banner
banner
banner

Pandemide dijital dünyanın kapıları açıldı




Yeni dünya düzeninde öğretmen ve öğrencilerin yaratıcılığı ve hayal gücünün ön planda olması gerektiğine dikkat çeken Girne Koleji CEO’su Dilek Cambazoğlu, “Öğretmenler dijital ortamda neyin güvenilir olduğunu ve bu bilgilerin objektif değerlendirilebilmesi için eleştirel düşünme becerilerine de daha çok yer vermelidir. Yeni dönemde teknoloji becerilerini geliştiren herkes diğerlerinden daha ön planda olacaktır.” diye konuştu.

dilek_cambazoglu_eylul_2021Öğrenme kayıplarının telafisi için nasıl bir yol izlenecek?
Mart 2020’den itibaren yaşanan olağanüstü koşullar sebebiyle eğitim öğretim süreçlerinin kesintiye uğramasıyla oluşan akademik, sosyal ve duygusal kayıplar ciddi boyutlara ulaşmıştır. Özellikle temel becerilerde oluşan eksiklikler ve yetersizliklerin giderilmemesi toplum ve ekonomi için uzun vadede ciddi kayıplara neden olabilir. Bu kayıpları yok sayarak eğitim öğretim süreçlerine devam etmek mümkün değildir. Türkiye’de telafi sürecine yönelik yapılan düzenlemelerin genel olarak okul takvimi, ders saatleri ve öğretilecek içerik ve kazanımlar odağında olduğu görülmektedir. Bu kapsamda, yüz yüze eğitim öğretime ara verilen dönemde kaybedilen zamanın telafisi için ilave öğrenme zamanı yaratmaya yönelik yasal düzenlemeler gerçekleştirilmiş, telafi eğitimi için yaz tatilinin kısaltılması, eğitim öğretim yılının uzatılması gibi ek zaman yaratmaya yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Öğrenmenin sürdürülmesine yönelik çabaların yanı sıra, her öğrenci için eşit koşullarda uzaktan eğitime erişim mümkün olmadığından, başta dezavantajlı öğrenciler olmak üzere tüm öğrencileri kapsayacak etkili bir telafi programının bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir. Ayrıca öğrencilerin sosyal ve duygusal iyi olma halleri önceliklendirilmeli, öğrencilerin öğrenme kayıplarını tespit edecek geçerli, güvenilir ve süreç odaklı bir ölçme değerlendirme yaklaşımı benimsenmeli, okulların ihtiyaçları esas alınmalı ve en önemlisi yalnızca geriye dönük kayıp odaklı bir planlama değil, mevcut sınıf düzeyi ile uyumlu bir planlama yapılmalıdır. En önemlisi de gelecekte yaşanabilecek olası doğal afet ve salgın gibi durumlarda eğitim öğretimin sürdürülmesi ve öğrenme kayıplarının azaltılması için önceden hazırlanmış eğitimde acil durum eylem planının oluşturulması gerekmektedir.

EĞİTİM PEDAGOJİSİNDE YENİ STRATEJİ
Yeni Dönemin Pedagojisi nasıl şekillenecek?
Covid 19 salgını eğitim pedagojisinde tekrardan strateji belirlenmesine neden olmuştur. UNESCO, TEDMEM, OECD vb. kuruluşlardaki uzman görüşlerinin yer aldığı raporları incelediğimizde okulların açılmasındaki asıl korkunun Covid19 değil de oluşan başarı farklarının başarı uçurumlarına dönüşecek olması ve bu durumla beraber kaygılarının, olumsuz benlik algılarının artış göstererek öğrencilerin okuldan tamamen uzaklaşmalarına dair olan düşünceler olduğu görülmüştür. Ayrıca okul saatlerinde teknolojiden uzak kalan öğrencilerin evde sürekli teknoloji ile bir arada olduklarını teneffüs dediğimiz aralarda hatta bazı derslerde arka planda oyun oynadığını düşünürsek öğrencilerde dikkat dağınıklığının artması da yeni dönemde farklı yollar izlememize sebep olacaktır. Bununla birlikte öğrenciler öğrenme stilleri değişmiş bir şekilde gelecek hepsini yeniden tanımamız, bireyselliklerini tekrardan değerlendirip onlara yönelik eğitim süreci belirlememiz gerekecek diye düşünüyorum.
Yeni uygulamalarda, 2-4. sınıflarda "Oyun Tabanlı Öğrenme" yaklaşımı benimsenirken, 5-8. sınıflarda "Farklılaştırılmış Eğitim" modeli uygulanmalı. Bu modelde öğrencilerin hazır bulunma seviyelerine göre, bireysel öğrenme gereksinimleri ön plana çıkarılmalı. Son olarak söylemeliyim ki sosyal izolasyonun etkilerine maruz kalan, akran ilişkisi nasıl kurulur bilmeyen, hiyerarşik yapıyla hiç karşılaşmamış bir öğrenci kitlesi var. Bu yüzden okulların tekrar yüz yüze başladığı bu süreçte öğrencilerin okul oryantasyonlarının iyi yapılması ve akademik alanlarla beraber diğer alanlarda da desteklenmesi gerekmektedir.

girne_koleji_toplu_eylul_2021YENİ OKUL İKLİMİNİN 3 TEMEL PRENSİBİ
Okul İklimi Yeni Döneme Göre Nasıl Uyarlandı?
Okul iklimi, okuldan okula değişim gösteren, okul içi ve dışındaki tüm paydaşların (öğretmen, öğrenci, okul personeli ve veli) sosyal bağlarını ve ilişkilerini, okuldaki eğitsel ve yönetsel süreçlere katılımlarını, fiziksel ve duygusal güvenliklerini, organizasyon yapılarının toplam kalitesini ve karakterini yansıtan, bu mekanizmaların nasıl işlediğini ortaya koyan bir göstergeler bütünüdür.
1,5 yıldır öğrenciler evlerde online eğitim süreci içerisinde sosyal izolasyonda bir eğitim dönemi geçirdiler. Pozitif, geliştirici ve güçlendirici bir okul iklimi oluştururken tüm paydaşların kendilerini iyi ve güvende hissetmeleri temel bir koşuldur. 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılı okul iklimi bu durum göz önüne alarak hazırlandı. Hem akademik hem rehberlik süreçleri yeni döneme entegre edildi.
UNICEF’ten Jenkins salgının bize öğrettiklerini göz önünde bulundurarak öğretmen ve yöneticilerden yaratıcı düşünmeleri, sanal öğrenme için teknolojiyi nasıl sınıfa getirecekleri ve problem çözme gibi önemli becerileri nasıl öğretecekleri üzerine kafa yormaları gerektiğini belirtiyor. Ayrıca eğitimcilerin sadece öğrenme değil; ruh sağlığı, beslenme, sosyal-duygusal gelişim dâhil birçok noktayı ele almaları gerektiğini vurguluyor. “Bu neslin çocuklarına yeniden kucak açmak ve etkileşimli öğrenme deneyimleri sunmak için şu anda elimizde eşsiz bir fırsatımız var.” diyor Jenkins.
Girne Koleji Akademik kurulumuz ve Girne Amerikan Üniversitesi’nin akademisyenlerinin de dahil olduğu Girne Koleji Pandemi Kurulumuz ile yeni okul iklimini oluştururken 3 temel prensibi baz aldık.
1.Öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim personelinin güveliğine ve sağlık süreçlerine öncelik vermek
2.Öğrencilerin EQ [Emotional Quotient(duygusal zeka)] alanında iyi olma halini desteklemek 3.Akademik başarıyı güçlendirmek

Yeni Dönemin İnovatif yaklaşımları neler olacak?
İnovatif yeni yaklaşımları 21. Yüz yıl becerilerini güçlendirecek şekilde yapay zeka, teknolojinin farklı kullanımını öngörerek değerlendirmeliyiz. İnovatif yaklaşımları ortaya çıkarmak için bilimsel verilerin ışığında sorgulama, araştırma ve geleceği öngörme ile ilgili soruları cevaplayabiliyor olmamız gereklidir. Bu anlamda bugün ve geleceğin öngörüleri dikkate alınırsa, inovatif yaklaşımları şöyle özetleyebiliriz. Sosyal yaşamda gerek sosyo-kültürel gerekse sosyo-ekonomik eşitsizlik arasındaki uzaklık her geçen gün büyüyor. Sosyal yaşantıda bu dengelerin korunabilmesi için ailelerin ve toplumun eğitilmesi konusunda ciddi adımlar atmalıyız. Z Kuşağı şu anda teknoloji dışındaki bir çok yöntemi reddediyor. Bu bağlamda eğitim içindeki öğrenme süreçleri ile ilgili nitelikli teknoloji kullanımı öğrencilerle birlikte geliştirilmelidir.

Öğretmen-öğrenci etkileşiminde yeni dönemi belirleyen ilkeler neler olacak?
Pandemi de ülkelerin sınırları kapanırken dijital dünyanın kapıları açıldı. Bu dönem boyunca öğretmenlerimiz dijital ortamda müfredatla bağlantılı, öğrenciler için stratejiler, etkinlikler, koordineli programlar ve ders dışı etkinlikler geliştirdiler.

Yeni dönemde ise öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm okul personelinin ruhsal, bedensel ve sosyal açıdan tam bir iyilik halinde olmaları gerekmektedir. Pandemi sonrası öğretmenlerin, öğrencilere duygusal destek verebilmek için aralarındaki duygusal bağı kuvvetlendirmeleri, sevgi ve saygı ile yaklaşmaları, her birine kendilerini özel hissettirmeleri, kendilerini ifade etmelerine ve öğrenmeye karşı motive etmelerine ihtiyaç vardır. Ayrıca sınıf ortamında öğrencilerin aktif olarak katılabileceği etkinlikler hazırlanmalı ve öğrencilerin dikkat ve zaman yönetimi becerileri geliştirilmelidir. 21.yüzyıl becerilerine ek olarak öğretmen ve öğrencilerin teknoloji becerilerini geliştirmesi gerekmektedir. Ayrıca yeni dünya düzeninde öğretmen ve öğrencilerin yaratıcılığı ve hayal gücü ön planda olmalıdır. Öğretmenler dijital ortamda neyin güvenilir olduğunu ve bu bilgilerin objektif değerlendirilebilmesi için eleştirel düşünme becerilerine de daha çok yer vermelidir. Yeni dönemde teknoloji becerilerini geliştiren herkes diğerlerinden daha ön planda olacaktır.

TEKNOLOJİ VE EĞİTİM UYUMU İÇİN NELER ÖNGÖRÜLÜYOR?
Eğitim alanında var olan teknolojik uygulamaların çağın gereklilikleri doğrultusunda gelişmekte olacağı, ayrıca yapay zekâ, artırılmış gerçeklik, akıllı sıralar, esnek ekranlar gibi teknolojilerin de sınıf içerisinde eğitime entegre edilerek kullanılmaya başlanacağı öngörülmektedir. Halihazırda birçok alanda duyduğumuz bu teknolojik uygulamaların eğitim alanına uyarlanması ve kullanılması adına yapılan çalışmalar kısa bir süre zarfı içerisinde tüm dünyada aktif bir şekilde kullanılmaya başlanacağı öngörülmekte olup, özellikle artırılmış ve sanal gerçeklik (AR-VR) ders planlarının olanakları söz konusu olduğunda, eğitim teknolojisinin geleceğinin çok parlak olduğu düşünülmektedir. Geleceğin öğrencileri, eğitimlerini her zamankinden daha etkileşimli, sürükleyici ve sınırsız hale getirmek için en son AR ve VR teknolojileriyle birleştirilmiş İnternet’in sağladığı geniş bilgi birikimine sahip olacaklar.
Dünya çapında tanınan, yapay zekâ alanında yaptığı çalışmalarla ön planda yer alan bir geliştirici ve otorite olan Edward Fredkin’e göre yapay zekâ, kâinatın oluşumu ve yaşamın başlangıcından sonraki en önemli olaydır. Bu cümleden hareketle, yapay zekanın potansiyeli ve gidebileceğe nokta hayal edilenin çok ötesinde olduğu söylenebilir. Günümüzde eğitim alanında kullanılmakta olan teknolojik uygulamaların uygulanabilirliği ve sağladığı faydalar göz önünde bulundurulduğunda, yakın bir dönemde eğitim aracı olarak kullanılması ön görülen tüm teknolojik gelişmelerin öğretim içeriğini daha kolay ve daha hızlı ulaşılabilir hale getireceğinden emin olabiliriz.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.