banner
banner

Ders değildir beyin yıkamadır




Sabah Gazetesi Yazarı Engin Ardıç’ın bugünkü yazısı

En dandik dersti... Hem öğrenci açısından, hem öğretmen açısından... Kimse ciddiye almazdı, ne hoca ne öğrenci... En önemsiz dersti, gerek lisede, gerek üniversitede...

Hani, ilkokulun "diş koruma", "hayat bilgisi", ortaokulun "resim- iş", lisenin "milli güvenlik" ya da "beden eğitimi" dersleri gibi.

Devrim Tarihi dersi... Sonradan Kenan Efendi işin suyunu çıkarmış, sabahları hap kadar çocuklara zorla söyletilen "and" metnine kendi kafasına göre birtakım paragraflar eklettiği gibi, 19 Mayıs'ı yalnız Gençlik ve Spor Bayramı değil aynı zamanda "Atatürk'ü Anma Bayramı" yaptığı gibi, bu dersin adına da "Atatürk ilke ve inkılapları" falan diye birşeyler ilave ettirmiş...

"İnkılap" tabii, aman devrim demeyelim, kötü çağrışımlar yapar, neme lazım!

Bu bir ders falan değildir.

Bu bir ideoloji propagandası saatidir.

1960 darbesinden sonra İstanbul Radyosu'na zorla konulan "gençlik saati", "ordu saati" gibi programlardan biri. (Yaşı tutanlar şimdi "aaa" diyecekler, sahi yahu, radyoda böyle programlar vardı altmışlı yılların başlarında...)

Bu derste yakın tarihimiz öğretilmez.

Bu derste beyin yıkanır.

Fakat ne hoca ne de öğrenci bu "çakma dersi" ciddiye aldığından, şöyle ağız tadıyla beyin de yıkanamaz istenildiği gibi, yalnızca vakit ziyan edilir.

En kolay derstir, notu da hazırdır, tam not. "Averaj" dersi kabul edilir. Her Türk gencinin doğuştan asker olması gibi her Türk genci doğuştan Atatürkçü de varsayıldığından, bu dersten düşük, hele kırık not almak mümkün değildir.

Fakat birtakım zavallılar bu dersi kâğıt üzerinde en önemli ders saymışlar, her öğrenciye, ama her öğrenciye zorunlu tutmuşlardır. Hem de "son sınıfa" koymuşlar, yirmi sekiz hastanın hayatını da kurtarsan, bu dersten geçemezsen doktor olamayacaksın yani...

Bu derste tartışma yoktur. Soru da sorulamaz.

Kazık kadar olmuş, üniversite son sınıfa gelmiş insanlar, lisede okuduklarını aynen tekrarlarlar. Evet evet, "daha üst düzeyde" falan değil, lise programının tıpkısının aynısını... Okudukları da nedir, meselenin özünü es geçen bir sürü gereksiz ayrıntı: Amasya Genelgesi'nin maddelerini yazınız, Pasarofça Antlaşması'nın maddelerini yazar gibi...

Sonra da şapka, takvim, soyadı falan, malum öyküler.

Bu. Hepsi bu. Lise bile değil, ilkokul düzeyinde tarih.

Tartışma olmadığı gibi, sorgulama olmadığı gibi, doğru dürüst "öğrenme" de yok. Samsun'dan bir güneş gibi doğdu, Erzurum ve Sivas kongrelerini topladı... (Yalandır! Kongreleri o toplamamış, zaten toplanacak olan ilk kongreye katılmış ve ağırlığını koymuştur.)

Bu ders kaldırılacakmış.

Komünist ülkelerde vardı, her öğrenciye zorunlu "Marksizm-Leninizm" dersleri...

Kaldırılırsa, eğitim sistemimiz "bir gıdım daha" düzelmiş olur. O kadar. "Islah ve iflah olur" demedim.

Çünkü onun için "esaslı inkılapçılar" gerekmektedir Atatürk'ün deyimiyle... Becerip de sivil okullardan üniformayı kaldıramayan goygoycular, tepkiden korkup "kaldırmayı tartışıyoruz" diye kıvırtan YÖK üyeleri, idare-i maslahatçılar değil.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.