banner
banner
banner

‘Üstün yeteneklinin özel eğitim alması zorunludur’




Üstün zekalı çocuklar, yaratıcılık, sanat, liderlik kapasitesi ve değişik tüm alanlarda yaşıtlarına göre yüksek düzeyde motivasyon, performans ve görev sorumluluğu gösteren ve bu tür yeteneklerini geliştirmek için uygun imkanlara ihtiyaç duyan çocuklardır. Zekâ bölümleri 110-120 arasında olanlar parlak, 120-130 arasında olanlar üstün zekâlı, 130-200 ya da daha fazla olanlar ise dahi çocuklardır. Toplumda 130 ve üstündeki zekâ bölümüne %2, 140′ın üzerindeki zekâ bölümüne ise çıkıldığında % 0,2 oranında rastlanır.

Üstün zekâ ve özel yetenekli çocuğun gelişiminde ve eğitiminde özel eğitim önemli bir yer tutmaktadır. Üstün zekâ ve özel yetenekli çocuğun varlığı insanlık tarihi kadar eski olduğu halde onlara yönelik eğitim ve öğretim çalışmaları daha yenidir. Bu çalışmalar kapsamında üstün zekâ ve özel yetenekli çocuk için teknoloji gelişimine paralel olarak eğitim programları geliştirilmiş, özel eğitimli personel yetiştirilmiş, özel eğitim ortamları hazırlanmış, bunlar için özel okullar açılmıştır.  Üstün zekâ ve özel yetenekli çocukların gelişimi, ileride topluma daha yararlı olabilmesi ve var olan kapasitesini tam anlamıyla ortaya çıkarabilmek için özelliklerinin iyi bilinmesi gerekmektedir.

Üstün yetenekliliğin sadece üstün genel zekâ potansiyeline sahip olma ile sınırlı olmamasından dolayı, günümüzde “üstün zekâlı” yerine “üstün yetenekli” kavramının kullanımı tercih edilmektedir. Bunun bir diğer nedeni zekânın daha çok etiketleyici olmasıdır.

Üstün yetenekli çocuklar, aynı yaş, deneyim veya çevre şartlarına sahip akranlarına göre, üstün performans gösteren veya yüksek düzeyde başarı elde eden çocuklar ve gençlerdir. Bu çocuk ve gençler olağanüstü entelektüel, yaratıcı ve liderlik kapasitesine sahip oldukları için sanatsal alanlarda yüksek performans gösterirler.

Üstün yetenekli çocuklar yaşıtlarının ilgisini çeken pek çok etkinlikten de hoşlanırlar ancak; daha detaylı ve derinlemesine bilgiye gereksinim duyarlar. Üstün zekâlılar, erken dönemde benzer özellik göstermektedirler;

• Bebeklikte olağanüstü hareketlilik, dikkat ve beceri yetenekleri,

• İlgilenen kişiyi erken tanıma ve erken konuşma, düzgün konuşma, kendini iyi ifade etme

• Ses, ağrı ve acıya karşı aşırı reaksiyon gösterme,

• Güçlü hafıza, hızlı öğrenme ve okuma, kitaplara ilgi ve merakının olması,

• Güçlü problem çözme becerileri, canlı hayal gücü, soru sorma ve keskin bir gözlemci,

• Gelişimsel dönemde hızlı ilerleme ve lider olma,

ÜSTÜN YETENEKLİNİN ÖZEL EĞİTİM ALMASI ZORUNLUDUR

Yaşıtlarından öğrenme hızı ve kapasitesi yönünden farklılık gösteren üstün yetenekli çocukların doğuştan sahip oldukları yeteneklerine uygun eğitim alması gerekli ve zorunludur.

Üstün yeteneklilere yönelik özel eğitsel hakların verilmesini engelleyen en büyük etken ise, toplumdaki anlayış eksikliğidir. Bu eksiklik yüzünden üstün yetenekli bireyler, bilişsel potansi¬¬yellerine uygun bir eğitim alamamakta ve bu durum her türlü ihmalin zeminini oluşturmaktadır. Dolayısıyla ülkemizde öncelikle üstün yeteneklilere bakış açısı değişmeli ve onların bir birey olarak gelişme hakkının bulunduğu kabul edilmelidir.

* Üstün yetenekli bireyler, bir toplumda az bulunan bir beşeri kaynaktır.

* Üstün yetenekliler erken yaşta yönlendirildiklerinde gelişimleri hızlanır ve dolayısıyla topluma katkıları arttırılabilir.

* Bu bireyler geleceğimizin araştırma uzmanları, bilim adamları, askeri liderleri ve yaratıcı sanatçıları olacağı için eğitimleriyle ilgili önlemler alınmalıdır.

* Üstün yetenekli öğrencilerin edindikleri bilgi düzeyi bilişsel düzeyinin çok gerisine düşmekte ve öğrenci programa ilgisiz kalmaktadır.

* Kendi haline bırakılıp yönlendirilmediği, kendini gerçekleştirme ve üretme fırsatını bulamadığı zaman üstün yetenekliler, kendisine ve çevresine zarar verebilir.

* Bu öğrencilere farklı eğitim uygulamak ve yeni yollar bulmak için harcanacak çaba, genel eğitime katkıda bulunacak ve genel eğitimin ilerlemesine yardımcı olacaktır.

Üniversitelerimizin Üstün Zekâlı ve Yetenekliler Öğretmenliği Bölümü, bu yetersizliğe cevap verebilecek nitelikteki eğitimcileri yetiştirmelidir. Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin, standardize testlerden elde edilen sonuçlara göre genel nüfus içerisindeki yaygınlık oranları, % 2-3 olarak kabul edilmektedir. 2010 genel nüfus bilgilerine göre, üstün zekâlı ve yetenekli 627.481 çocuk olduğu saptanmış, ancak bu çocuklardan 619.301’ine devlet tarafından herhangi bir özel eğitim imkânı sağlanamamıştır. Bu veriler, üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin eğitimi için gerekli insan ve ortam ihtiyacının eksikliğine işaret etmektedir.

Ülkelerin gelişmesinde üstün zekâ ve özel yeteneğin çok büyük  katkısının bulunduğu bir gerçektir. Çocukların problemlerine önlem alınmalı, üstün yetenekli çocuklara dikkatli davranılmalı ve bu değerlerimiz zayi edilmemeli ve ülkemizin geleceği için hazırlanmalıdır. Zihinsel potansiyelini maksimum seviyede kullanan nesiller yetiştirmemiz dileğiyle…

Dr. Mustafa Mete

Özel Deva Eğitim Kurumları

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.