banner
banner
banner

Levent Yazıcı: İstanbul’da Koro Hareketi oluşturduk




2023 Eğitim Vizyon Belgesi perspektifiyle öğretmen ve yönetici gelişimlerinden İstanbul Ölçme Değerlendirme Merkezi’ne, Tasarım Beceri Atölyeleri’nden mesleki ve teknik eğitime, erken çocukluk eğitiminden yerel projelere uzanan bir dizi önemli adımların atıldığını söyleyen İstanbul Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ile, İstanbul’da eğitimde alınan mesafeyi ve gelecek döneme ilişkin planlarını konuştuk.

levent_yaziciİstanbul’da göreve başladığınız ilk aylarda Millî Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyon Belgesini açıkladı. Vizyon Belgesinin İstanbul’a yansımaları neler oldu? Bu konuda atılan adımlar ve çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Eğitimin, değerleri ve kültürü kuşaklara aktarmak, diğer yandan geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda değişimi başlatmak ya da değişimi başlatacak insanları yetiştirmek olduğunu biliyoruz. Bizler de Türkiye’nin bugünü, geleceği ve mutluluğu için eğitim ve öğretim faaliyetlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızın eğitim-öğretimdeki atılım ve şahlanış stratejisinin yol haritasını oluşturan 2023 Eğitim Vizyonu perspektifiyle güçlü yarınlarımızın teminatı öğrencilerimizi geleceğe hazırlamak için çoklu kurumsal iş birlikleriyle hareket ettik. Geçen eğitim-öğretim yılında Öğretmen ve yönetici gelişimlerinden İstanbul Ölçme Değerlendirme Merkezi’ne, Tasarım Beceri Atölyeleri’nden mesleki ve teknik eğitime, erken çocukluk eğitiminden yerel projelere uzanan bir dizi önemli adım atıldı. Öğrencilerimize yaşamlarını sürdürmeleri için ihtiyaç duydukları beceriler kazandırmanın yanında, onları 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda değerlerimizle ve kültürel mirasımızla donanımlı kılmak için çaba harcıyoruz. Eğitim ortamlarımızın niteliğini arttırarak her geçen gün daha iyiye ulaşmayı hedefliyoruz. Altını çizmek isterim ki, sürekli değişen, değişim hızı katlanarak artan bir dünyada çocuklarımızın bütünlüklü gelişimini ve tam öğrenmelerini sağlamak için onları bugüne, şimdiye uyandırmak gerekiyor. Burada en büyük sorumluluk, hiç şüphesiz, bizlere; eğitim camiasına düşüyor.

2023 EĞİTİM VİZYONUNA UYGUN PROJELERİ HAYATA GEÇİRİYORUZ
Bu yıl İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün sürdüreceği ve hayata geçireceği projelerden genel hatlarıyla bahsede bilir misiniz?
Elbette. İl Millî Eğitim Müdürlüğümüz çalışmalarını “Çocuklar ve ülkemiz için nasıl bir gelecek tasavvur ediyoruz?” sorusu temelinde yürütüyor. Gelecek odaklı düşünürken çıtayı her zaman daha yükseğe koymayı misyon edindik. Önemli olan kadim değerlerimizi güçlü yarınların gerektirdiği şartlara ustalıkla uyarlayabilmektir. Hiç şüphesiz 21. yüzyılın temel sorunları olan karmaşıklık, belirsizlik ve müphemlikle başa çıkmanın yolu da buradan geçer. Bilindiği üzere eğitim, kesintisiz bir yeniden tanımlama ve uygulama sürecidir. Bakanlığımız, eğitimde tutulacak ana yolu, gidilecek temel istikameti gösteren 2023 Eğitim Vizyon Belgesinin öğrenci, ebeveyn, öğretmen ve okul gibi dört temel sütuna dayanması çok anlamlı. Bizler de bu doğrultuda yeni anlayışı faaliyetlerimizin bütününe yaymayı hedefleyen bir dizi projeyi hayata geçirdik.
Çağın yeni becerileri doğrultusunda çok yeni eğitim tasarımlarının gündeme geleceğinin farkında olarak şehrimizi okumaktan öğretmenlerimize, temel okuryazarlık becerilerinden bilim olimpiyatlarına, Fuat Sezgin’den öğretmen, veli ve yönetici akademilerine, özel çocuklarımızdan mesleki eğitime, eğitimde iyi uygulamalardan materyal tasarımı yarışmasına,
Hârezmî Eğitim Modelinden spora, müzede eğitimden müziğe uzanan çok çeşitli projelerimiz var. Aslında birçok paydaşımızla beraber omuz verdiğimiz projelerimiz, çocuğa, çocukluğa ve tüm eğitim süreçlerine bütüncül yaklaşımın neticesi. Yeni eğitim öğretim yılında süregelen projelerimizi daha rafine hâle getirerek gelişim yolculuğumuzu sürdürmeye devam edeceğiz. Unutmayalım ki, eğitim ortamlarımızda fark yaratan projeler ve uygulamalar ancak öğretmen, öğrenci ve velilerimizin yüksek katılımıyla amacına ulaşabilir. Çocuklarımızın bilimle, sporla, sanatla, kültürle, müzikle çok yönlü olarak buluşmalarını önemsiyoruz. Zaten her okulumuzun kendine özgü, öğrencilerin bilimsel tutumlarını ve meraklarını geliştiren, sanata yatkınlıklarını destekleyen, sportif yetenekleri geliştirmeyi hedefleyen projeleri de var. Böylece İstanbul’daki eğitim ortamlarında bir koro hareketi oluşturduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim.

İSTANBUL’A 3 BİN 655 YENİ ÖĞRETMEN ATANDI
Yeni eğitim öğretim yılına İstanbul, kaç öğretmenle başladı? Bakanlığın gerçekleştirdiği yeni atamayla birlikte İstanbul’da kaç yeni öğretmen atandı?
Türkiye’nin en büyük, en kalabalık ve dinamik şehri İstanbul’da görev yapan meslektaşlarımızın sayısı oldukça fazla… İl Millî Eğitim Müdürlüğümüze bağlı resmî okullarımızda toplam 101 bin 576 öğretmenimiz var. Ağustos ayında şehrimize 3 bin 626 sözleşmeli, 29 millî sporcu olmak üzere 3 bin 655 öğretmenimiz daha atandı. Bu aynı zamanda ilimize son yıllarda yapılan en fazla atama anlamına geliyor. Zira son atamadaki bütün kontenjanın yaklaşık yüzde 18’ine denk düşüyor. Böylece sayımız 105 bin 231’e ulaştı. Öğretmen atamalarında İstanbul’un en çok kontenjan verilen il olmasını sağlayan Millî Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’a şehrimiz ve çocuklarımız adına canı gönülden teşekkürü bir borç bilirim. Yeni atanan meslektaşlarımız Eylül ayının 2’sinde görevlerine başlıyor. İnanıyorum ki, Öğretmenlerimiz duygu, düşünce ve heyecanlarıyla eğitim ortamlarımızı geliştirecek.

levent_yazici“ÖĞRETMENİYLE GÜZEL İSTANBUL”
İstanbul’da öğretmen olmanın avantajlı ve dezavantajlı yönleri nelerdir?
Bu çerçevede hemen şunu hatırlatmak isterim: İstanbul ülkemizin hatta dünyanın bir özeti… Ayrıca İstanbul’da öğretmen ve öğrenci olmayı kesin çizgilerle ayırabileceğimiz düşüncesinde değilim.İnsanlar eğitimlerini bildiğiniz gibi formel olarak okul yoluyla, informel olarak da dışardan elde etme imkânına sahiptir. Bireylerin okuldan aldıkları eğitimin dışında yaşadıkları mekânı dikkate alarak bunu geliştirecek bir şekilde hayatlarını tasarlamaları beklenir. Öğretmenlerimiz eğitimi sadece okulda dört duvar arasında algılamasınlar. Sanatın, kültürün olduğu ortamların, kütüphanelerin, zenginliği içerisinde oluşan ortamların arasında yer alarak buralardan da yararlanmalarını önemsiyoruz. Sözgelimi öğretmenlerimizin bir eğitim modeli olarak müzelerden yararlanmasını istiyoruz. Çünkü  günümüzde müzeler sadece koleksiyonları saklayan ve sergileyen yerler değil aynı zamanda toplumla yakın ilişki kuran, eğitim faaliyetleri, müzik etkinlikleri düzenleyen proaktif kurumlardır. Bizler İstanbul’la özdeşleşen Yahya Kemal’in deyimiyle, İstanbul’umuzun sadece bir semtini sevmenin bile bir ömre değeceğinin farkında olmanın bilinciyle şehrimizin dezavantaj gibi görülen boyutlarının bile bir avantaja dönüşmesinin zor olmadığını düşünüyoruz. “Öğretmeniyle Güzel İstanbul” projemiz çerçevesinde son derece önemli etkinlikler düzenlediğini hatırlatmak isterim.

SURİYELİ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİME ERİŞİMİNİ YÜZDE 80’E ÇIKARACAĞIZ
İstanbul’daki okullarda kaç Suriyeli çocuk eğitim görüyor? Göçmenlerin eğitimine yönelik yapılan çalışmalar ve alınan sonuçlar nelerdir?
Bilindiği gibi Suriye’de çıkan savaştan dolayı Türkiye’ye, Türkiye’den Avrupa’ya yoğun bir göç dalgası oluştu. Bu süreçte epey insan ülkemize sığındı. Göçmenlerin önemli bir kısmının İstanbul’da bulunduğunu göz önünde bulundurursak Suriyeli öğrenciler meselesini biraz daha somutlaştırabiliriz. Şehrimizde Suriyeli öğrenci çağ nüfusu toplam olarak 150 bin 628’dir. Geçen yıl itibariyle bu öğrencilerin yaklaşık yüzde 60’ı gerek geçici eğitim merkezlerimiz gerekse resmî okullarımız sayesinde okullaştı. 2019-2020 eğitim öğretim yılında Suriyeli öğrencilerin eğitime erişiminin artırarak bu oranı yüzde 80’e çıkarmayı hedefliyoruz. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, bu konuda Bakanlığımızın çalışmaları doğrultusunda bizim titizliğimiz de aynı şekilde devam edecektir. Bakanlığımızın AB Türkiye Delegasyonu ile birlikte yürüttüğü “Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi” (PICTES) kapsamında, İstanbul’da 578 Türkçe öğretici, 11 Arapça öğretici, 74 rehberlik danışmanı olmak üzere 663 öğretici çalışmaktadır. Aynı zamanda eğitim kurumlarının ve personelinin operasyonel kapasitesinin iyileştirilmesi çerçevesinde 180 temizlik ve 60 güvenlik görevlisi 1 Haziran 2019 tarihi itibariyle göreve başladı. Telafi eğitimleri ile de okul dışı kalmış ya da eğitimine ara vermiş Suriyeli çocukların akranlarıyla aynı akademik seviyeye getirilmesi için ücretsiz dersler veriliyor. Geçen eğitim öğretim yılında Suriyeli öğrencilerin akademik dersleri için 130 okulumuzda 626 öğretmenimiz tarafından destekleme eğitimi düzenlendi. Suriyeli öğrencilere sunulan eğitimin kalitesinin artırılmasına yönelik bu eğitimlerden toplam 4 bin 904 Suriyeli öğrenci yararlandı. Türkçe dersleriyle Suriyeli çocukların hem okul başarıları artıyor hem de sosyal uyum süreçleri hızlanıyor. Arapça dersleri sayesinde ise Suriyeli çocukların ana dillerini unutmaması sağlanıyor. 3 Mart 2019 tarihindeki Türkçe yeterlilik sınavına 2 bin 467 okulda toplam 61 bin 446 öğrenci sınava katıldı. Bu öğrencilerin yüzde 80’i 50 ve üzeri puan alarak Türkçe yeterliliği sınavında başarılı oldu. Suriyeli çocukların Türkçelerinin gelişmesi ve sosyal uyumlarının artması için çalışmalarımız devam ediyor. Mesela 2019-2020 eğitim öğretim yılında öğrencilerin kullanacağı ders kitaplarının dağıtımı Ağustos ayında tamamlandı.

MESLEKİ OKULLARIN DOLULUK ORANI YÜZDE 96,3
Merkezi sınavlarda İstanbul’un durumu nasıl? Sınav yarışının okullara etkileri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Milli Eğitim Bakanlığımız 2019 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında ilk yerleşme sonuçlarını ele alan bir rapor yayımladı. Bu raporda İstanbul’daki ve diğer illerimizdeki öğrencilerin ortaöğretim kurumlarına geçiş süreçleri detaylı bir şekilde ele alındı. İstanbul’da sınava giren 188 bin 417 öğrencimizin merkezi ve yerel yerleştirme süreçleri, merkezi olarak yerleşen öğrencilerin sınav performansı incelendi ve ilk yerleştirme kapsamında öğrencilerin merkezi ve yerel yerleştirme sonuçları analiz edildi. LGS kapsamında merkezi ve yerel yerleştirme tercihi yapacak olan öğrencilerin tercihlerine rehberlik etmek amacıyla Bakanlığımız tarafından bu yıl ilk kez tercih rehberi hayata geçirildi. Öğrencilerimize sunulan tercih rehberlik hizmetlerinin kullanılma sayıları, bu araçların ortaöğretim kurumlarına yönelik öğrenci tercihlerine önemli destek sağladığını gösteriyor. Yeni dönemde mesleki ve teknik eğitime ilişkin toplumsal algının düzeldiğinin en önemli göstergelerinden biri Bakanlığımızla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul Ticaret Odası arasında imzalanan protokol kapsamında belirlenen mesleki ve teknik liselerin doluluk oranıdır. Protokol kapsamındaki 72 okulda bulunan 115 programın 104’ünün kontenjanının tamamen dolduğu görülüyor. Öğrencilerimiz, bu okullara yoğun ilgi gösterdi. Okulların ortalama doluluk oranı yüzde 96,93’tür. Unutulmamalıdır ki, sınavlar bir şekilde öğrencilerimizin karşısına çıkacak fakat burada önemli olan alt süreçlerdir. 2023 Eğitim Vizyonunda, hedeflenen ölçme değerlendirmedeki soru yaklaşımı akıl yürütme, eleştirel düşünme, yorumlama, tahmin etme ve benzeri zihinsel becerilerin sınanmasını öne çıkarıyor. Artık bilgi depolamak, formül ezberlemek gibi işlemlere ihtiyacın kalmadığı bir yaklaşım sergileniyor. Bakanlığımızın ölçme değerlendirmede süreç ve sonuç odaklı bütünleşik bir anlayış ortaya koyması oldukça önemli. Güçlü yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın not ve yarışma kaygısı olmadan bilginin, bilimin, sanatın, edebiyatın ve sporun zevkine varmaları gerekiyor.

İstanbul tarihi okullarıyla da öne çıkan bir şehir. Bu okulların gelişimine yönelik özel çalışmalar planlanıyor mu?
Millî Eğitim Bakanlığı’nın yeni dönem çalışmaları içerisinde çağın ve geleceğin beceriyle donanmış ve bu becerilerini insanlığın faydasına kullanabilen, bilime meraklı, kültür ve sanata duyarlı, ahlaklı bireyler yetiştirme hedefi öne çıkıyor. Derslerin tarihle, kültürle ilişkili birçok konunun okul ortamı yanında müzelerde, kültür ve sanat ortamlarında işlenmesini istiyoruz. Ders programları içerisinde bunlara yer verilmesini çok önemsiyoruz. Bu ortamlarla birlikte İstanbul’u tanıma noktasında planlanan gezilere tarihi okullarımızın eklenmesi kültürel mirasın kavranması açısından değerli bir adım. Ancak bu sayede kültür mirasımızın yeni nesillere doğru bir şekilde aktarılabileceğini düşünüyoruz. İlimizde Avrupa Yakasında 86 Anadolu Yakasında 48 olmak üzere toplam 134 tarihi eser niteliği taşıyan okul ve kurum bulunuyor. Bakanlığımıza ait taşınmaz kültür varlıkları niteliğindeki 33 binamızın restorasyonu tamamlandı, 13 binamızın restorasyon çalışmaları ise devam ediyor. Projeleri onaylanmış olan 14 okul ve kurum binamızın restorasyon iş ve işlemleri ise önümüzdeki aylarda başlayacak.
Tarihi okullarımız öğrencilerimizin akademik gelişimi yanında, kültürel mirası çok yönlü bir yaklaşımla tanımasına imkân sağlayan kurumlardır. Ayrıca eğitim ve kültür tarihimizde önemli yeri olan Mehmet Akif Ersoy, Hasan Âli Yücel, Nurettin Topçu, Behçet Necatigil, Mahir İz, Nihat Sami Banarlı, Uğur Derman gibi pek çok ismin tarihi okullarımızla bağı söz konusu. Bu anlamda okullarımızın, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürmenin yanı sıra, kültürel mirasımızın araştırılması, bu yöndeki çalışmaların geliştirilmesi, alanında öne çıkan isimlerin rol model olarak öğrencilere tanıtılması bakımından da üzerinde durulması gerekiyor. İlimizdeki tarihi okullarımızın arşivleri taranarak eğitim tarihimizin son yüz elli yıllık döneminde kullanılan ders araç, gereç ve malzemeleriyle çeşitli belge ve eşyaların titizlikle bir araya getirilmesiyle oluşan İstanbul Cumhuriyet Eğitim Tarihi Müzesi’ni de bu çerçevede anmak isterim.

MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMDE TARİH YAZDIK
Ülkemizde mesleki eğitime gereken önemin verildiğini düşünüyor musunuz? Türkiye ve İstanbul mesleki eğitimde dünyayla kıyaslarsak istenilen düzeyi yakalayabildi mi? Bu çerçevede İstanbul’da mesleki eğitimin durumu nedir?
Evet, zira mesleki ve teknik eğitimde tarih yazılan, projelerle dolu bir yılı geride bıraktık. Milli Eğitim Bakanlığımızın 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi için belirlenen yedi ana hedef doğrultusundaki çalışmalar çoklu iş birlikleriyle devam ediyor. Mesleki ve teknik eğitimde sektörün iş gücü ihtiyacına cevap verebilecek niteliğe sahip, gelişen teknolojiye hızla ve etkin şekilde uyum sağlayabilen, paydaşların planlama ve karar alma süreçlerine aktif şekilde katıldığı bir yapı amaçlanıyor. Bu bağlamda, mesleki ve teknik eğitim için lokomotif bir şehir olan dahası alanın yüzde 30’una doğrudan etki eden İstanbul'da yürütülen çalışmalar daha da önemli hâle geliyor. İş birliği protokolleri ile kurulan Cağaloğlu Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin 2019-2020 eğitim öğretim yılı merkezi yerleştirme sonuçlarına göre yüzde 0,85’ten başlayan yüzdelik dilimdeki öğrencilerin tercih ettiği okullar arasında yer alması dönüşüm sürecini kavramak bakımından oldukça önemli bir gösterge… Sadece imzalan protokoller değil, döner sermaye kapsamında üretim faaliyetleri yürüten okullara verilen önem ve bu kapsamda %15 olan okulların döner sermaye işletmelerinin yaptığı ödemenin yüzde 1’e indirilmesi, okulların üretim faaliyetlerinin artmasına ve ürün çeşitliğine imkân sundu. Mesleki ve teknik eğitimde İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzün yürüttüğü çalışmalar, hayata geçirdiği projeler, imzaladığı protokoller, sektör iş birlikleri, öğretmen eğitimleri, istihdam vb. hususlara bakıldığında gelişmenin ritmini yakalamak mümkün.

“Teknoloji başta olmak üzere günümüzde bir dizi değişken öğrenme süreçlerini yakından etkiliyor.Öğrenme modelleri ne kadar keyiflenir ve renklenirse öğrencilerimiz için o derecede anlamlı olur. Günümüzde eğitimci, sadece kendi alanını anlatmakla, belli bir disiplinin bilgisinden istifade ederek kendi alanını tekrarlayan bir kişi olmamalıdır. Öğretmen, hayatla kendi alanını yoğurmayı başarabilen bir kişidir. Bu çerçevede öğretmen akademilerimiz başta olmak üzere deneyim paylaşımına imkân tanıyan etkinliklerimize meslektaşlarımızın hayatı tüm yönleriyle öğrenmesi için hep beraber gayret ediyoruz.”

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.