banner
banner
banner

Kültür Koleji Anaokullarında “The Clean Team” iş başında




Okul öncesi öğrencilerini yeni normale hızla adapte olabilmeleri için farklı projeleri hayata geçirdiklerini beliren İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Anaokulu ve 1. sınıf öğrencilerimizde farkındalık oluşturmak adına özel bir proje hazırladık. Bilingual - Çift Dilli Eğitim Sistemimize uygun olarak hazırlanan projemiz “Clean Team”, özel görevlere sahip 4 ayrı kahramanın hikayelerinden oluşuyor.” diye konuştu.

biriz_kutoglu_77Covid-19 nedeniyle okul öncesi eğitimde neler değişti? Ne tür uygulamalar yaptınız?

Anaokulu öğrencilerimiz Eylül ayından bu yana kampüslerde yüz yüze eğitim görüyor. Bu sürecin başlangıcından itibaren, yeni normale hazırlık aşamalarımızda pek çok farklı proje hayata geçirdik. Amacımız, öğrencilerimizin bu sürece yani yeni normale kolay adapte olmalarını sağlamaktı. Anaokulu ve 1. sınıf öğrencilerimizde farkındalık oluşturmak adına özel bir proje hazırladık. Bilingual - Çift Dilli Eğitim Sistemimize uygun olarak hazırlanan projemiz “Clean Team”, özel görevlere sahip 4 ayrı kahramanın hikayelerinden oluşuyordu. Sosyal mesafe ve hijyen kurallarını öğrencilerimizin günlük okul yaşamına dahil ettik. “Mr.Safety”, “Miss Mask”, “Miss Wash” ve “Mr. Space”I “gün içinde okulun her yerinde görmek mümkün. Bu çizgi karakterimizin her birinin ayrı görevleri var. Öğrencilerimiz, “Clean Team”i hikayeler ve etkinlikler aracılığı ile tanıdılar.
Oyun, çocuklar için bir iletişim aracı. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz. Öğrencilerimiz için yeni normal düzende, oyun her zamanki gibi çok önemli. Bu dönemdeki fark oyunların temastan uzak hale gelmesi. Çocukların hem eğleneceği hem de okul yaşamına uyum sağlayacağı eğlenceli, temassız oyunlar hem sınıf içinde hem de açık alanlarda okul müfredatımız gereği oynanıyor.
Yüz yüze eğitime başlayan anaokulu ve 1.sınıf öğrencilerini her sabah bahçede öğretmenleri ve okul hemşiremiz karşılıyor. Ateş ölçümünün ardından, tüm öğrencilerimize gün boyu takacakları siperlikli şapkaları veriliyor.

Derse giren her öğretmen, alınan sağlık ve güvenlik önlemlerini öğrencilerle paylaşarak, okuldaki yeni yaşama dikkat çekti. Yüz yüze eğitim dönemi için Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ön gördüğü tüm tedbirleri aldık.

biriz_kutoglu_77










Kampüs İçi Dolaşım
Okullarımızdaki sınıflar, bahçe, yemek salonu, tuvaletler, yönetici, ve öğretmen odaları arasındaki dolaşım seyreltilmiş biçimde düzenlendi. Sınıflarda öğrencilerimiz, sosyal mesafe kurallarına uygun ve tek kişilik masalarda eğitim alıyor. Her sınıfta dezenfektan bulunuyor. Tüm sınıflarda pencereler ders süresince açık. Sınıflar her dinlenme arasında dezenfekte ediliyor.

Temizlik Hizmetleri

Okulumuz, düzenli olarak gümüş iyon teknolojisi ile dezenfekte edilir. Koridorlar ve sınıflar düzenli olarak havalandırılır. Okulun kullanılan tüm alanlarındaki kapı kolları, prizler, yazı tahtaları, masalar ve sandalyeler, sınıflar, tuvaletler detaylı olarak günlük kullanım sırasında da silinerek steril hale getirilir.

Yemek Salonları

Öğrencilerimize, yemek salonlarımızda tek kullanımlık ambalajlar içinde servis yapılır. Yemek salonlarındaki masalar her bir öğrencimiz için şeffaf cam plastik separatörlerle bölündü. Öğrencilerimiz, bu sayede güvenli bir şekilde yemek yiyebiliyor. Yemek hizmetlerinde görevli personel maske, siperlik ve eldivenle öğrencilerimize hizmet veriyor.

Pandemi4 Modeli

Öğrencilerimiz, kampüsün her bölümünde 4 kişilik gruplara ayrılır.

Her öğrenci kendi grubundaki diğer 3 öğrenciyle teneffüslerde bahçede, kafeteryada ve yemek salonunda aynı grup içinde zaman geçirir.

Dinleme Aralarında El Yıkama Seansları

Her dinlenme arasında öğrencilerimiz, öğretmenleri eşliğinde ve hemşire gözetiminde su ve sabunla 30 saniyelik el yıkama seanslarına dahil oluyor. Gün içinde yapılan kahvaltılar ve öğle yemeğinden önce ve sonra öğrencilerimiz bu seanslara düzenli olarak katılıyor.

Okul öncesi eğitimde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorsunuz?

Okul öncesi eğitimde çağdaş öğrenme tekniklerini kullanarak, yaşayarak öğrenme becerilerini geliştiren ve sonraki eğitim sürecine hazırlayan bir eğitim programı sunuyoruz. Yeni yüzyılın değişen gereksinimleri doğrultusunda, öğrencilere ulusal ve uluslararası ortamlarda gerekli olacak çağdaş bilgi, beceri ve davranışları kazandıran bir eğitim metoduyla öğrencilerimizi hayata hazırlıyoruz. Okul öncesi eğitim; en temel, en hassas ve üzerinde önemle durulması gereken eğitim aşamasıdır. Yaşam boyunca “kim olacağımız”, “nasıl davranacağımız” gibi olguların şekillendiği anaokulu eğitimini temelleri Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde çocuğun kişilik gelişimi üzerinde inşa edilmiştir. “karakter eğitimi” bu doğrultuda planlanmıştır. Anaokulunda kişiliğini şekillenen çocuklar sağlıklı büyümesine eşlik eden akademik donanımla mutlu, kendine güvenen birey olarak hayata atılmaya hazırlanır. İstanbul Kültür Eğitim Kurumlarında, okul öncesi eğitimde amaçlanan çocuğun kişilik gelişimidir. Süreç içinde zihinsel, sosyal, duygusal gelişime yönelik faaliyetler değerlendirilir.

Kültür Koleji, Kültür2000 Koleji Alkent ve Bahçeşehir Anaokullarında; görsel sanatlar, müzik, beden eğitimi, drama, satranç, modern dans, bale, İngilizce, İspanyolca, kodlama, keşif ve eğitim gezileri gibi etkinlikler düzenlenerek, öğrencilerin zihinsel, duygusal gelişiminin yanında fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimleri spor ve sanat faaliyetleri ile destekleniyor. Okul öncesi eğitim programımız, İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü akademisyenlerinin desteği ile hazırlanmaktadır. Eğitim programı içeriği, öğrencilerin yaşamsal deneyimler yaşamalarına olanak sağlayan, bilimsel ve özgün bir eğitim programıdır. Hazırlanış aşamasında eklektik bir model oluşturulmuş, dünyadan başarılı örnekler kurumun temel eğitim yaklaşımlarına entegre edilmiştir. Programda, ilk deneyimlerin sadece akademik başarıya değil, yaşam başarısına odaklı olması gereğinden yola çıkılarak çocuğun bütünsel gelişimi hedeflenmiştir.

Okul öncesi eğitiminde eğitici oyun ve araçlar ile teknolojiden nasıl yararlanılmalı?

Günümüzde, eğitimde teknolojiden yararlanmak kaçınılmaz hale geldi. Teknolojik gelişmeler eğitimi etkileyerek, ayrılmaz bir parçası haline getirdi. okul öncesi çağı, teknolojinin de doğru kullanılmasını gerektirmektedir. Çocuklar teknolojiyle tanıştırılmalı, ancak doğru kullanılmasına önem verilmelidir. Okul öncesi eğitimde kullanılan teknoloji, çocukların gelişim özelliklerine uygun olmalı. Diğer önemli yan da uygulanan eğitim programlarıyla bütünleştirilmesi. Z Kuşağı için çağın sorunu ne yazık ki dijital bağımlılık. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji Anaokullarında çocuklar “Dengeli Tablet Zamanı” ile günde 20 dakika tablet üzerinden kavram ve değerler eğitimini pekiştiriyor. 20 dakika ile sınırlı tablet programı çocuklara, teknolojiyi dengeli kullanma bilinci de aşılıyor. Geleceğin iletişim ve üretim teknolojisine hayat veren “kodlama” da “Kültür” anaokullarında başlı başına bir ders olarak işleniyor. Miniklerde ”kodlama” ve “algoritmik düşünme” dersleri ile dijital okur-yazarlık geliştiriliyor.

Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır? Bu konuda uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Oyun; çocuklara yaparak, yaşayarak öğrenme ortamları sunan, sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel yönden gelişimini sağlayan, deneyim kazandıran, nesneleri kullanma, bedenini kontrol etme becerisi kazandırıp, hayal güçlerini geliştiren etkinliklerdir. Çocukluk yaşamının her döneminde oyun, en önemli uğraşlardan biridir. Oyun bir çocuk için hiçbir zaman boş zaman etkinliği değildir. Çocuk, oyuna sadece mutlu olmak veya oyalanmak için gereksinim duymaz. Oyun kişilik rollerinin provasının yapıldığı, yaşamın tecrübe edildiği bir etkinlik olarak görülmelidir. Anaokulu çocuğa, kendi hakkını korurken, paylaşmayı ve başkalarının özgürlüğünü zedelememeyi öğrenir. Çocukların karmaşık olayları, durumları, soyut kavramları anlamalarında en önemli araç olan oyunlar, onların yaratıcı düşünme ve duyusal alan becerilerinin gelişiminde de önemli bir etkiye sahiptir. Diğer yandan bir çocuk ancak oyun yoluyla kendini geliştirme imkânı bulur ve ilk deneyimlerini kazanır. Oyun, çocuğun uzmanlık alanıdır, bir problemi çözmesi için fırsattır. Oyunu, çocuğun kendini keşfetme ve geliştirme süreci ve eylemi olarak görürüz. Bu noktada en temel, en hassas ve üzerinde önemle durulması gereken eğitim aşamasıdır. Yaşam boyunca “kim olacağımız”, “nasıl davranacağımız” gibi olguların şekillendiği anaokulu eğitimini temelleri Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde çocuğun kişilik gelişimi üzerinde inşa edilmiştir. “Karakter eğitimi” bu doğrultuda planlanmıştır. Anaokulunda kişiliğini şekillenen çocuklar sağlıklı büyümesine eşlik eden akademik donanımla mutlu, kendine güvenen birey olarak hayata atılmaya hazırlanır.

ÇİFT DİLLİ - BILINGUAL EĞİTİM SİSTEMİ

Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve hangi yöntemler uygulanmalıdır?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji Anaokullarında, öğrencilerin İngilizce kullanma becerilerini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan yoğun bir İngilizce programı uygulanır. Öğrenciler, İngilizceyi profesyonel Türk ve yabancı eğitimciler liderliğinde, Bilingual Education System - Çift Dilli Eğitim Sistemi olarak adlandırılan eğitim sistemi ile öğrenmektedirler. Bu sistemde müfredat sınıf öğretmenleriyle eşgüdümlü olarak belirlenen temalar etrafında diğer dersler (disiplinler) ile işbirliği içinde yürütülür. Bilingual Education System - Çift Dilli Eğitim Sistemi ile öğrenciler;

• Kavramları hem ana dillerinde hem de İngilizce olarak öğrenirler.
• Öğrenme sürecini bütünsel olarak algılarlar.
• İngilizceyi yaparak, yaşayarak, duyarak, taklit ederek eğlenirken öğrenirler.
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji Anaokulları Çift Dilli-Bilingual Eğitim Sistemi kapsamında 4 ve 5 yaş öğrencileri, yarım gün İngilizce yarım gün Türkçe eğitim görür. İngilizce, Türkçe kavramlar günlük yaşam akışı içinde bütünsel algılanır. Dersler Türk ve Uluslararası öğretmenlerle ilerler. İngilizce anlama ve konuşma temeli; müzik, beden eğitimi, görsel sanatlar ve kodlama gibi derslerde, eğlenceli etkinliklerle oluşturulur. Çocuklar şarkılar ve oyunlarla yaparak, yaşayarak ve taklit ederek, iki farklı düşünme becerisi geliştirir. Çoklu zeka kuramına göre her çocuğun ilgi ve yeteneklerine göre öğrenme ortamı farklılaştırılır. İngilizceyi içselleştiren çocuk öğrendiği ifadeleri günlük yaşamında kullanır.

Okul öncesi eğitimde aileye düşen görev ve sorumluluklar neler? Okul öncesi seviyesinde çocukları olan ebeveynler, çocuklarıyla iletişim kurarken nelere dikkat etmeliler?

Okul öncesi eğitim; çocukların zihinsel, bedensel, duygusal ve en önemlisi sosyal gelişimlerini sağlayan, onlara iyi alışkanlıklar ve davranışlar kazandıran, yeteneklerini tanımalarına ve onların gelişmesine yardımcı olan sistemli bir ortam içerisindeki eğitim dönemidir. Çocukların ilk 3 yaşta en etkili rol modeli anne ve babalarıdır. Onlarla girdiği etkileşim sonunda kazandığı davranış kalıplarını pekiştirerek kalıcılaştırması, etkileşim alanlarını genişletmesi için anaokulları en önemli paylaşım alanıdır. Çocuklar için akran iletişimi ve otorite iliskişi cok önemlidir ve bunun temelleri de okul öncesi dönemde atılır. Anaokuluna uyum sürecinde bir takım zorluklar yaşanabilir. Bu noktada yapılması gereken, ebeveynlerin kararlı ve tutarlı davranması, okul ile işbirliği içinde çocuğun okula uyumunu sağlamak için çaba sarf etmeleridir. 0-6 yaş grubu çocuklarla iletişim kurarken elbette bir yetişkinden beklenen iletişim becerilerini beklememek gerekir. Çocuklarla sağlıklı iletişim kurabilmenin ilk şartı dinlemektir. Anlamak için dinlemek gerekir. İyi şeyler söyleyebilmek için de iyi dinlemiş olmamız gerekir. Çocuğu anlamanın en iyi yolu, onun duygularını algılayarak hissedebilmek ve olayları onun gözleriyle onun durduğu yerden görebilmek, yani empati kurabilmektir. Çocukların da birey olduğu ve birey olarak farklı düşüncelere, duygulara sahip olabilecekleri unutmamak gerekiyor.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINI SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

* Okulu gezip, görüp öğretmenlerle tanıştıktan sonra cevaplamanız gereken en önemli soru şu: İçinize sindi mi? Mekan çok göz alıcı olabilir, önemi yok. Çocuğunuzun ihtiyacı olan, öncelikli olarak sevgi ve şefkatle sarmalanmaktır. Okulun her köşesinden, etrafta gördüğünüz miniklerden mutlu muydu? Yöneticilerin, öğretmenlerin, okulda görev yapan tüm personelin sevgisini ve şefkatini hissedebildiniz mi?
* “Benim çocuğumla ilgilenecek olan insanlar kimler? Eğitime nasıl bakıyorlar? ve en önemlisi onların eğitim anlayışı benim beklentilerimle örtüşüyor mu?” Bu soruları mutlaka yanıtlamaya çalışın.
* Bir kurum kimliği çok önemlidir. Köklü bir okul olmasına özen gösterin.
* Anaokulunda karşılaşacağı öğretmen, onun ilk öğretmeni, ilk rol modeli olacak, ona okulu ve öğrenmeyi ya gerçekten sevdirecek ya da sevdiremeyecektir. O halde o öğretmenin kimliği, eğitimi ve deneyimi anaokulu seçiminde önem vermeniz gereken diğer bir noktadır diyebiliriz.
* Okulun akademik programını inceleyin. Teknoloji kullanımı özellikle bu dönemde oldukça önemli… Z kuşağına uygun bir eğitim modeli olması gerekir.
* “Çocukların sosyal-duygusal alanda hızla geliştikleri bu dönemde öğretim kadar eğitime de önem veriyorlar mı?” “Programlarında yaş gruplarına, bale, dans, müzik, spor gibi branş çalışmalarına yer veriyorlar mı?” sorularına sizin güveninizi kazanacak cevaplar arayın.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.