banner
banner
banner

Vizyoner bir YENİ OKUL anlayışını inşa etmeliyiz




Uzaktan eğitimle birlikte birçok paradigmanın kendiliğinden değiştiğini belirten Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü Adem Durmuş, “Artık “Yeni Okul” anlayışı ile eğitim – öğretim faaliyetleri devam etmelidir. Kavram olarak “Yeni Okul” konseptimizle mutluluğu ve başarıyı aynı anda yaşayabilen, bilimde çağdaş, fikirde özgür, vizyoner bir nesil yetiştiriyoruz.” diye konuştu.

adem_durmusYaşanan pandemi dönemi ile birlikte pandemi sonrası eğitim süreci, sınırları ve içeriği henüz netleşmese de, Yeni Okul olarak adlandırılıyor. Sizce “Yeni Okul”u oluşturacak paradigmalar neler olacaktır?
“Yeni Okul” sürekli olarak üzerinde sıklıkla konuşulan ve eğitimcilerin birçok önerilerinin bulunduğu bir olgudur. Eğitimde değişimi; toplumsal ihtiyaçlar, içinde yaşanılan dönemin beklentileri ve gelecekte öngörülen insan ihtiyacı profili belirler. Üzerinde konuşulması ve inşa edilmesi gereken bir eğitim modelinden söz edeceksek ülkemizin ihtiyaçlarını ve yaşadığımız dönemin şartlarını dikkate almalıyız. Çünkü eğitim bir yönüyle insana yatırım iken diğer bir yönüyle ise ülkemize ve insanlığa yatırımdır. Bu nedenle ülkemizin günümüzün çağdaş medeniyetlerinin en önünde yer alması için nitelikli ve vizyoner bir “Yeni Okul” anlayışını hep birlikte inşa etmeliyiz.
Eğitim sistemi; yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler ve veliler açısından pandemi öncesiyle aynı kalmayacaktır. Pandeminin etkisiyle yeni ihtiyaçlar ve edinilmesi gereken beceriler ortaya çıktı. Bu durum elbette ki yeni bir okul anlayışını zorunlu hale getirdi. Uzaktan eğitimle birlikte birçok paradigma değişmiş oldu kendiliğinden. Artık“Yeni Okul” anlayışı ile eğitim – öğretim faaliyetleri devam etmelidir.
Son dönemlerde pandeminin etkisiyle eğitimde köklü değişiklikleri yaşadık. Uzaktan eğitim ile birlikte teknoloji ağının sıkça kullanıldığı, uzaktan etkinliklerin düzenlendiği, uzaktan ölçme süreçlerinin gerçekleştirildiği, sınıftan bağımsız öğrenme ve öğretmen süreçlerini yaşadık. Öğretmenin rolü arttı, öğrencilerin sorumluluk alanları genişledi. Veliler, eğitim sürecine ister istemez daha çok dâhil oldu. Velilerin eğitime dâhil olması bir açıdan bakıldığında eğitimin üçüncü ayağını sağlamlaştırdı.
Bu saydıklarımızın hepsi hayatımıza yeni giren ve üzerine detaylı planlama yapılması gereken süreçlerdir. “Yeni Okul” anlayışı ise tüm bu saydıklarımızı planlanmış, kendi iç işleyiş süzgecinden geçirmiş ve organize edilmiş hali olacaktır.

ÖĞRETMENİN ROLÜ İVME KAZANDI
Uzaktan eğitim esnasında öğretmen becerileri ön plana çıktı. Yeni dediğimiz ve hayata pandemi sonrası geçmesi planlanan “Yeni Okul” sürecinde sizce eğitim yönetiminde öğretmenin rolü ne olmalıdır? Kurumunuz özelinde öğretmenlerinizin rolünden bahseder misiniz?
Genel olarak baktığımızda, önceden eğitimin sürecinin çoğu okul sıralarında geçerken 2020-2021 eğitim döneminde bu süreç bilgisayar başında daha fazla zaman almıştır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin evden bağlanarak uzaktan işledikleri derslerde öğretmen yeterliliği böylece sınıf dışına çıkmış oldu. Bu dönemde öğretmenlerin pedagojik ve akademik rolünün yanında, iletişim becerisi ve teknolojiyi etkili kullanma gücü büyük önem kazandı. Öğrencilerin okuldan uzak eğitim aldıkları bu süreçte online dersler öğretmen iletişiminin tek kanalı haline geldi. Dolayısıyla öğretmenlerin rolü ivme kazandı.
Yönetici, öğretmen, veli ve öğrenci eğitim sürecinde domino taşı gibidir. Eğitim süreçlerini gerek planlarken gerek uygularken bu bilinçte kurguladık. Böylece yıl içerisinde yaşadığımız hızlı değişimler, son anda değişen kararlar, bilim kurulunun açıklamaları öğrencilerimizin ve bizim motivasyonumuzu asla düşürmedi.
Kavram Eğitim Kurumları’nda öğretmenlerimiz; pandeminin etkisini en aza indirmek için, online derslerin yanında birebir görüşmeler yaptılar, online etkinlikler düzenlediler. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık süreçlerinin dâhil olduğu ve öğrencileri desteklediğimiz bu dönemde, onların bireysel başarısına odaklandık.Kavram’da öğrenciler pandemi dönemindeki eğitim sürecini; birey odaklı, akademik, sosyal ve iletişim yoğunluklu çalışmalarımızla kendilerini okuldaymış gibi hissederek yaşadılar. Hizmet içi öğretmen eğitimleri ve online yaptığımız geribildirim toplantıları ile öğretmenlerimizin motivasyonunu artırdık.

Sizce teknoloji eğitime yön vermeli mi yoksa eğitimin bir parçası mı olmalıdır? “Yeni Okul”da teknolojinin sınırları nasıl çizilecek?
Eğitime yön veren öğrenci ihtiyaçları ve bireysel farklılıklardır. Bilişim çağı olarak nitelendirdiğimiz 21. yüzyılda, bilgiye hızlı erişim bireylerin ve toplumların gelişmesi için hayati önem taşır. Hızlı bir küreselleşmeye doğru giden dünyada teknoloji eğitimin her alanında destekleyicidir. Dolayısıyla teknolojiyi eğitimden ayrı düşünemeyiz ve teknoloji eğitimin vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak teknoloji her zaman eğitim amaçlarının gerçekleşmesinde önemli bir role sahip olacaktır.
Teknoloji, Kavram Eğitim Kurumları’nda “Dijital Okul” konseptinin ana unsurudur. “Dijital Okul” eğitim planlamamızda, teknolojinin getirisini derste esneklik, sınıftan bağımsız ders çalışma saatleri ve yöntemleri, ders içeriklerinin teknolojik temelli güncellenmesi ve kolay ulaşılabilirlik olarak sayabiliriz. Bu altyapı Kavram’da veli, öğretmen ve öğrencilere kolaylık sağlamaktadır. Öğrencilerimizin teknoloji destekli eğitim almalarını sağlarken aynı zamanda da onların teknolojiyi sağlıklı ve pedagojik açıdan verimli kullanmalarını sağlıyoruz. Öğrencilerimizin akademik başarısının yanında sosyal becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz. 21. yüzyılın becerileriyle ilgili yetkinliklerini ve yeterliliklerini artırıyoruz. Kendilerini gerçekleştirmelerini sağlayan “Yeni Okul” konseptimizle mutluluğu ve başarıyı aynı anda yaşayabilen bilimde çağdaş fikirde özgür vizyoner bir nesil yetiştiriyoruz.

BİLİMDE ÇAĞDAŞ FİKİRDE ÖZGÜR
Akademik başarı ile sosyal başarı arasındaki oran ve dengeyi nasıl açıklarsınız? Kurumunuzda öğrencileriniz bu süreci nasıl devam ettiriyor?
Bireylerin yaşam kalitesini belirleyen temel becerileri; sosyal-duygusal beceriler olarak tanımlayabiliriz. Topluma uyumlu, kendi ihtiyaçlarının farkında olan, insanlara duyarlı ve olumlu ilişkiler kuran bireyler sosyal-duygusal becerileri gelişmiş bireylerdir. Kavram Eğitim Kurumları olarak öğrencilerimizin bir taraftan akademik başarı kazanmasını sağlarken diğer yandan da, sosyal - duygusal becerilerini geliştiriyoruz. Bunun için değerler eğitimi, toplum tarihi ve insan ilişkileri ile ilgili ders içerikleri, psikolojik danışmanlık ve rehberlik uygulamaları ve çeşitli etkinliklerle öğrencilerimizde bu bilinci oluşturuyoruz.
Sosyal farkındalık kazandırmak amacıyla yaptığımız çalışmalar ile takım çalışmasını artıran organizasyonlarımızla öğrencilerimizin sosyal yönünü geliştiriyoruz. Böylece, Kavram’da öğrenciler, sorunlarını kendi çözümleyebilen, kendini iyi ifade edebilen, yardımsever ve olumlu kişilik yapısına sahip bireyler olarak mezun oluyor.
Kavram Eğitim Kurumları’nda eğitim süreçleri en ince ayrıntısına kadar profesyonelce planlanır ve uygulanır. Öğrencilerimizin ve velilerimizin her gün gelmekten keyif aldıkları, güler yüzle karşılandıkları ve uğurlandıkları bir eğitim yuvası olmanın onurunu yaşıyoruz. Çünkü biz 47 yıllık geçmişimizle akademik başarının yanında sosyal ve duygusal başarının önemli olduğunun bilincindeyiz. 1974 yılından itibaren “Kitlesel Başarıda 1 Numara” olmamızın nedeni bireyi ve insani değerleri merkeze alan bir eğitim anlayışına sahip olmamızdır. Dün olduğu gibi bu günde yarın da mutluluğu ve başarıyı aynı anda yaşayabilen bilimde çağdaş fikirde özgür vizyoner bir nesil yetiştirmeye devam edeceğiz.

 

 

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.