda kapsamı sağlıklı geliştirmek ve güncel tutmak bizim için öncelikli. Bir diğer hedefimiz ise eğitimin sınırlarını çizen zaman ve mekan faktörünü dijital çağın olanaklarıyla çok daha esnek ve erişilebilir kılmak. Kültür çatısı altında tüm eğitim kademelerinin senkronizasyonunu K12 verimliliğini artırmak için seferber etmek stratejimizin ana çatısı. Dikey stratejimizden biraz söz etmek gerekirse; İstanbul Kültür Eğitim Kurumları uzun zamandır başarısını öğretmenlerine yaptığı yatırımla sağlamış bir kurum. Bu noktada KÜGEM (Kültür Koleji Eğitim ve Geliştirme Merkezi) dikey büyüme stratejimizde en güçlü ortağımız. KÜGEM’le birlikte eğitimin hedef kitlesini öğrenciden öğretmene yönetim kademelerinden ebeveynlere yayarak ilerlemeye çalışıyoruz.

Eğitimin güncel konularından biri de nitelik ve nicelik ilişkisi olarak söyleyebiliriz? Özel okulculukta niteliği artırırken niceliksel büyüme de mümkün mü?
Burada niceliğin tanımını ve sınırlarını iyi belirlemek gerekiyor. Eğitim bileşenleri içinde hangi faktörü nicelik olarak artırmayı hedefliyorsunuz; öğrenci sayısı mı, kadro mu, fiziki alanlar mı, eğitim öğretim materyalleri mi, eğitim hizmetini güçlendirecek sektörel işbirliklerini mi? Hangi başlıkta niceliği artırmak istediğiniz önemli. Öğrenci sayısına odaklanıp, fiziki alanlarınızı buna göre hazırlamazsanız, nitelikte hedeflediğiniz çemberi kapatamazsınız. Nitelikli öğretmenleri kadronuzda buluşturup, eğitim öğretim alanlarına ve materyallerine yatırım yapmazsanız da denge bozulur. Tam tersi de mümkün. Kampüsleri, en iyi lokasyonlara inşa edin. İçini doğru insan kaynağıyla kuşatmadığınız takdirde, sadece mimari bir başarı elde etmiş olursunuz. Dolayısıyla nitelik ve nicelik hareket kabiliyetini birbirine borçlu olan bir çark sistemi gibi.

Birçok markanın İstanbul dışında farklı illerde de okullar açtığı bir yapı oluştu. Kültür Eğitim Kurumları İstanbul dışında yer almadığı gibi İstanbul içinde de farklı lokasyonlarda bir büyüme stratejisi gütmedi. Bunun nedenleri nedir? Sizin açınızdan avantaj ve dezavantajları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Aslında burada bir yorum farkı söz konusu. İstanbul içinde K12 düzeyinde Ataköy ve Hadımköy’de kampüslerimiz var. Üniversitemizin ise İncirli’den Halkalı’ya uzanan 4 kampüslü bir ağı söz konusu. Bu bağlamda biz fiziki alanlarımızda İstanbul’un merkezi lokasyonlarında varız. Ancak Kültür geleneğinde eğitimde büyümenin kriteri; Türkiye’nin her yerinde bir okul açmak hatta Franchising vermek olmadı. Sayıca büyümek yerine, içerden gelişmeyi önemsedik. Bu planlı bir karar olduğu için de bizim için herhangi bir dezavantaj olmadı. Türkiye’nin her yerine bina açmadık, ancak 60 yıldır ülkenin her köşesine öğretmen, doktor, mühendis, hukukçu yetiştirdik. Her deneyimimiz yeni bir eğitim kademesini ve Kültür Eğitim Vakfını hayata geçirmek için ilham ve güç verdi. Kurduğumuz her yapıyı, kendi içinde bir kültür evrenine dönüştürdük. Örneğin bugün Kültür Koleji Eğitim Vakfı’nın kurucusu olduğu İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy Yerleşkesi, sanat galerisi ve Akıngüç Oditoryumu ile bölgesinin sanat merkezine de dönüştü.

60. Yılınızla ilgili takviminizde neler olacak?
60’ncı yıl Kültür’ün olgunluk çağı. 60’ncı yılımızda eğitime, araştırmaya ve toplumsal sorumluluğa ilişkin deneyimlerimizi eğitim dünyasıyla paylaşacak çalışmaları planlıyoruz. Ek olarak Kültür Anayasasında yer alan değerlerimizle bütünleşik, öğrenene, öğreten, bilim, sanat, düşünce ve ifade özgürlüğü, fikir ve projelere destek bazında da çalışmalarımız sürecek.

60 yıllık bir geleneğe sahip olan İstanbul Kültür Eğitim Kurumları’nın tepe yöneticisi olarak, nasıl bir sorumluluk içinde hissediyorsunuz kendinizi? Köklü bir eğitim kurumunda olmak öğrencilerinizi, velilerinizi ve çalışanlarınızı nasıl etkiliyor?
Eğitim alanında ilk 5 yıl sorumluluğunuzun önemli bir bölümünü içinde bulunduğunuz zaman dilimi kapsar. Geleceğe dair çıktı verebilmek için, şimdiye, ana odaklanırsınız. Ancak 60 yıl gibi bir zaman, şimdi ve gelecek kadar geçmişi de bir sorumluluk olarak bagajınıza yüklüyor. Ek olarak 60 yılın hissettirdiği bir güç var. Bu gücü doğru, etik sınırları aşmadan, kibirlenmeden taşımanız ve yönetmeniz gerek. Gücünüzü yaptırım olarak değil yapıcı bir unsur olarak kullanmak sorumluluğunu derinden hissediyor insan. 60 yıl ve köklü bir kurum olmanın, öğrencimizde, velilerimizde ve çalışanlarımızdaki en önemli etkisi güven. Kültür’de emeğe saygı ve insan sevgisine güvenden şüphe edilmez.

SEKTÖRÜ GELİŞTİRECEK POTANSİYELİ OLAN MARKALAR HAYATTA
Türkiye’de özel okul sektörünün gelişimi hakkında değerlendirmeleriniz nelerdir? Bu sektörün gelişimi için önerilerinizi alabilir miyiz?
Türkiye’de özel okul sektöründe son 10 yılda ilginç gelişmeler yaşandı. Dershanelerin kapatılması ve temel liseye dönüşümü, eğitimde Franchising, sistemiyle ilerleyen okul modelleri özel okul tanımını ve kapsamını değiştirdi. Okullar, geleneği olan ve yeni bir soluk getirmeyi vaad edenler olarak ikiye ayrıldı. Zaman içinde bazıları kulvardan çıktı bazıları yapısal olarak dönüştü. Bugün geldiğimiz noktada, nitelikli eğitim kriterini büyüme hedefinin önünde tutan, bir diğer deyişle sektörü geliştirecek potansiyeli olan markalar hayatta. Bu performansı sergileyen özel okulların, bilim, araştırma ve eğitim için hem devlet hem de özel sektör tarafından sürdürülebilir desteğe ihtiyaçları var. Ek olarak okulların gelişimi, öğretmenin ve yönetimin niteliğiyle eşgüdümlüdür. Dolayısıyla öğretmeni ve eğitim yönetimini geliştirecek girişimlerin nitelik ve nicelik olarak Türkiye’de daha fazla sahiplenilmesi gerekiyor.

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.