banner
banner
banner

8 Mart - İş Yaşamı - Geleceğin Kadınları




8 Mart - İş Yaşamı - Geleceğin Kadınları

8 Mart 2012’ye başka sabahlar yaptığım bir dolu işi yaparak başladım: Kızlarım Güneş ve Hayal’i okula hazırlayarak... Ve bu arada ikisinin de 8 Mart’ını kutladım. Çok hoşlarına gitti ve “Biz de geleceğin kadınlarıyız anneciğim!” dediler. ‘Geleceğin Kadınları’nı sınıflarına bıraktım. Tam ayrılacaktım ki Güneş’in sıra arkadaşları olan küçük beyler (geleceğin erkekleri) bir slogan tutturmuş gülümseyerek ve kızları sinir etmeye çalışarak söylüyorlar: “İlla da alırız 8 Mart’ınızı” tarzında bir şeyler… Her ne kadar kızlar biraz surat asıyor olsalar da, çocuklar açısından hayli eğlenceli bir andı. İçimden şunu geçirdim: Hayat, kız ve erkek çocuklar için hayat böyle tatlı tatlı çekişmelerle başlıyor ama ilerleyen süreçlerde bu kadar tatlı tatlı devam etmiyor…
8 Mart sabahı televizyon kanallarını şöyle bir dolaştığımda haberler arasında hemen kulağa gelen konular şunlardı: Çocuk gelinler, namus cinayetleri, aile içi şiddet, kocası tarafından öldürülen kadınlar, çalışan kadınların yaşadığı ayrımcılıklar vs…  Her bir konuyla ilgili yapılacak bir dolu iş var. Farklı kadın kuruluşları bu konularda yıllardır çaba gösteriyorlar; hatta öyle ki Türkiye’de bu çaba 30 yılı devirmiş. Her bir konunun arkasında o alanda çalışan kadınlar bir dolu ilerleme kaydediyorlar; ama ataerkil yapı öyle bir sorun ki derinlere işlemiş tüm yapılanlar devede kulak kalabiliyorlar. Bunların yanında bir de şu söylem var: “Türk kadını hiçbir hakkını kazanmak için uğraşmadı, ona her şey sunuldu.” Bu söylem ne zaman değişir bilemiyorum.
Kadınlarla ilgili her konu gerçekten çok öncelikli. Kariyer alanında çalışan biri olarak eğilmek istediğim konu ise kadınların iş yaşamındaki konumlanışları ya da konumlanamayışları…
Artık kadınlar daha fazla iş yaşamında yer alıyorlar bu kesin, eğitim hayatında ise zaten oldukça uzun zamandır yer almaya devam ediyorlar. İş yaşamında yer alırken orta düzey yöneticiliğe de daha fazla oranda yükseliyorlar… Peki ya üst düzey yöneticilik? Siyaset alanında neredeler kadınlar? Çocukları olduğunda çalışma hayatından çekilenler de genellikle kadınlar değiller mi? Yüksek öğrenimini tamamlamış ve fakat evinde oturan, bebeğini büyüten o kadar çok kadın var ki…
Kızlarım ilkokul çağındalar; sınıf arkadaşlarının anneleriyle mümkün olduğunca iletişim halinde olmaya çalışıyorum. Şu anda eşit bir şekilde kız öğrenciye de erkek öğrenciye de aynı özen ve dikkat gösteriliyor. Ortaokul - lise döneminde de bu böyle devam edecek, hatta üniversitede de… Eşit olduğumuz algısıyla yetişip kendi hayatlarımızı kurduğumuzda başlıyor eşitsizlikler… Bir anda evdeki işlerle ilgili roller kadınların (yani dünün erkeklerle eşit şartlarda büyümüş kız çocuklarının) oluveriyor, eşitlik algısı bozuluyor. Hele bir de anne olduktan sonra yine bir parça eşitlenmeye çalışılan roller iyice keskinleşiyor.
İşte bu süreçte yavaş yavaş iş hayatından kopuşlar da başlıyor. Diplomalar, albümler arasında sıkışıp kalıyor ve çok da fazla hayal edilmemiş hayatlar ve ilginç bir döngü başlıyor. Bu eğitimli anneler kızlarının eğitimini en iyi koşullarda gerçekleştirebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Bu döngü acaba bundan sonra kaç kuşakta devam edecek? Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hepi topu bir tane kadın başbakan çıkarabilmişiz. Ve her fırsatta başarısızlığını kadın oluşuyla açıklamışız, sanki bugüne kadar bu toplum hiç başarısız erkek başbakan görmemiş gibi... Oysa ki bir kız çocuğunun başbakan olma hayali kurabilme ihtimali önünde idol olarak benimseyebileceği birinin olup olmaması ile o kadar bağlantılı ki. Meslek seçimlerinde ta küçüklükten belirlediğimiz idollerin ne kadar anlamlı olduklarını görüyoruz ve yaşıyoruz. Kendi kızımız olmasa bile mutlaka yakınlarımızda kız çocukları vardır. Belki de bir tane kız çocuğu bizi idol olarak görüyordur.
Yaşamın her alanında kadınlar olarak var olmak ‘geleceğin kadınlarının’ iş hayatında yer alışlarında çok önemli bir yere sahip olacak. Bugünkü rollerimiz izin veriyorsa daha fazla kadının iş hayatına girmesine destek verelim; İK alanında çalışan kadınlar isek çalıştığımız firmaları bebekli anneler için kreş gibi farklı çözümler üretmeye zorlayalım. Yönetici pozisyonunda isek kadınları işe alırken sadece toplumsal rollerinden yola çıkmayalım, farklı alanlarda istihdam etme yolları arayalım.
Bir dahaki 8 Mart’a kadar her alanda kadınların rolünün artması temennisiyle geleceğin kadınlarına da başarılar diliyorum.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.


Altan Özen   Kariyer ve Yaşam Koçu
Altan Özen Kariyer ve Yaşam Koçu

Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.