banner
banner
banner

Pandeminin yükselen yıldızları öğretmenler




Geleceğin, tüm platformlarda öğrenme metotlarını hem etkin kullanan hem de yeni metotlar meydana getiren öğretmenlerde olacağını belirten Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, "Hibrit Öğretmen" kavramının artık hayatımızın bir gerçeği olacağını söyledi. Dağ ile pandemi sürecinde Metodbox ve SeeMeet ile farklılığını ortaya koyan Bahçeşehir Koleji'nde uygulanan dijital eğitim uygulamalarını konuştuk.

ozlem_dagPandemi ile birlikte eğitimde hızlı bir dijital dönüşüm başladı. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
Tüm dünya olarak ortak sorun ve zorluklara birlikte ortak çözümler bulma dirayetini gösterdiğimiz bir dönemdeyiz. Bu krizden manevi yönü ile birlikte iyileşme haliyle çıkmak zorundayız. İnsanlık bu zor zamanlarda iyileşme ve umutla yarınlara sarılmak için bir kez daha eğitim camiasının ve öğretmenlerin liderlik etmesine ihtiyaç duyuyor.
Eğitimde dijital dönüşüme gelirsek; pandemi öncesi başlamış olsa da pandemi döneminde hızlandı. Ülkemizde geçtiğimiz mart ayı ile birlikte okulların kapanması, dünyada da olduğu gibi dijitalleşmeyi hızlandırdı. Pandemi süreci çok üzücü olaylara neden olsa da yarattığı krizi eğitim başta olmak üzere pek çok alanda dijitalleşme için ziyan edilmemesi gereken bir zaman dilimi olarak da yorumlamalıyız. Belirsizlik ortamının yeni fikirlerin, yeni olasılıkların filizlenmesini sağladığını söylemek mümkün. Eğitimin dijitalleşmesi kadar bireyselleşmesi, özgürleşmesi üzerine de çokça konuşulacak bir dönem başlıyor. Bu noktada öğretmenliğin dönüşümüyle ilgili de heyecan verici olasılıkları sık sık konuşacağız. Şunu söylemek de yerinde olur; pandemi döneminin yükselen yıldızları öğretmenlerdir. 

METODBOX ANA PLTAFORMA DÖNÜŞTÜ
Bahçeşehir Kolejinde dijital eğitimin uzun bir geçmişi var. Bu süre içinde neler deneyimlediniz? Öğretmenliğin dönüşümü ekseninde gözlemleriniz neler?
Bahçeşehir Kolejinde dijital eğitimi 12 yılı aşkın süredir uyguluyoruz. Dijital eğitimde öğretmenlik, eğitim metotları konularındaki dönüşümler konusunda derin gözlem ve araştırma yapmak için ciddi bir deneyim ve bilgi birikimi elde ettik. Öğretmenlerin zaman içerisinde öğrenme eylemine kaynaklık eden kişi konumundan çıkarak mentor kavramına yaklaştığını gözlemliyoruz. Yapay zekâ teknolojisinin eğitimdeki yeri arttıkça bu dönüşüm daha da hızlanacak.
Pandemi öncesi yapay zekâ tabanlı dijital öğrenme platformumuz Metodbox’ı aktif olarak kullanıyorduk. Uzaktan eğitim başladığında ana platformumuz haline geldi. İçerik zenginliğini daha artırarak, online sınıf uygulamamız SeeMeet’i hayata geçirerek biz de devam etmekte olan dijitalleşme sürecimize hız verdik. Bu eğitim öğretim döneminin başında ise dijital eğitime dair Ar-Ge faaliyetlerimizi “Dijital Eğitim Merkezi” adını verdiğimiz bir çatı altında topladık. Bu yapının sahadaki yansımaları için altı kampüsümüzde pilot uygulama başlattık. Öğretmenlerimizin dijital eğitim uygulamaları geliştirmeleri ve genel olarak dijital eğitim içerik zenginleştirmeleri için bir laboratuvar görevi gören bu merkezleri zamanla tüm kampüslerimizde hayata geçireceğiz.

ozlem_dagÖğretmenlerin eğitim teknolojilerine adaptasyonları hakkında neler söylersiniz?
Öğrencilerimiz, “dijital yerliler” olarak adlandırılan kuşaktan. Teknolojinin, internetin, dijital dünyanın içine doğmuş bir nesil. Haliyle bir önceki kuşağa göre farklı öğreniyor, farklı yorumluyorlar. Öğretmen kadromuzda da dijital yerli olarak adlandırılacak oldukça genç arkadaşlarımız ağırlıkta. Ancak elbette çocukluk çağından sonra dijital dünya ile tanışan “dijital göçmenler” olarak adlandırılan kuşaktan öğretmenlerimiz de var. Öğretmenlerimizin bu iki farklı kuşaktan olmasını bir zenginlik olarak değerlendiriyoruz. Hiçbir değişiklik, öncesi olmadan bir anda ortaya çıkmıyor. Dolayısıyla öğretim metotları da tam anlamıyla değişmiyor, zaman içerisinde dönüşüyor.

Eğitim teknolojilerini Antik Yunan’da ders anlatırken üzerine çizim yapılan kuma kadar götürebiliriz. Kil tablet, kara tahta, abaküs de eğitim teknolojisiydi. Teknoloji ilerledikçe eğitim teknolojileri de olanaklara ve çağın gerekliliklerine göre dönüşüm geçirir. Dijital eğitimi de bu gelişmenin son halkası olarak görmek gerekiyor. Dijital eğitim deneyimi, pandemi ile çok kısa sürede yol kat edilmesi gerekli bir alana dönüştü. Teknolojiye bireysel ilgilerinden bağımsız olarak öğretmenler, öğrenciler ve ebeveynler dijital beceriler edinmek veya var olan becerilerini geliştirmek durumunda kaldılar. Öğretmenler buna ek olarak dijital pedagoji becerilerini sınadı ve geliştirdiler. Eğitim kurumları olarak bizler de öğretmenlerin dijital eğitim becerilerini her yönüyle ele alarak destek sunuyoruz. 

DİJİTAL EĞİTİMİN LİDERLERİ HİBRİT ÖĞRETMENLER
Bahçeşehir Kolejinde dijital eğitim sürecine dair öğretmen eğitimleri konusunda neler yapıyorsunuz?
Teknolojiyi, dijital eğitim araçlarını en hızlı şekilde eğitime adapte eden bir kurum olarak elbette başından beri öğretmen eğitimlerimizi de buna göre şekillendiriyoruz. Bildiğiniz gibi pandemi koşullarında öğrencilerin bir kısmı uzaktan eğitimde iken bazısı fiziksel olarak okula geliyor. Özellikle branş öğretmenleri hem uzaktan eğitimde hem de fiziki eğitimde öğrencileriyle buluşuyor. Farklı platformlar, farklı yaklaşımlar gerektiriyor. Gelecek, tüm platformlarda öğrenme metotlarını hem etkin kullanan hem de yeni metotlar meydana getiren öğretmenlerde. “Hibrit öğretmen” kavramı artık hayatımızın bir gerçeği olacak. Biz de öğretmen eğitimlerimizi, Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle verdiğimiz dijital pedagoji eğitimimiz başta olmak üzere, dijital eğitime dair tüm konularda derinleştiriyoruz.
Bahçeşehir Kolejinde her öğretmenimiz birer “dijital eğitim lideri”. Koleje ilk kez adım atan her öğretmenimizin Dijital Eğitim Merkezi’mizde 25 saat eğitim programı alması için planlamalar yapıyoruz. Öğretmenlerimizin öğrenme süreçlerinin sürekli olarak devamını sağlıyoruz.
Bunların yanında öğretmenlerimizin mesleki gelişimleri kapsamında dünyanın önde gelen şirketleriyle iş birliklerimiz devam ediyor. Son olarak Microsoft’la yaptığımız iş birliği çerçevesinde Türkiye geneli kampüslerimizdeki öğretmenlerimize “Microsoft Sertifikalı Eğitici Programı” (MCE: Microsoft Certified Educator) sunduk. Sertifika programına katılan öğretmenlerimiz “Microsoft Certified Educator (MCE/ Microsoft Setifikalı Öğretmen)” sınavına katılarak UNESCO standartlarıyla uyumlu, küresel geçerliliği olan teknoloji okuryazarlığı dünyada geçerliliği olan “MCE” sertifikasını almaya hak kazanıyor. Bu sertifika programı dahilinde “21. Yüzyıl Öğretim Tasarımı” kursu gerçekleştiriliyor. 8 modülden oluşan ve 20 saatlik eğitimi kapsayan bu kurs, öğretmen ve öğrencilerin 21. yüzyılda sahip olması gereken 6 global standardı karşılıyor. Teknoloji desteğiyle öğretmen ve öğrenci iş birliği, iletişim, bilgi sentezleme, öz denetim, gerçek dünya problemlerine analitik çözüm üretme, yaratıcılık ve bilgi iletişim konularını içeren programla öğretmenlerimizin dijital okuryazarlık becerilerini geliştiriyoruz. 

DİJİTAL EĞİTİM MERKEZİ
"Bu eğitim öğretim döneminin başında dijital eğitime dair Ar-Ge faaliyetlerimizi “Dijital Eğitim Merkezi” adını verdiğimiz bir çatı altında topladık. Bu yapının sahadaki yansımaları için altı kampüsümüzde pilot uygulama başlattık. Öğretmenlerimizin dijital eğitim uygulamaları geliştirmeleri ve genel olarak dijital eğitim içerik zenginleştirmeleri için bir laboratuvar görevi gören bu merkezleri zamanla tüm kampüslerimizde hayata geçireceğiz."

 

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.