banner
banner
banner

5. Sınıflarda branşlaşma böyle mi olmalıydı?




Branş öğretmenleri beşinci sınıflara ne kadar hazır, bu sınıflarla ilgili süreçlerde kendilerini ne kadar yeterli hissediyorlar...

4+4+4 eğitim sistemi ile ilgili tartışmalarla başlayan 2012-2013 eğitim öğretim yılı yine bu konuda süren tartışmalarla devam ediyor. 4+4+4 eğitim sisteminin getirdiği birçok yenilik var bunlardan biri okulların ilköğretim olarak değil ilkokul ve ortaokul olarak kademelendirilmesi. Bu uygulamanın doğru veya yanlışlığının sonuçları kısa vadede ortaya çıkmayacaktır. Bunun nedeni ise eğitimin tanımında da yer aldığı gibi davranış değiştirme bir süreçtir ve bu sürecin adı olan eğitimde atılan her adımın sonucunu uzun yıllar sonra gözlemleyebilecek olmamızdır. Eğitim adı verilen süreçte gelecekte sorunlarla karşılaşmamak istemiyorsak, bugünden doğru adımlar atmamız gerekir. Atılacak doğru adımlarla ilerde yaşanabilecek olası olumsuzluklar giderilebilir. Peki olumsuzluk yaşanabilecek sorun nedir? 

Bilindiği gibi 4+4+4 sistemiyle gelen önemli değişikliklerden birisi de beşinci sınıfların artık ortaokul kapsamında yer alması ve bu sınıflara da artık branş öğretmenlerinin girmesidir. Buraya kadar sorun yok hatta yararlı olabilecek bir uygulama. Fakat burada sorun branş öğretmenleri beşinci sınıflara ne kadar hazır, bu sınıflarla ilgili süreçlerde kendilerini ne kadar yeterli hissediyorlar. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir hizmet içi eğitim uygulaması başlatması oldukça yararlı olacak gibi gözükmekte.

Branş Öğretmenine Neden Hizmet İçi Eğitim?

Günümüzde en fazla benimsenen zihinsel gelişim kuramlarından birisi 1896 yılında doğan İsviçreli psikolog Jean Piaget’e aittir. Piaget bilişsel gelişimle ilgili olarak yaptığı çalışmalarda çocukların çevreyi algılama ve öğrenme özelliklerinin yetişkinlerden farklı olduğunu söylemiştir. Piaget, geliştirdiği bilişsel gelişim kuramı ile de bu bilişsel gelişim sürecinin doğumdan başlayarak sınıflamasını yapmıştır. Buna göre Piaget bilişsel gelişimi dört döneme ayırmıştır ve bu dönemlerdeki ilerleyiş yetişkinliğe kadar devam eder.

Piaget’e göre dönemler ilerledikçe çocukların bilişsel yetenekleri gelişir ve her bir dönem kendisinden önceki dönemlerin özelliklerini de kapsayabilir. Bu dönemler ve bu dönemlerin bazı özellikleri şöyledir:

1.Duyusal motor dönem, 0-2 yaş arasını kapsayan dönemdir. Bu dönemde bebek dünyayı duyuları ve hareketleri ile algılar. Dönemin sonlarında artık karmaşık una gelindiğinde bebek, karmaşık olmayan işlemleri yapabilir duruma gelir.

2. İşlem Öncesi Dönem, 2-7 yaş arası dönem olup, bu dönemde birey dil becerileri açısından gelişir, başlangıçta benmerkezci bir düşünme biçimi varken, ilerleyen dönemde ben merkezli düşünce gittikçe azalmaya ve yerini mantıklı düşünceye bırakmaya başlar.

3. Somut İşlemler Dönemi, 7-11 yaş arası dönemi kapsar bu gelişim döneminde birey sınıflama, sınıflandırma, karşılaştırma, dört işlem yapma ve dönüştürme gibi zihinsek becerileri gelişir ve zenginleşmeye başlar. Bu dönemde çocukların bilişsel yapıları bazı problemleri zihinsel olarak çözebilecek düzeye gelmiş olmakla birlikte, bu dönemde çocuk problemler çözerken hala somut deneyimlere ihtiyaç duyar. Somut işlemler döneminde zihinsel işlem yapma becerileri tam olarak gelişmemiştir. Bu dönem soyut düşünceye geçme aşamasında bir geçiş dönemidir.

4. Soyut İşlemler Dönemi, 11 yaş ve sonrasını kapsayan bir dönemdir. Bu aşamada birçok zihinsel işlem kolaylıkla yapılabilir. Kazanılan özelliklerimde pekiştiği bir dönemdir.

Piaget’in yaptığı bu bilimsel çalışmada gördüğümüz gibi 5. Sınıf çocuklarımız aslında yaş ve bilişsel gelişim dönemleri açısından henüz somut işlemsel dönemde yer almaktadır. Bu da derslerin işlenirken mutlaka somut deneyimlere dayalı öğretim durumlarını zorunlu kılmaktadır. Bu konuda aslında 1739 sayılı Milli Eğitim Kanununda öğretim ilkeleri kapsamında benzer ifadeler yer almaktadır. Buna göre öğretim yakından uzağa, bilinenden bilinmeyene, somuttan soyuta olmalıdır. Bütün öğretmenlerde buna uygun ders işlerler.

Fakat bazı araştırmalar göstermiştir ki öğretmenler elde ettikleri öğretmenlik tecrübelerini her durumda benzer biçimde kullanma eğilimindedir. 4+4+4 eğitim sistemiyle beşinci sınıflara branş öğretmenlerinin girmesi yanlış bir uygulama değildir zaten uzun yıllardır beşinci sınıfların İngilizce, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Görsel Sanatlar, Müzik gibi bir çok dersine branş öğretmenleri girmekte idi. O branşlarda yer alan öğretmenler beşinci sınıf öğrencilerini yakından tanıyorlar. Fakat ilk defa beşinci sınıfa giren Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için durum biraz farklı. Bu alanlarda yer alan öğretmenler ilk defa karşılaştıkları bu durum karşısında zorlanabilmektedir. Gerek sınıf yönetimi gerekse ders işlenişleri sırasında sınıf seviyesinden kaynaklanan sorunlara şahit olmaktayız.  Bunlara örnek olarak öğrencinin seviyesine inebilmek ve eğitim durumlarını o öğrencilerin anlayabileceği düzeyde somutlaştırmada yaşanan problemler, sınıf yönetimine ilişkin öğretmen davranışlarının sınıf öğretmeni ile branş öğretmeni arasında farklılık göstermesi yer almaktadır.

Hizmet İçi Eğitim Nasıl Olmalı?

Bu alanlarda yer alan öğretmenlerin bir an önce hizmet içi eğitim verilmesi oldukça önemlidir. Bu eğitim kapsamında öncelikle bu çocukların gelişim özellikleri, sınıf yönetimi, aktif öğrenmeye dayalı yöntemler ve bunların bu sınıf düzeyinde uygulamaları konusunda kapsamlı bir hizmet içi eğitim yapılmalıdır. Aksi takdirde bu sınıflarda başarısızlık oranlarında artış buna bağlı olarak da öğrenilmiş çaresizlik ve sınıf yönetimi problemlerinin yaşanılması kaçınılmaz olacaktır.

Eğitimtercihi

Dr.Özgür Şimşek

Öğretmenlere 15 branşta alan sınavı geliyor

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.